İş kazası sonucu %75 sürekli iş göremezlik ve trafik kazası kaynaklı maddi manevi tazminat davasında davalı vekilinin temyiz incelemesi.
Özet: Bir iş kazası neticesinde %75 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince davayı kısmen kabul ederek sigortalı lehine yüksek miktarda tazminata hükmedilmesi üzerine, davalı şirketin istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş; mahkeme, davacıyı %20, davalıyı %30 ve kazaya neden olan atın sahibini %50 kusurlu bularak, tüm hesap ve kusur raporlarının hukuki ve teknik açıdan isabetli olduğunu belirtmiş ve davalı bu kararı temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Bakırköy 10. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle; sigortalının 10.01.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek tazminat isteminde bulunmuştur.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının 27.04.2012 tarihinden emeklilik nedeni ile işten ayrılış tarihi olan 29.05.2014 tarihine kadar vardiya şoförü olarak çalıştığını, kazanın meydana geldiği tarihte brüt 1.396,85 TL olduğunu, kaza nedeniyle müvekkiline herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, aracın bakımlarının müvekkili şirket tarafından tam ve zamanında yaptırıldığını, davacının kaldırıldığı hastanede herhangi bir masraf yapmadığını, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
    "Davacının davasının kısmen kabulü ile,
    347.217,10 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.01.2013 tarihinden itibaren yasal faiz ile davalı ...... Şirketinden alınıp davacıya verilmesine,
    100.000 TL manevi tazminatın takdiren 30.000 TL lik kısmının kabulü ile bu miktarın kaza tarihi olan 10.01.2013 tarihinden itibaren davalı ...... Şirketinden yasal faiz ile alınıp davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmediğini, birleşen davaya yönelik derdestlik itirazının dikkate alınmadığını, kaldırma kararına uyulmasına rağmen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve alınan raporların kaldırma gerekçelerini karşılamadığını, raporda sorumluluğun tespiti bakımından kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınmadığını, davalının üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, kazanın resmi kurumlarca gerekli önlem alınmadığından başı boş bir atın birden yola çıkması nedeniyle meydana geldiğini, teknik olarak davacının denetlenmesinin mümkün olmadığını, illiyet bağının üçüncü kişinin ağır kusuru ile kesildiğini, SGK raporunda davalının kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, hükme esas alınan raporun eksiklikler içerdiğini, yetkili makamlarca atın yola çıkmasını engelleyen tedbirler alınmadığı için kazanın meydana geldiğini, davacının trafik kurallarını ihlali nedeniyle meydana gelmediğini, İlk Derece Mahkemesince yeterli araştırmaların yapılarak şirkete atfedilen eksiklikler yerine getirilseydi kazanın yine meydana gelip gelmeyeceğinin tespit edilmesi gerektiğini, hesap raporunun hatalı olduğunu, Mahkeme kararının hakkaniyetli olmadığını, İlk Derece Mahkemesince at sahibi de araştırılmadan karar verildiğinden rücu imkanının da ellerinden alındığını ve yüksek oranda tazminat ödemeye mahkum edildiklerini açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 10.02.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda %75 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, Mahkeme tarafından hükme esas alınan kusur bilirkişisi raporu doğrultusunda davacının %20, davalının %30, atı tasarrufu altında tutan kişinin %50 oranında kusurunun bulunduğunun anlaşıldığı, kusura ilişkin raporda iş hukuku ilkelerine göre değerlendirme yapıldığının anlaşıldığı, Mahkemece hükme esas alınan kusur ve hesap bilirkişi raporunun gerekli hukuki ve teknik verileri içermekte olduğu, dosya kapsamı ve oluşa uygun, denetime elverişli olduğu, hesap raporu doğrultusunda maddi tazminata ilişkin kurulan hükmün isabetli olduğu, kazanın meydana geliş şekli, maluliyet oranı, kusur durumları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları itibariyle manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. ve 77. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddeleridir.
    3. Değerlendirme
    1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
    2.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
    3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
    2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
    2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!