İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin, soğuk zincir ilaçların hatalı taşıması sonucu oluşan zararın tazmini konulu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan davanın istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, ilaç firmasının soğuk zincir ilaçlarını kargo şirketi aracılığıyla gönderdiği ancak alıcıya teslim edilemeyip 16 gün sonra bozulmuş halde iade edildiği iddiasıyla 122.472,00 TL tazminat ve taşıma ücreti iadesi talep ettiği davada; davalı kargo şirketinin alıcı bilgilerinin yanlış verildiğini, özel soğuk zincir taşıma hizmeti vermediğini ve kusursuz olduğunu savunmasına karşın, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne karar vermesi üzerine davalı vekilinin istinaf başvurusunu incelemektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Taşıma sözleşmesi kaynaklı)Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ruhsat sahibi olduğu ... isimli ilacı depo ve eczanelere sattığını, ürünün depolanması için ... San. Dış Tic. A.Ş'den hizmet alındığını, müvekkilinin herhangi bir depoya veya hastaneye ürün satması halinde ...'in ürünü sevkiyata hazırlayarak ilgili kargo firmasına teslim ettiğini, ... sıra numaralı ve 27.05.2019 tarihli faturaya konu 36 adet ürünün müvekkilinin talimatı ile aynı tarihte ürünün depolandığı ... yetkilileri tarafından davalının Sarıgazi Şubesine teslim edildiğini, emtianın Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Eczane Birimine tesliminin istendiğini, faturada belirtildiği üzere gönderi konusunun ilaç ve soğuk zincir ürün olduğunu, ürünlerin ... tarafından buna göre paketlendiğini, gönderinin soğuk zincir ürünü olması nedeniyle +2 ℃ ile +8 ℃ arasında muhafaza edilmesi gerektiğinin gönderi üzerinde yazıldığını, davalı şirketin sevkiyat için her gün ...’den çok sayıda gönderi teslim aldığından, belirli koşullarda taşınması gereken soğuk zincir ürün teslim aldığını bildiğini, davacının bugüne kadar soğuk zincir ürünlerin taşınmasını reddetmediğini, ancak teslim alınan ürünün alıcısına teslim edilmediğini, ürünün davalıya tesliminden itibaren 16 gün sonra 12.06.2019 tarihinde ...’e iade edildiğini, bu süre içerisinde teslimatın durumuyla ilgili ...’e ve müvekkiline bilgi verilmediğini, ürünlerin teslim edilmeden uzun süre belirsiz şartlarda tutulması ile zarara neden olunduğunu, kusurlu taşıma nedeniyle ürünan tamamen zayi olduğundan müvekkilinin 122.472,00 TL zarara uğradığını, Kadıköy ... Noterliğinin 20.06.2019 tarihli ihtarı ile istenen zararın ödenmediğini, davalının pervasızca davranışıyla zararın meydana geleceği ihtimali ile hareket ettiğini ileri sürerek, 122.472,00 TL'nin ihtarın tebliğ tarihi olan 24.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline, 91,65 TL taşıma ücretinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davaya konu kargonun taşınması için 27.05.2019 tarihinde müvekkiline teslimi sırasında müşteri ile birlikte düzenlenen 702110 seri nolu ambar tesellüm fişinde alıcınının Celal Bayar Üniversitesi Hafza Sultan Hastanesi Eczane Birimi değil Celal Bayar Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Projeler Birimi olarak bildirildiğini, taşıyıcının, gönderici tarafından verilen bilgilerle bağlı olup bu bilgiler doğrultusunda taşımayı yaptığını, verilen bilgilere göre kargonun çıkışının yapıldığını, 28.05.2019 tarihinde varış birimi olan Muradiye Şubesine ulaşan kargonun aynı gün kargoyu dağıtıma çıkartarak Celal Bayar Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Projeler Birimine götürdüğünü, ancak buradaki birim yetkililerinin kargo içeriğinin ilaç