Sigorta tahkim yoluyla sürekli iş göremezlik tazminatı uyuşmazlığında, maluliyet raporunun haksız fiil tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmesi gerekliliği.
Özet: Bu hukuki metin, trafik kazası sonucu malul kalan bisikletli sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olup, davalı sigorta şirketinin itiraz hakem heyeti kararını temyiz etmesi üzerine, dosyanın incelenmesinde; uyuşmazlığın esasını oluşturan maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 16.01.2020 tarihinde yürürlükte olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" yerine, daha önceki bir yönetmeliğe göre düzenlendiğinin tespit edilmesi nedeniyle, kararın bu hukuki eksiklik temelinde değerlendirildiğini göstermektedir.
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ D.İş, ████████ K.
    SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
    SAYISI
    : İHK-██████████
    SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
    SAYISI
    : K-███████████
    İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.01.2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda, bisikletli sürücü müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 5.100,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 189.996,37 TL'ye yükseltmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; sağlık kurulu raporu usulüne uygun olmadığından eksik evrakla başvuru yapıldığını, bu eksikliğin ikmalinin yargılama sırasında mümkün olmadığını, sigortalı aracın sürücüsünün kusursuz olduğunu, ÇÖZGER'e göre yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının esas alınması ve davacının askerlik süresinin dikkate alınması gerektiğini, müterafik kusur bulunduğunu, CMK kapsamında bir uzlaşma varsa davanın reddi gerektiğini, müvekkili temerrüde düşmediğinden faiz talebinin reddi gerektiğini, hükmedilebilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
    III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın usulden reddine karar verilmiştir.
    IV.İTİRAZ
    Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın (kusur oranı dikkate alınarak) kısmen kabulüne, 94.998,19 TL'nin 28.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde, sağlık kurulu raporu usulüne uygun olmadığından eksik evrakla başvuru yapıldığını, bu eksikliğin ikmalinin yargılama sırasında mümkün olmadığını, dava şartı bulunmadığını, sigortalı aracın sürücüsünün kusursuz olduğunu, kaza tespit tutanağında da bu durumun belirlendiğini, ÇÖZGER'e göre yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının esas alınması ve davacının askerlik süresinin dikkate alınması gerektiğini, koruyucu tertibat kullanılmadığından müterafik kusur bulunduğunu, CMK kapsamında bir uzlaşma varsa davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
    B. Gerekçe
    1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
    Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
    Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve hakem heyetince hükme esas alınan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.10.2021 tarihli raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. 16.01.2020 kaza tarihi itibari ile Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir.
    İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
    3. HMK'nın 266 ncı ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir hükmüne yer verilmiştir.
    Somut olayda kaza tespit tutanağında davacı bisikletli şerit izleme kurallarını ihlal ettiğinden tam kusurlu bulunmuş, Savcılık aşamasında alınan 16.01.2020 tarihli kusur raporunda davacı sürücü %75, sigortalı aracın sürücüsü %25 kusurlu bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetince aldırılan 10.10.2022 tarihli kusur bilirkişi raporunda ise; olay yerinin okul yakını olduğu ve hız sınırının 30 km olduğu, sigortalı araç sürücüsü ve davacı sürücünün %50'şer oranında kusurlu oldukları belirtilmiş olup, İtiraz Hakem Heyetince sigortalı araç sürücüsünün %50 kusuruna göre hüküm kurulmuş, davalı yanca kusur oranına itiraz edilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda hakem heyetince, alanında uzman bilirkişiden kusur dağılımına ilişkin olarak raporlar arasındaki çelişkileri giderecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
    VI. KARAR
    1.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
    2. Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
    Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
    06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!