Sıkıyönetim dönemindeki tutukluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu borçlanma hakkı talebinin, suçun sıkıyönetim mahkemelerinin görev alanına girmemesi gerekçesiyle reddedilmesi kararı.
Özet: Davacının, sıkıyönetim mahkemesi tarafından yetkisizlik kararı verilerek asliye ceza mahkemesine devredilen ve beraatle sonuçlanan sıkıyönetim dönemi tutukluluk süresini, 5510 sayılı Kanunun geçici 36. maddesi kapsamında borçlanma talebi, tutukluluğa neden olan suçun sıkıyönetim mahkemelerinin görev alanına girmediği gerekçesiyle ilk derece, bölge adliye ve temyiz mahkemeleri tarafından reddedilmiştir, zira kanunda belirtilen borçlanma hakkı için sıkıyönetim mahkemelerinin yetki alanına giren bir suçtan tutuklu kalınması şartının sağlanmadığına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 2. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Siirt, Urfa ve Van illeri Sıkıyönetim Komutanlığı 1 no.lu Askeri Mahkemesi (Diyarbakır) mahkemesinde ████████ Esas, ████████ Karar numarası üzerinden yargılanmış olup, hakkında hüküm kurulduğunu, dosya kapsamında 15.04.1981 tarihinde gözaltına alındığını, daha sonra 22.05.1985 tarihinde tahliye olduğunu ve sonrasında beraat ettiğini, yaşanan bu durumun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa, 13.02.2011 günlü, 6111 sayılı Kanun'un 52. maddesiyle eklenen geçici 36. maddesi uyarınca davacıya tutuklu olduğu dönemi borçlanma hakkı getirdiğini belirterek, tutuklu bulunduğu 15.04.1981-22.05.1985 tarihleri arası tutuklulukta geçen süreleri borçlanma hakkının bulunduğunun tespitini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının borçlanmak istediği sürelere ilişkin yasal şartların oluşmadığını, her ne kadar davacının yargılandığı davanın Sıkıyönetim Mahkemesinde açılmış olsa da bu Mahkemece, yargılama konusu suçun Sıkıyönetim Mahkemelerinin görev alanına giren suçlardan olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verildiğini ve devamında Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından davacının yargılamasının yapılarak beraatine karar verildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talep ettiği haktan yararlanabilmek için gözaltı veya yakalama sürecine neden olan suçun Sıkıyönetim Mahkemelerinin görev alanlarına giren suçlardan olması gerekmekle yasal şartları taşımayan davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının Sıkıyönetim Mahkemesinin yargılaması sonucu haksız bir şekilde tutuklu kaldığını ve tahliye edildiğini, sıkıyönetim yargısı içimde tutuklu kaldığını, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin sıkıyönetim yargılama alanı içerisinde gerçekleştiğini, Kanun kapsamında koşulları sağladığını, sıkıyönetim zamanında tutuklulukta geçirdiği sürelerin SGK hizmet tespitinin yapılarak davacıya haklarının geri kazandırılması gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının 15.04.1981-22.05.1985 tarihleri arasında tutuklulukta geçen süreleri borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.