olması nedeniyle kargonun hastanenin eczane birimine gönderilmesi talimatını verdiğini, eczane birim yetkililerinin ise böyle bir kargo beklenmediğini belirtilerek kargoyu teslim almadıklarını, kargonun eczane birimince de kabul edilmemesi üzerine tekrar Bilimsel Araştırmalar Projeler Birimine geri götürüldüğünü ve bu birimce de kabul edilmeyen kargonun, geri taşınarak 12.06.2019 tarihinde göndericisine iade edildiğini, taşımada davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaldı ki iade tarihi itibariyle ilaçların bozulduğunun kanıtlanması gerektiğini, müvekkilinin şube, depo ve araçlarında özel ısıtıcı/ soğutucu sistemler bulunmadığını, tüm kargoların standart taşıma koşullarında taşındığını, müvekkilinin özel taşıma şartları taahhüt etmediğini ve soğuk zincir taşıması şeklinde bir hizmet vermediğini, taraflar arasında da bu yönde yapılmış bir sözleşme bulunmadığını, koli üzerinde bulunan ve davacının tek taraflı yazdığı notların sözleşme niteliğinde olmadığını, taşınan emtianın belirli koşullarda taşınması gereken ilaç emtiası olması halinde ruhsat sahibi olan davacının basiretli bir tacir gibi hareket ederek, ilaçları kargo yoluyla taşıtmaması gerektiğini, bu yolun seçilmesi halinde oluşacak zarardan gönderenin sorumlu olacağını, teslimat sürecinde müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını ve taşıma ücretinin iadesi gerekmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacıya ait ürünlerin davalı şirket tarafından taşınması sırasında zayi olması nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini ve taşıma bedelinin davalıdan iadesi istemine ilişkin alacak davasıdır. Davacı taraf, satışını yaptığı ürünlerin davalı tarafça pervasızca taşınması sırasında zayi olduğundan uğranılan maddi zararın ve taşıma bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf, teslimat sürecinde müvekkili şirketin kusuru olmadığını, davacı talebinin kadri maruf olup olmadığının denetlenmesi gerektiğini, müvekkilinin sınırlı sorumlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan █████/2019 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.Lojistik konusunda uzman bilirkişi ve eczacı bilirkişi tarafından düzenlenen heyet raporuna göre; dava konusu ilaçların kutusunun KDV dahil 3,402,00-TL'den fatura edildiği, Sağlık Bakanlığı'nın daha yüksek rayiç bedelleri ilan etmesine rağmen Alternatif Geri Ödeme Modeli dolayısıyla daha düşük fiyattan mübaya edildiğinin anlaşıldığı, bu durumun mevcut kurallar çerçevesinde kaldığı, davaya konu olan tazminat hesaplamasının kutu başına KDV dahil 3.402,00-TL'den yapılması gerektiği, taşınan ürünün şubede bekletildiği, 2-8 santigrat derecede ürünün taşınmadığı ve şubede de bu sıcaklık koşullarında muhafaza edilmediğine göre geçen süre içerisinde ürünün farmakolojik özellikleri ve soğuk zincire tabii olmasından dolayı bozulmamasının söz konusu olamayacağı, hatalı adres durumu söz konusu olsa bile bu durumun davacıya ihbar edilmesi gerektiği, ulaşamadığı yada talimat alamadığı durumda ürünü ivedi olarak geri iade getirmesi gerektiği, ürünün izahı olmaksızın şubede 16 gün beklediğinden sınırlı sorumluluk hallerinin diğerlendirilemeyeceği, soğuk zincir ürünü olduğu koli üzerinde açıkça belirtilmiş olmasına rağmen davalı tarafça kabul edildiği, fakat soğuk zincir ürününü koli üzerinde kırmızı etiket diye tabir edilen deklarasyon etiketi olmasına rağmen, açıkça soğuk zincir ürünü etiketi görüldüğü halde kara yolu taşıma kanunları ve davalı şirketin prosedür ve talimatlarında, yazılı taşıma kurallarında da görüleceği gibi bu tür bir ürünü