Yargıtay bozma kararına uyularak 138 parselin orman ve mera vasfı tespitiyle kısmen tescil kısmen retle sonuçlanan tapu iptali ve tescil davasının temyiz incelemesi.
Özet: Orman İdaresi tarafından bir parselin orman vasfıyla Hazine adına tescili talebiyle açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ve usuli hatalar nedeniyle Yargıtay tarafından bozulmuş olan önceki kararının ardından, bozmaya uyularak yapılan yargılamada taşınmazın bir kısım alanlarının orman vasfında olduğu kabul edilerek Hazine adına tesciline, kalan kısımlarının ise orman vasfında olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ve bu karar Orman İdaresi ile Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    KARAR
    : Davanın kısmen kabulüne
    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Serik ilçesi ... Mahallesi 138 numaralı parselin mera olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakıldığını, orman kadastro komisyonu tarafından orman sınırları içinde kaldığı tespitinin yapıldığını, bu tespit işleminin 2005 yılında askı yoluyla ilan edildiğini, mera olarak kaydının hukuki geçerliliği bulunmadığını ileri sürerek, Hazine adına orman vasfı ile tescilini istemiştir.
    Davalı Hazine vekili, davalı ... ve dahili davalı ... cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini savunmuşlardır.
    İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince; "... yapılan inceleme ve araştırmanın yetersiz olduğu, orman kadastrosuna ilişkin evrakların dosya kapsamına getirilmediği, taşınmazın kesinleşmiş tahdit sınırları içinde kaldığı iddiasıyla açılan davada taşınmazın tahdit haritasındaki konumunun tespit edilmesi gerektiği, dosya kapsamına çalışma evrakları ve tahdit haritası getirilmediğinden hükme esas raporun içeriğinin denetlenemediği, elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağı, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi Ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6360 sayılı Kanun) gereğince Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının huzuruyla davanın görülmesinde yasal zorunluluk bulunduğu halde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmediği, 6360 sayılı Kanun gözetilerek Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına husumet yöneltilmesi gerektiği, orman kadastrosuna ilişkin evrakların dosya kapsamına alınması gerektiği, bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ve fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerektiği, kabule göre de; davacı ... İdaresinin taşınmazın kesinleşmiş tahdit sınırları içinde kalan kısmına ilişkin dava açtığına göre mahkemece taleple bağlı kalınarak taşınmazın tahdit dışında kalan kısmına ilişkin olarak red kararı vermekle yetinilmeksizin bu kısma ilişkin tescil hükmü kurulmasının yerinde görülmediği ..." gerekçesiyle bozulmuştur.
    İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde 5 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 16.07.2001 tarihinde orman kadastro çalışmalarına başlandığı ve 03.06.2005 tarihinde muhtarlığa gönderilip muhtarlıkça ilan edildiği, dosyaya sunulan 30.10.2019 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda belirtildiği üzere, rapora ek krokide (A) harfi ile gösterilen (49.548,89 m²), (D) harfi ile gösterilen (86.699,93 m²) ve (E) harfi ile gösterilen (2.586,51 m²) taşınmazların orman vasfında olduğunun, diğer kısımların ise orman sayılmayan mera vasfındaki sahalardan olduğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile Antalya ili Serik ilçesi ... Mahallesi, 138 parsel sayılı taşınmazda 30.10.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna ek fen bilirkişisi ...'ün raporunda (A) harfi ile gösterilen (49.548,89 m²), (D) harfi ile gösterilen (86.699,93 m²), (E) harfi ile gösterilen (2.586,51 m²) taşınmazların ayrı parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Antalya ili Serik ilçesi ... Mahallesi, 138 parsel sayılı taşınmazda 30.10.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna ek fen bilirkişisi ...'ün raporundaki krokide (B), (C), (F), (G) ve (H) harfleriyle gösterilen ve koordinatları belirtilen yerlere yönelik talebin reddine, davanın mahiyeti gereği ve davalıların da yasal hasım konumunda bulunmaları nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve yapılan masrafların davacı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine dair olan hüküm kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinin sonuç kısmında, dava konusu ... Mahallesi, 138 nolu mera vasıflı parselin orman sınırları içinde kalan kısmının tapusunun iptalinin talep edildiğini, yani taşınmazın tamamı değil; orman sınırları içinde kalan kısmı dava edildiği için yerel mahkeme tarafından da davanın kısmen kabul, kısmen reddi şeklinde değil; davanın kabulü şeklinde karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi kararının davanın reddine dair olan bölümünü kabul etmediklerini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
    Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 11 inci maddesindeki askı ilan süresinde ve kadastro mahkemesinde açılması gerektiğini, genel mahkemelerde görülemeyeceğini, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını, dava konusu yapılan yerlerin 3402 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinde belirtilen kadim mera niteliğinde olduğunu, mahkemenin dava konusu alanın orman niteliğinde olduğu kararını kabul etmediklerini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
    Dava, kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 1953 yılında yapılan arazi kadastrosu, Gebiz köyünde yapılıp 20.05.1990 tarihinde ilen edilen Orman Kadastrosu ve 2/B Çalışması ile ... köyünde yapılıp 03.06.2005 tarihinde ilan edilen Orman Kadastrosu ve 2/B Çalışması bulunmakta olup, 1953 yılında yapılan arazi kadastrosunda dava konusu 138 parsel mera olarak tespit edildikten sonra, kadastro tespitine gerçek kişiler tarafından itiraz edilmesi üzerine tapulama komisyonu tarafından itirazın reddine karar verildiği, komisyon kararına karşı dava açılması üzerine Serik Tapulama Mahkemesinin 11.11.1965 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır.
    1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2. Ancak; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 138 parsel sayılı taşınmazda, 30.10.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna ek fen bilirkişisi ...'ün raporunda (A) harfi ile gösterilen (49.548,89 m²), (D) harfi ile gösterilen (86.699,93 m²), (E) harfi ile gösterilen (2.586,51 m²) taşınmazların ayrı parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ve Antalya ili Serik ilçesi ... Mahallesi 138 parsel sayılı taşınmazda 30.10.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna ek fen bilirkişisi ...'ün raporundaki krokide (B), (C), (F), (G) ve (H) harfleriyle gösterilen ve koordinatları belirtilen yerlere yönelik talebin reddine karar verilmiş olup, (B), (C), (F), (G) ve (H) harfleriyle nitelendirilen bölümlerin dava konusu 138 parsel sayılı taşınmazla bağlantıları kesildiğinden bu bölümlerin ayrı ayrı parsel numarası verilmek suretiyle mera özel siciline tescillerine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak infazı kabil olmayacak şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış ve ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ
    : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
    Davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 numaralı bendindeki "Antalya ili Serik ilçesi ... Mahallesi, 138 parsel sayılı taşınmazda 30.10.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna ek fen bilirkişisi ...'ün raporunda , krokide (B), (C), (F), (G) ve (H) harfleriyle gösterilen ve koordinatları belirtilen yerlere yönelik talebin REDDİNE," cümlesinden sonra gelmek üzere " (B), (C), (F), (G) ve (H) harfleriyle gösterilen ve koordinatları belirtilen yerlere farklı parsel numaraları verilmek suretiyle ayrı ayrı mera özel siciline kayıtlarına," cümlesinin eklenmesine ve 1086 sayılı Kanun'un 438/7 inci fıkrası gereğince hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA,
    1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!