Yargıtay, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunda DNA karşılaştırması eksikliği sebebiyle iade edilen iddianameye yönelik kanun yararına bozma istemini reddetti.
Özet: Bir ağır ceza mahkemesi, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna ilişkin iddianameyi, mağdurda tespit edilen sperm hücresi ile şüphelilerin biyolojik örneklerinin karşılaştırılması gibi suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlendiği gerekçesiyle iade etmiş, bu iade kararına yapılan itirazlar alt mahkemelerce reddedilmiştir. Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, mevcut delillerin kamu davası açılması için yeterli olduğu ve biyolojik karşılaştırmanın yargılamanın her aşamasında yapılabileceği gerekçesiyle sunduğu kanun yararına bozma istemi, Yüksek Mahkeme tarafından, iddianamenin iadesine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek reddedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKonya Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık), şüpheliler hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 21.12.2023 tarihinde ██████████ soruşturma, ██████████ esas ve █████████ sayılı iddianameyi düzenlemiştir.Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 08.01.2024 tarihli ve ████████ sayılı kararı ile mağdurdan alınan anal sürüntü örneğinde tespit edilen sperm hücresinin şüphelilerin cinsel organlarından biyolojik örnek alınmak suretiyle karşılaştırılmasının yapılması gerektiğini ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 174/4. maddesinin 1. cümlesine aykırı davranmak suretiyle iddianame düzenlendiğini belirterek iddianamenin iadesine karar vermiştir.Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianamenin iadesine karşı yapılan Başsavcılığın 12.01.2024 tarihli itirazını 18.01.2024 tarihli kararıyla değerlendirerek reddetmiş ve itirazı incelemek üzere dosyayı Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesi, 22.01.2024 tarihli ve ███████ D.İş sayılı kararıyla iade kararındaki iade gerekçelerini yerinde bularak itirazın reddine karar vermiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 94660652-105-42-6103-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve ██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2024 tarihli ve ██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, olay tarihinde tarlada işçi olarak çalışan tanık ...'ın mağdurun beyanını doğrular ifade verdiği, mağdur hakkında düzenlenen ... Tıp Fakültesinin █████/2017 tarihli adli raporda basit tıbbi müdahele ile giderilebilecek yaralanmasının tespit edildiği, keza Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyolojik İhtisas Dairesinin █████/2017 tarih ve ██████████ sayılı raporunda mağdurda sperm hücresinin tespit edildiği, her iki rapor ve tanık beyanının mağdurun anlatımını doğruladığı, ilk düzenlenen iddianameyle olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, bu haliyle mevcut delillerin kamu davası açılması için yeterli olduğu, kaldı ki mahkemesince yapılan ilk iadeden sonra şüpheliler haklarında yakalama emri düzenlendiği ve mağdur üzerinde tespit edilen sperm örneklerinin DNA profilinin çıkarıldığının anlaşılması karşısında, yargılamanın her aşamasında şüphelilere ait biyolojik örneklerinin, mağdura ait DNA profili ile karşılaştırmalı incelemesinin yapılabileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174. maddesinin ilgili kısımları şöyledir;“(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;...b) (Değişik
:█████/2019-███████ md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,...İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir....(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir...(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir."şeklindedir.3. Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianamenin iadesine ilişkin gerekçeleri ile tüm dosya kapsamının içeriği nazara alındığında, Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2024 tarihli ve ███████ D.İş sayılı kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.02.2025 tarihinde karar verildi.