İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinden, borçlu olmayan Suriye uyruklu kiracıların haksız icra baskısı altında ödediği bedelin istirdadı davası hakkındaki istinaf kararı.
Özet: Yabancı uyruklu davacılar, eski kiracıya ait borçtan dolayı iş yerlerine gelen icra baskısıyla, Türkçeyi yeterince bilmemeleri ve tecrübesizlikleri suistimal edilerek, aslında borçlu olmadıkları halde 218.000 TL ödemek zorunda kaldıklarını, bu durumun alacaklı ve borçlunun danışıklı hareketleri sonucu ortaya çıktığını ileri sürerek icra dosyasında borçlu olmadıklarının tespitini ve ödedikleri tutarın avans faiziyle iadesini talep etmiş; davalı ise davacıların icra dosyasında borçlu sıfatı bulunmaması nedeniyle aktif husumet yokluğundan davanın reddini savunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ███████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat)KARAR TARİHİ
: █████/2025İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:DAVA
: Davacılar vekili dava dilekçesinde; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının talimatı ile, Suriye uyruklu müvekkilleri ... ile ...'nin İkitelli ... Mah. ... San. Sit.... Blok No:... Başakşehir/İstanbul’da bulunan iş yeri adresine 04.08.2023 tarihinde Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Tal. sayılı dosyası ile hacze gelindiğini, borçlu ile müvekkilleri arasında herhangi bir ticari ortaklık ilişkisi bulunmamasına rağmen, haksız ve hukuka aykırı şekilde haciz işlemi uygulandığını, müvekkillerinin, haciz işleminden çok önce mecuru iş yeri olarak kiraladıklarını ve faaliyete başladıklarını, borçlu ... Paslanmaz ile yetkilisi ...'nin, haciz yapılan adreste daha öncesinde faaliyet yürüttüğünü ve adresi terk ettiğini, borçtan ve borçlulardan haberdar olmayan müvekkili...'in, işyerini 05.07.2023 tarihinde boş olarak mal sahibinden kiraladığını ve vergi açılışını gerçekleştirerek faaliyete başladığını, borçlu ... Paslanmaz ile yetkilisi ...nin, daha öncesinde işbu adreste faaliyet yürütmüş olması, o adreste sonradan kira sözleşmesi ile faaliyet gösteren kişilere yahut şirketlere haciz işlemi için gidilebileceği anlamına gelmediğini, haciz günü, borçlunun mahalde hazır olmayıp alacaklı vekili tarafından aranmak sureti ile çağrıldığını, gelinen hacizde, mahalde borçlu ... aranmak sureti ile hazır edildiğini fakat alacaklı vekili ile icra memurunun yönlendirmesi ile tutanağa sanki mahalde hazırmış gibi geçirildiğini, müvekkillerinin Suriye uyruklu olmaları nedeni ile yeterli düzeyde Türkçe bilmemeleri ile haczin anlam ve mahiyetini bilemiyor oluşlarından ötürü, haciz tutanağı hatalı şekilde düzenlendiğini, borçlu ile alacaklı tarafından verilen alacağın temlik edileceği vaatleri ile bu konudaki itiraz sürelerinin kaçırıldığını, tutanaktaki, "borçlu mahalde hazırdır" şeklindeki ibare yanlış yönlendirmeler ile hazırlandığını, borçlunun mahale danışıklı olarak geldiğini ve tutanağı imzaladığını, bunun üzerine alacaklı tarafından İİK'nın 97.maddesi gereği takibin devamına ilişkin karar alınıp tekrar haciz işlemi için gelindiğini, İİK'nın 97. maddesi kararından sonra alacaklı tarafından, müvekkillerinin iş yerine muhafaza işlemi için gelindiğini, müvekkillerinin, haciz ve icra baskısı altında iş yerlerinin tümden kaldırılacağına yönelik tehdit edildiğini, bu aşamada haczin anlam ve mahiyetini idrak etmeye bilgisi ve Türkçesi yetmeyen müvekkillerinin, işlerinin aksamaması adına tamamen haciz ve icra baskısı ve hatalı yönlendirmeler ile borca kefil olduklarını, bir kısım nakit bir kısım senet olmak üzere 218.000,00 TL borcun altına sokulduğunu, yapılan toplam ödemenin 218.000,00 TL olup, borçlu olmadıkları bir parayı haksız yere ödemek durumunda kaldıklarını, borcun taahhüdü altına girilen bononun, 25.08.2023 tarihinde imza altına alındığını, alacaklı yanın, borcu ödedikleri takdirde müvekkillerine