Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararının, Anayasa ve TCKdaki ceza bireyselleştirme ilkesine aykırı fazla ceza tayini nedeniyle Yargıtay 3. Ceza Dairesince bozulması ve tutukluluğun devamı.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının istinafta onanmasına rağmen, Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Anayasanın 138/1 ve TCKnın 61/1 maddelerinde belirtilen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi ölçütleri ile orantılılık ilkesine aykırı olarak suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, meydana gelen zarar ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı gibi faktörler göz ardı edilerek teşdidin derecesinde hataya düşülüp fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle hüküm bozulmuş, dosya yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilirken sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 15. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye taleplerinin reddi ile TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.