taşıması yasak olmasına rağmen davalının kargo personelinin bu ürünü taşımayı kabul ettiği, Davalı ... Kargo firmasının % 70 kusurlu olduğu, davacının kusur oranında hesaplanan tutarın 85.730.40 TL. (kdv dahil) olduğu, belirtilen teslimatın davalı tarafından alıcıya teslim olmamasından ötürü taşıma edimi yerine getirilemediğinden dolayı taşıma ücreti olan 91,65-TL navlun ücretininde davalı tarafından davacıya geri iadesinin uygun görüldüğü tespit edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, tanık beyanları, düzenlenen bilirkişi heyet raporu ve ek rapor, toplanıp değerlendirilen delillere göre; Davacıya ait kargonun davacıya depo hizmeti sağlayan ihbar olunan ...'den █████/2019 tarihinde davalı şirket Sarıgazi şubesi personeline teslim edildiği, █████/2019 tarihinde Manisa Muradiye Şubesine geldiği, aynı gün kurye ile adresine gönderildiği ancak adreste CBÜ Bilimsel Araştırmalar Proje Birimi tarafından reddedildiği, bunun üzerine CBÜ Eczane Birimine teslim edilmek üzere Manisa Mesir şubesine sevk edildiği, bu birim tarafından da böyle bir ürün beklenmediğinden gönderinin teslim alınmadığı, ürünün 16 gün sonunda ihbar olunan ... deposuna iade edildiği, kargo içerisinde soğuk zincir ile taşınması gereken ürün bulunduğunun davalı tarafça bilindiği, tanık beyanlarının bu hususu doğrular mahiyette olduğu, alınan heyet raporu ile eczacı bilirkişi tarafından taşınan ürünün bedeli olarak davacı tarafça fatura edilen ve dava konusu edilen tutarın piyasa rayiçlerine uygun olduğunun, soğuk zincir ile taşınan ve 48 saat içerisinde teslimi gereken ilaçların 16 gün sonunda bozulmamış olma ihtimalinin bulunmadığının tespit edildiği, yine lojistik konusunda uzman bilirkişi tarafından davacı şirketin lojistik operasyon süreçleri için ihbar olunan ...'den tedarikçi hizmeti alması dolayısıyla olayda kusurunun bulunmadığı, ihbar olunan ... firmasının taşıma işini Soğuk zincir lojistik firmasına yaptırmadığından %30 kusurlu olduğu, davalı kargo şirketinin kırmızı etiketli soğuk zincir ile taşınması gereken kargoyu almaması gerekirken taşımayı kabul etmesi, teslim sürelerine uymaması, teslimat sorunu ile ilgili göndericiye geri bildirimde bulunmaması, kendi kararı ile ürünü şubeler arasında uzun süre bekleterek 16 gün sonra iade etmesi nedenleriyle %70 oranında kusurlu olduğu, davalı tarafça taşımaması gereken bir ürünün teslim alarak taşımayı kabul etmesi nedeniyle taşınan ürününün bütün sorumluluğunu teslim edinceye kadar davalı kargo şirketine geçeceğinden sınırlı sorumluluk halinin söz konusu olamayacağı, davalı kargo şirketinin kusuruna karşılık gelen maddi zararın 85.730,40-TL olduğu ve taşıma edimi yerine getirilmediğinden taşıma ücreti olan 91,65-TL'nin davacıya iadesinin gerektiği tespit edilmiş olup, davalı kargo şirketinin taşımaması gereken soğuk zincir ürününün taşınmasının kabul etmesi, taşıma işi yapılırken gereken dikkat ve özenin gösterilmeyerek işin pervasızca yapılması dolayısıyla meydana gelen zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu ve ödenen taşıma bedelinin de davacıya iadesinin gerektiği anlaşılmakla; dosya kapsamına, denetime ve kanaat edinmeye elverişli bilirkişi heyet raporu ve ek raporu doğrultusunda oluşan vicdani kanıya göre..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 85.730,40 TL'nin 10.07.