alacağı temlik edeceğini yahut rücu belgesi vereceğine ilişkin taahhütte bulunduğunu, fakat müvekkillerine ne alacağın temlik edildiğini, ne de rücu belgesi verildiğini, müvekkillerin yabancı uyruklu oluşundan ve tecrübesizliğinden faydalanan alacaklı yanın, haciz baskısı altında müvekkilinden haksız yere alacağını tahsil ederek müvekkillerini hile ile yanıltma yolunu seçtiğini, bu danışıklılığın, mahale borçlunun çağrılması ve sanki borçlu mahalde faaliyet gösteriyor muşcasına bir izlenim verilmesi durumunda da görüldüğünü, borçlunun, her alacaklısına müvekkilinin adresini gösterdiğini ve bu şekilde danışıklı olarak müvekkillerini kendi borcunun külfeti altına soktuğunu belirterek; müvekkillerinin davalı alacaklı ... A.Ş.'ye İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası bakımından borçlu bulunmadığının tespitine, müvekkilinin borçlu olmadığı halde icra baskısı ile tarafı dahi olmadığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosya borcuna karşılık ödemek zorunda kaldığı 218.000,00 TL'nin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra dosyasında borçlu sıfatı bulunmayan davacının müvekkiline karşı istirdat davası açmasının husumeten mümkün olmadığından, açılan davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEME KARARI
: İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli ███████E. - ████████ K. sayılı kararıyla; "...Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, dosyada tarafların bildirdiği belgeler, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, İstanbul Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, İstanbul Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası, İTO kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıların somut olayda İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosya borcuna karşılık ödemek zorunda kaldığı 218.000,00-TL'nin İİK md.72 uyarınca istirdadını talep ettikleri, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasında alacaklının dosyamız davacısı ... Faktoring A.Ş, borçluların ise .. ., ... ve ... Paslanmaz Metal firması olduğu, davacının icra dosyasında borçlu olmamasına rağmen, işbu dava ile icra dosyasından yapılan işlemlerle tahsil edilen paranın istirdatını talep ettiği, İİK'nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit ve istirdat davası ancak dava konusu icra takip dosyasında borçlu sıfatıyla yer alan şahıslar tarafından açılabileceği(İcra takip borçlusu olmayan davalıların takip alacaklısına karşı istirdat davası açması durumunda aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığına dair İstanbul BAM 44. HD ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 44. HD ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2022 tarih 2022/3-80 Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2016 tarih ███████-272 Esas, ████████ Karar sayılı ilamları) bu bağlamda 6100 sayılı HMK'nın 114.maddesinin (d) bendi gereğince dava şartı niteliğinde olan aktif husumet ehliyetinin işbu dava dosyası açısından sübut bulmadığı kanaatiyle, dava şartı olan aktif husumetin yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken hususlardan olduğu da değerlendirilerek davanın usulden reddine.." karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ
: Davacılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, müvekkillerinin irade sakatlığı ile ödeme taahhüdünde bulunduklarını ve ödeme yaptıklarını, TBK'nun 39/1. maddesi uyarınca irade sakatlığı bulunması halinde sözleşmeye açık veya örtülü olarak icazet verir ya da bir yıl içinde sözleşmeyi iptal etmezse, sözleşmenin baştan itibaren geçerli hale geleceğini, aynı kuralın temel ilişkinin yanı sıra kambiyo taahhüdü içinde geçerli olduğunu, Müvekkilinin yanında bir tercüman bulunmadan senedi imzaladığını, yeterince Türkçe bilmediklerini, bu durumun aldatma hali olduğunu, Alacaklı ve