Yargıtay, silahlı terör örgütüne yardım suçunda, sanığın örgütsel bağlantısı ve yardım kastının kesin delillerle ispatlanamaması nedeniyle mahkûmiyeti bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf sonrası temyiz incelemesinde, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatıyla bankacılık işlemleri yaptığına ilişkin kanıt yetersizliği ve mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi ile hükümde temel cezanın belirlenmesindeki yasal uygulama maddesi gösterimindeki hatanın hukuka aykırı bulunması nedenleriyle, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2019 tarih ve ████████ Esas, ████████ sayılı kararıSUÇ
: Silahlı terör örgütüne yardım etmeHÜKÜM
: TCK’nın 220/7 maddesi delaletiyle aynı yasanın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 63 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;A) Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,B) Kabul ve uygulamaya göre;Hükmün birinci fıkrasında temel cezanın “5237 sayılı TCK’nın 314/3. ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2. maddesi” olarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin “TCK’nın 220/7 maddesi yollamasıyla 314/2. maddesi” olarak gösterilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.