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 91,65 TL taşıma bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin taşınan ürünlerin soğuk zincir ile taşınması gerektiğini bilmesine rağmen ürünleri taşımayı reddetmediği, ürünlerin Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Eczane Birimi’ne teslim edilmediği, ürünlerin tesliminden 16 gün sonra, dava dışı ...’e iade edildiği ve bu sürede teslimat ile ilgili ...’e ve davacıya bilgi verilmediği, soğuk zincir ürünleri alıcıya teslim edemeyen ve 16 gün boyunca belirsiz şartlarda bekleten taşımacının zararın meydana gelmesi ihtimali bilinciyle hareket ettiğinden kusurlu olduğu gerekçesiyle açılan davada, mahkemece hatalı şekilde müvekkilinin yüzde yetmiş oranında kusurlu kabul edilerek karar verildiğini, Mahkemece gerekçesinin salt bilirkişi raporuna dayandığını ve somut bir gerekçe içermediğini, yargılama süresince sorumluluk ve kusura ilişkin yapılan itirazların dikkate alınmadığını, oysa zararın oluşumunda müvekkili şirketin herhangi bir kusuru veya sorumluluğu bulunmadığını, davacının ilaç firması olduğu düşünüldüğünde, özel taşıma taahhüdü vermeyen müvekkiline kargonun teslim edilmesinin davacının kusurunu gösterdiğini, Müvekkil şirketin soğuk zincir taşıma yapmadığını, taşıma sözleşmesinde buna ilişkin bir şart bulunmadığını, davacının kargo içeriğini bildiği ve buna göre davranması gerektiğini, buna rağmen davacının kusurunun değerlendirilmediğini, davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğinin mahkemece dikkate alınmadığını, soğuk zincir ile taşınması gereken ilaç emtiasını usulüne uygun taşıtmanın, davacının sorumluluğunda olduğunu, göndericinin adresleri yanlış belirtip kargonun teslimine engel oluşturduğunun da kusur olduğunu, ancak bu hususun da kararda değerlendirilmediğini, mahkemece yurt içi taşımaya ilişkin TTK'nın 875. maddesinin değerlendirilmediğini, itiraz edilen rapora itibar edilmesine rağmen bunun gerekçesinin açıklanmadığını, mahkemece dillerin toplanıp incelenmemesi nedeniyle HMK'nun 353/1.a.6 maddesi gereğince kararın kaldırılması gerektiğini, delillerin ve davalının kusuruna ilişkin delillerin değerlendirilmeyerek müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, alınan ek raporun itirazları karşılamadığını, oluşturulan gerekçenin Anayasamızın 141. ve HMK'nın 297. maddesine uygun olmadığını, Mahkemece müvekkili şirketin sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı yönünde hüküm tesis edilmesine rağmen gerekçesinin gösterilmediğini, müvekkilinin hangi eyleminin TTK'nın 886. maddesi kapsamında pervasızca hareket olduğunun belirtilmediğini, taşıma işini birden fazla kez yapılması nedeniyle müvekkilinin kastının bulunmadığının açık olduğunu, ürünün adres hatası nedeniyle teslim edilemediğini, bir çok kez benzer ürünleri taşıyan müvekkilinin bu taşımada pervasızca hareket etmesinin zorlama bir değerlendirme olduğunu, TTK'nın 880. maddesinde taşımacının sorumlu olduğu hallerde tazminatın nasıl tayin edileceğinin belirtildiğini, müvekkilinin sorumlu olması halinde dahi sınırlı sorumlu olduğunun kabul edilerek karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇE Dava, yurt içi taşıma sırasında zayi olan emtia bedelinin taşımacıdan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davaya konu olan HEBERPROT-P enfeksiyon için liyofilize toz içeren 7S mcg flakon isimli ilacın merkezi Kayseri'de bulunan davacı şirketçe Küba'dan ithal edildiği ve T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından 19.09.2014 tarihinde ... numaralı ruhsata sahip olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında ilaç emtiasının taşınması amacıyla taşıma sözleşmesi yapılmıştır. Davalının açıklamaları ve özellikle istinaf başvurusunun, sorumluluğun kabul edilmemekle birlikte taşımanın sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde