Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne yardım suçundan sanık hakkında kesin ve inandırıcı delil bulunmaması, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği gerekçesiyle verilen mahkûmiyet kararını bozdu.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçundan aldığı mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, sanığın örgütün hiyerarşik yapısında yer aldığına veya örgüt liderinin talimatıyla iltisaklı banka işlemlerini yardım kastıyla gerçekleştirdiğine, ya da örgüt adına para topladığına dair kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığı, bu nedenle mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilerek, beraat etmesi gerekirken verilen hüküm bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
TARİHİ ve SAYISI
: 07.04.2022 gün ve ████████ E. ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 17. Ağır Ceza MahkemesiTARİHİ ve SAYISI
: 15.10.2020 tarihli ████████ Esas, ████████ KararSUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmeHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 220/7, 62 ve 53 maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair, yine örgüt adına para topladığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.