İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, işverenin kusur oranının ve işyerini devralan şirketin sorumluluğunun temyizen incelenmesi.
Özet: Bu evrak, 2008 yılındaki iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin işvereni %90 kusurlu bularak davacıya toplamda 272.972,76 TL tazminat ödenmesine karar verdiği ve bu kararın davalılar vekilinin itirazlarına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince, kusur oranları ile devir alan şirketin sorumluluğunun hukuka uygun olduğu gerekçesiyle onandığı, son olarak davalılarca temyiz edilen uyuşmazlığın, iş kazası tazminatı ve sorumluluk esasları etrafında inceleme aşamasında olduğunu bildirmektedir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 12. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 05.05.2008 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek tazminat isteminde bulunmuştur.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalıların kusurunun bulunmadığını, kazalı işçinin tamamen kusurlu olduğunu, davacının 4.921,97 TL'lik kredi borcunun işveren tarafından ödendiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile talep ile bağlı kalınarak 197.972,76 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 05.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 05.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı .... Metal Ltd. Şti.'nin meydana gelen iş kazasından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının tüm haklarının banka yoluyla ödendiğini, Mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece hükme esas alınan 02.06.2017, 17.11.2017 tarihli kusur raporlarının, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, birbirlerini teyit eder nitelikte bulundukları, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli oldukları, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından, Mahkemece “kazanın meydana gelmesinde davacının % 10, davalı işverenin % 90 oranında kusurlu bulunduklarının kabulünde isabetsizlik görülmediği, tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, işgöremezlik oranı, olay tarihi dikkate alındığında Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu, maddi tazminat miktarının tespiti için alınan asıl ve ek bilirkişi raporlarının, yasal düzenlemeler ile yerleşik yargısal kararlara uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli olduğunun anlaşıldığı, davacının, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan önce 27.04.2018 tarihinde davasını ıslah ederek 197.872,76 TL maddi tazminat talep etttiği, davalı tasfiye halinde bulunan.... San. ve Tic. Ltd. Şti. kaza tarihinden sonra kurulduğunu, bu nedenle husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istinafa taşımış ise de, davacının kazadan sonra 04.01.2017 tarihine kadar çalışmaya devam ettiği, 2014 yılında davalı Sege Ltd. Şti. tarafından işyerinin diğer şirkete devredildiği, devralan şirketin 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince devralan işveren olarak sorumlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalılar, vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. ve 77. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddeleridir.3. Değerlendirme1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.2.6100 sayılı HMK.'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.094,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.