yapılacak araştırmaya ilişkin 6. maddesinde, taraflar arasında daha önce de bu ilacın taşınmasına ilişkin sözleşmeler yapıldığı ve ilacın bir çok kez taşındığı anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan davacı tarafından düzenlenen faturaya göre ürün Celal Bayar Üniversitesi Rektörlüğü Bilimsel Araştırmalar Projeleri Birimine satılmıştır. Ürün bir koli olarak 702110 seri nolu ambar fişi ile davalıya teslim edilmiş olup, alıcı adının da aynı birim olduğu anlaşılmıştır. Dosyada bulunan ürüne ilişkin paket görselinde, ürünün +2 ile +8 dereceler arasında taşınması gerektiği belirtilmiştir. Davalı, taşıma sözlemesinde belirli bir ısı ile taşınmasına ilişkin açık taahhütte bulunulmadığı ve davacının ilaç emtiası için özel bir taşıma şartı belirtmediğini savunmaktadır. Taraflar arasında daha önceden bu tür ürünlerin taşınmasına ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğu, bu ürünlerin bozulmadan ve gecikmeksizin alıcısına teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu ürünün ise alıcısına teslim edilmemesi ve yaklaşık 16 gün bekletildikten sonra gönderene iade edilmesi nedeniyle bozulduğu anlaşılmıştır. Davacı ilaç satıcısı olarak basiretli şekilde davranmakla yükümlü olduğu gibi, davalı da basiretli bir taşımacı gibi hareket etmelidir. Taşıma işini yapan davalının, teslim edilen emtiaya göre taşıma aracı bulunmaması halinde, taşımayı kabul etmemesi veya bu durumu taşıma öncesi gönderene bildirmesi gerekmektedir. Davalı taşımacının bu şekilde bir beyanda bulunmadığı açık olup, taşıma nedeniyle oluşan hasardan taşımacının sorumlu tutulması yerindedir. Davacının ifa yardımcısının da kusuru mahkemece değerlendirilmiş olup, davacının ifa yardımcısının kusuru oranında belirlenen zarardan, davalı taşımacının sorumlu tutulmaması karşısında, davacının taşımadan kaynaklanan kusurunun değerlendirildiği kabul edilmelidir. İlk derece mahkemesince, taraflara hukuki dinlenilme hakkı tanınmış ve gösterilen deliller toplanmıştır. Mahkemenin gerekçeli kararında, bilirkişi raporlarının yanı sıra toplanan delillere yer verilmiş ve Anayasamızın 141. ve HMK'nın 297. maddesine uygun gerekçeli karar yazılmıştır. Mahkemece HMK'nın 282. maddesine göre bilirkişi raporları, diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, taşımanın taraflarının kusuru ve sorumluluk miktarı değerlendirilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi rapor ve ek raporları dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçelidir. TTK'nın 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasında genel sebepler ve özel sebepler ayrımı yapılmış olup, taşıyıcı ancak TTK'nın 875/3, 876 ve 878. maddesinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulur. TTK'nın 876. maddesine göre, zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Bunun dışında, TTK'nın 875. maddesi uyarınca, taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için hasarın, gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlamadan veya gönderen yahut gönderilen tarafından yapılan yükleme ve boşaltma işleminden kaynaklanması gerekir. Bu noktada ispat yükü taşıyıcıya aittir. TTK'nın 875/1. maddesindeki düzenlemeye göre taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Karayolu Taşıma Yönetmeliği 40/9. maddesindeki düzenlemeye göre ise yetki belgesi sahipleri; eşya, kargo ve bagajları, teslim aldıkları andan teslim edinceye kadar, eşyanın, kargonun veya bagajın tamamen veya kısmen kaybından, zayiinden, hasara uğramasından, çalınmasından, güvenliğini sağlamaktan, teslim aldıkları şeklini muhafaza etmekten, korunması ve taşınmasından sorumludurlar. