Davacı vekilinin sigortasız çalıştırılma ve eksik prim bildirimi iddialarıyla ilgili hizmet ve ücret tespiti talebinin reddedilerek istinaf kararının onanması üzerine yapılan temyiz başvurusu.
Özet: Davacı, 1993-2015 yılları arasındaki belirli dönemlerde sigortasız çalıştığı ve primlerinin gerçek ücret yerine asgari ücret üzerinden bildirildiği iddiasıyla hizmet tespiti ve gerçek ücretin belirlenmesi talebiyle dava açmış; davalı ise çalışmanın parça başı ve çağrı usulü olduğunu, davacının işçi vasfında olmadığını savunmuş, bu davanın ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından reddedilmesi üzerine davacı vekilinin temyiz başvurusu yüksek mahkemece incelenmiş, uyuşmazlığın hizmet ve prime esas ücret tespiti olduğu belirtilerek, bölge adliye mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun olduğu değerlendirilmiş ve kararın bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından onanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : İzmir 14. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 1993 - 28.10.2015 tarihleri arasında 01.01.1995 - 01.02.1995 arası 30 günlük süre ve 1995-1997 arasındaki askerlik dönemi haricinde kalan Kuruma bildirilmeyen çalışma süresinin tespitine ve 1993 ile 28.10.2015 tarihleri arasında Kuruma gerçek ücreti üzerinden değil, asgari ücret üzerinden bildirim yapılan günler için müvekkilin gerçek ücreti üzerinden sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1. Davalı vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının müvekkiline ait işyerinde 01.03.2008 - 30.06.2010 ve 05.10.2010 - 27.10.2015 tarihleri arasında parça başı ücret usulü, sadece işyerine kamyon geldiği belli günlerde kamyondaki yükü boşaltmak üzere ihtiyaç duyulduğunda çağrı üzerine birkaç saatlik mesai ile hamal olarak çalıştığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, İş Kanunu anlamında davacının hiçbir zaman müvekkilinin işçisi olmadığını, davacının brüt ücretinin 2.517,80 TL olduğu iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
    2.Fer'i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunarak, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, çalışmanın varlığının hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması gerektiğini, davacının iddia ettiği dönemde çalışmalarını gösterir herhangi bilgi ve belge bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dinlenen tanıkların müvekkilinin çalışmalarını kabul ettiklerini, davalı tanıklarının sadece müvekkilinin bazı günler geldiğini, her gün kamyon gelmediğini iddia ettiklerini, ancak müvekkilinin çalışmadığını iddia etmediklerini, davalı tarafın da müvekkilinin çağrı ile çalışan hammaliye işçisi olduğunu ve bu nedenle sigortasının yapılmasının gerekmediğini iddia ettiğini, çağrı ile çalışma iddiası doğru kabul edilse bile, hammaliye işçisinin sigortasının yapılmasının zorunlu olduğunu, tanık ifadeleri arasında çelişki bulunmadığını, hem davacı tanıkları, hem bordro tanıklarının beyanlarını doğruladıklarını, müvekkili ile husumetli olan davalı tanıklarının bile iddialarını kısmen doğruladığını, Yargıtay kararları gereği, bildirim yapılmayan aylar için her türlü delille ispat mümkünken, dinlenen davacı tanıkları ve bordro tanıklarının iddialarını doğruladığını, davalı tanıklarının dahi iddialarını kısmen doğruladığını beyanla, kararın bozulmasını istemiştir.
    C. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!