Görev sırasında vefat eden işçi itfaiyecinin 2330 sayılı kanun kapsamında vazife malulü sayılması ve hak sahiplerine %25 artırımlı ölüm aylığı bağlanması talebine ilişkin hukuki uyuşmazlık.
Özet: Yangın söndürme görevi sırasında vefat eden bir itfaiye erinin ailesi, kurumun vazife malullüğü taleplerini reddeden işleminin iptalini ve 2330 sayılı Kanun kapsamında görev şehidi olarak kabul edilerek hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığının %25 artırımlı ödenmesini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, vefat eden itfaiye erinin kamu işçisi olmasına rağmen ifa ettiği görevin kamu güvenliğinin sağlanmasına yönelik olduğunu ve 2330 sayılı Kanunun 2. maddesi (e) bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, vefat edenin babası yönünden davanın kabulüne, diğer hak sahiplerinin hukuki yararı bulunmadığından taleplerinin reddine karar vermiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Ankara 25. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.05.2018 günü Bolu Merkez Işıklar köyünde yangın meydana geldiğini, ... Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünde görevli itfaiye eri ... ve itfaiye şoförü ... Yazkan’ın yangına müdahale etmek amacıyla İtfaiye Müdürlüğüne ait ... plaka sayılı araçla yola çıktıklarını, olay mahalline 1 km mesafe kala aracın frenlerinin tutmaması nedeniyle meydana gelen kazada her ikisinin de vefat ettiğini ve görev şehidi olduklarını, davacılardan ...’in şehit itfaiye eri ...’un babası, ...’in annesi, ...’ın da ağabeyi olduğunu, olay nedeniyle açtıkları manevi tazminat davasının Bolu İş Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, olayda ölen itfaiye erlerinin kusurunun bulunmadığını, işveren ... Belediye Başkanlığın %100 kusurlu olduğunun davalı Kurum tarafından düzenlenen soruşturma raporu ile de tesbit edildiğini, ... ’un Bolu’da bulunan tüm resmi Kurum ve kişilerce şehit kabul edilerek şehitler mezarlığında yer hazırlandığı halde müteveffaya yasal olarak şehitlik unvanı verilmediğini, bunun üzerine 06.01.2020 tarihli dilekçe ile davalı Kuruma başvurduklarını, davalı Kurumun cevabi yazısında, hak sahiplerine iş kazası ölüm geliri bağlandığını, kazada vefat eden itfaiye personellerinin durumlarının 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği ve hak sahiplerine bağlanan aylığın %25 artırımlı olarak ödenemeyeceğinin belirtildiğini, şehit itfaiye personeli Aykut’un her ne kadar 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında istihdam edilmiş ise de yaptığı görevin kamu görevi olduğunu, itfaiye personellerinin neredeyse büyük bölümünün aynı Kanun'un 4/1-c kapsamında kamu görevlisi gibi istihdam edildiklerini, farklı sigorta kollarında çalışan ancak aynı işi yapan personellere farklı haklar tanınmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu, taleplerinin reddine dair Kurumun Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 15.11.2018 tarihli işleminin açıkça hukuka aykırı olduğunu beyanla, davalı Kurumun 15.11.2018 tarihli işleminin iptali ile vefat eden itfaiye personeli ...’nun 2330 sayılı Kanun uyarınca vazife malulü (görev şehidi) olduğunun tespitine, hak sahiplerine bağlanan ölüm geliri aylığının 2330 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince vazife malullüğü aylığına dönüştürülmesine, aynı madde gereğince ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen vazife malullüğü aylığının %25 artırımlı olarak ve vefat tarihi olan 05.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranıyla hak sahiplerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesi ile derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre ilk itirazlarını öne sürerek zamanaşımı def’i yapılmış sayılmasına ve davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; 2330 sayılı Kanun'un 2. maddesinin "a" bendinde tahdidi olarak kimlerin bu bent kapsamında olacağının sayıldığı, 5 sıra olarak sayılan kişiler arasında itfaiye çalışanlarını bulunmadığı, devamında maddenin "e" bendinde güven ve asayişin korunmasında hizmetlerinden yararlanılması zorunlu olan ve yetkililerce kendilerine bu amaca yönelik kamu görevlileri ve sivillerinin yasa kapsamına alındığı davacılar murisinin kamu işçisi olarak görev yaptığı bu kapsamda murisin insanların can ve mal güvenliğini tehlikeye atan yangının söndürülmesi çalışmasının güvenliğin korunması ve tekrar sağlanması amacına yönelik bir çalışma ifa ettiği, bu itibarla murisin vefatının 2330 sayılı Kanun'un 2. maddesinin "e" bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanısına varılarak aynı Kanun'un 4. maddesi gereği davacı hak sahibi ...'na bağlanan gelirin %25 artırımlı olarak ödenmesi gerektiği anlaşılmakla, davacılar Emrah ve ...'nun açtığı davaya ilişkin olarak bu mirasçılara Kurum tarafından bir gelir bağlanmadığı, bu davacıların hak sahibi olmadıkları ve gelir bağlanamayacağı hususu gözetilerek bu davacıların iş bu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın, davacı ... yönünden kabulüne; diğer davacılar yönünden reddine, davacı ... murisi ...'nun 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespitine ve hak sahibi davacı ...'na bağlanan ölüm aylığının, 2330 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında, bağlandığı tarihten itibaren %25 artırımlı olarak bağlanması gerektiğinin tespiti ve farkların her bir gelirin ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar Nurettin Kabakçıoğlu ve ... Kabakçıoğlu ile davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumun yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    1.Davacılar Nurettin ve ... Kabakçıoğlu vekili temyiz dilekçesinde; aynı kazada yaşamını yitiren ... Yazkan'ın mirasçıları tarafından açılan davada, mirasçıların hak sahibi olup olmadıkları irdelenmeksizin davanın tüm davacılar yönünden kabul edildiğini, eldeki davada ise mahkemenin davacılar yönünden hak sahibi ayrımına giderek karar vermesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
    2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen kazanın 2330 sayılı Kanun'un 2. maddesinde öngörülen kapsam içinde değerlendirilemeyeceğini, Bolu itfayesinde 4/1-a kapsamında işçi olarak çalışan davacıların murisinin köydeki yangına giderken trafik kazası geçirmesinin 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, davacılar murisi Aykut Kabakçıoğlu'nun 2330 sayılı Kanun hükümleri uyarınca vazife malulü olduğunun tespitine ve davalı kurum tarafından davacılara bağlanan ölüm aylığının 2330 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince vazife malullülüğü aylığına değiştirilmesine ve fark aylıkların vefat tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi gerektiğinin tespiti ve aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar Nurettin ve ... ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı harcın temyiz eden ilgililerden alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!