Hizmet tespiti davasında, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin istinafın esastan reddi kararını onayarak işçinin haklarını tescilledi.
Özet: Davacı, 01.12.1987-18.02.1991 tarihleri arasında davalı şirkette dinamit bekçisi olarak çalıştığı döneme ait hizmet ve prime esas kazançlarının tespitini talep etmiş; ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, bölge adliye mahkemesi ise davalı şirket ve feri müdahil kurumun istinaf başvurularını esastan reddetmiştir; Yargıtay ise dosyayı inceleyerek, 506 ve 5510 sayılı Kanun hükümleri, tanık beyanları ve emsal dosyalar ışığında bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararı oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Derik 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı şirket vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin ... baraj inşaatında dinamit bekçisi olrak 01.12.1987-18.02.1991 tarih aralığını kapsayan çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, sadece çıkar sağlamaya yönelik olduğunu savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile ... sicil numaralı davacı ...'in ... sicil numaralı davalı iş yeri olan ... İnşaat Limited Şirketi isimli iş yerinde 01.12.1987-18.02.1991 tarihleri arasında 1158 gün hizmet akdine bağlı olarak fiilen çalıştığının, bu çalışmalarının 151 gününün Kuruma bildirildiğinin, 1007 gününün Kuruma bildirilmediğinin, Kuruma bildirilmeyen günlerde davacının asgari ücret aldığının tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içindedavalı şirket vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile2. 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası hükümleridir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası hükümleri ile bordro tanık beyanları, aynı işverene karşı açılan ve Yargıtay aşamasından geçerek kesinleşen diğer seri hizmet tespiti dosyaları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ile fer'i müdahil vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.