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca taşıyıcı, eşyayı taşınmak üzere teslim almasından teslim edinceye kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaı ve hasarı ile teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının sorumluluğu kural olarak eşyayı teslim ettiği anda son bulur. Buradaki teslimden, taşıma sözleşmesi veya senedinde gönderilen olarak belirtilen kişi ya da sonradan gönderen veya gönderilenin talimatı üzerine teslimi istenen üçüncü kişi tarafından eşyanın teslim alınması anlaşılmalıdır. TTK'da öngörülen sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcı, TTK'nın 876. maddesi uyarınca ''çok tedbirli bir taşıyıcının gösterebileceği özeni göstermiş olsaydı yine de zıya, hasar veya gecikmenin oluşacağını'' ya da zararın TTK’nuın 878. maddesinde sayılan özel durumlardan birinden kaynaklandığını ispatlamalıdır. Sorumluluk miktarının tespiti açısından uygulanması gereken TTK'nın 880/1 maddesi hükmüne göre taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacağı belirtilmiştir. Tazminat hesaplamasında 880 ve 882/1. maddesi ile sınırlama getirilmiştir. Buna göre hesaplanan tazminat hiç bir zaman eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 Özel Çekme Hakkını aşamayacaktır. Sınırlı sorumluluk durumu bu olmakla beraber, TTK'nın 886.maddesinde "Sorumluluğu sınırlama hakkının kaybı" başlığı altında, taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı hallerin belirlendiği görülmektedir. TTK’nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcı veya TTK’nın 879. maddede belirtilen kişiler zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalle sebebiyet verdiklerinin ispat edilmesi halinde sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır. Bu bilgilere göre somut olay değerlendirildiğinde; davalı taşıyıcı tarafından zarara neden olan taşıma konusu emtiaların, özel şartlarda ve ısıda taşınması gerek emtia olduğunu bilerek teslim aldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında daha önce de benzer ilaç emtiasının taşınmasına ilişkin sözleşme ilişkisi kurulmuş ve bu taşıma ilişkisine konu emtialar alıcısına sağlam olarak teslim edilmiştir. Ancak eldeki davaya konu emtia ise alıcısına teslim edilmemiştir. Alıcının farklı olmasından kaynaklı durum bulunmakla birlikte, taşımacının taşınan emtianın teslim edilmediğine ilişkin gönderen veya ifa yardımcısına bilgi vermediği ve teslimi sırasında özel şartlarda taşınması ve belirli ısıda muhafazası gereken emtiayı hemen gönderene iade etmeyerek bozulmasına neden olduğu ve bu eylemlerin TTK'nın 886. maddesine göre sınırlı sorumluluğu kaldırdığı anlaşılmaktadır. Sözleşme ilişkisi dikkate alındığında TTK kapsamımda davalı taşıma şirketinin taşıma şartlarına riayet etmeyerek uzun süre beklettiği ilaç emtiasının bozulması nedeniyle TTK'nın 882. maddesindeki sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesiyle verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer yandan, mahkemece hükme esas alınan raporda, davacının ifa yardımcısının kusuru da belirlenmiş ve bu kusur oranına denk gelen zarar davacı üzerinde bırakılmıştır. Mahkemece, tarafların kusur oranları ve davalının sorumlu olduğu zarar miktarının yasaya uygun şekilde belirlendiği, hükmün TTK'nın yurt içi taşımaya ilişkin hükümlerine uygun olduğu, davacının taşıma ücretinin iadesi hususundaki karara yönelik açık bir istinaf başvurusu bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 4.576,80 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 20.02.2025