borçlunun danışıklı olarak hareket ettiklerini, açtıkları davanın istirdat davası değil, sebepsiz zenginleşme nedeniyle haksız ödenen paranın istirdatı istemine ilişkin olduğunu, kullanılan "istirdat" ifadesinin geri verme anlamında kullanıldığını, Kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflarınca açılan dava istirdat davası olsaydı dahi verilen kararın içtihatlara aykırı olacağını, haciz baskısı altında borcu ödeyen müvekkilinin bir nevi borcun tarafı olduğunu, Haczin anlamını ve mahiyetini idrak etmeye bilgisi ve Türkçesi yetmeyen müvekkillerinin, işlerinin aksamaması adına tamamen haciz, icra baskısı ve hatalı yönlendirmeler ile işbu borcu ödediklerini, Borçlu adına ödeme yapan 3. kişinin istirdat davası açabileceğini ve parasını geri isteyebileceğini belirterek, arz edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle; istinaf kanun yolu başvurularının kabulüne, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarihli, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının bozulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Faktoring Anonim Şirketi, borçluların..., ... ve ... Metal İnşaat İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, 144.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 161.956,66 TL alacak için █████/2023 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının █████/2023 tarihli, ... seri numaralı, 144.000,00 TL bedelli çek olduğu tespit edilmiştir. Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Talimat sayılı dosyası incelendiğinde; █████/2023 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından yazılan talimat uyarınca ... İş, ... ... Blok, No: ... Başakşehir/İSTANBUL adresinde haciz yapıldığı, adreste borçlu ...’nin hazır olduğunun yazıldığı, bir kısım eşyanın haczedilerek yediemin deposunda muhafaza altına alındığı tespit edilmiştir. Dava dilekçesine ekli olarak sunulan █████/2023 tarihli "PROTOKOL" başlıklı belge incelendiğinde; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında alacaklı olan ... Faktoring A.Ş. vekili ile borca katılanlar olarak ..., ... ve ... arasında imzalandığı, borca ve ferilerine itirazları olmadığı ve borcu ve ferilerini kabul ettikleri, hiçbir baskı altında kalmadan tüm harçlar ve KDV'ler borca katılanlara ait olmak üzere, icra dosyasına şamil olmak üzere █████/2023 düzenleme, █████/2023 ödeme tarihli, borçluları ..., ... ve ..., lehtarı ... Faktoring A.Ş., düzenleme yeri İstanbul, miktarı 100.000,00 TL olan bir adet bono düzenlendiği, işbu protokolün temdit, tecdit, yenileme ve borcun ertelenmesi anlamında olmadığı, bu hukuki sonuçları doğurmayacağının kararlaştırıldığı tespit edilmiştir.G E R E K Ç E
: Dava, haciz baskısı altında tarafı olmadıkları icra dosyasına yapılan ödemenin istirdatı davasıdır. Mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Her ne kadar ilk derece mahkemesince davanın İİK’nun 72. maddesi uyarınca açılan istirdat davası olduğu ve bu davanın yalnızca icra dosyasındaki borçlu tarafından açılabileceği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmişse de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/3-80 E- ████████ K. sayılı kararında belirtildiği gibi, iş yerine hacze gelinen davacılar tarafından alacaklıya ödenen paranın istirdatı için açılan davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda Mahkemece davanın sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı istirdat davası olduğu kabul edilerek, işin esasına girilmesi ve tarafların delilleri toplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacılar vekilinin istinaf talebi bu nedenle kabul edilerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarihli ███████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacılara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu █████/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.