İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde Tornacılık Hizmetleri ve Mal Satışından Kaynaklanan Fatura Alacağının Tahsili İçin Başlatılan İcra Takibine İtirazın İptali Talebiyle Açılan Ticari Dava.
Özet: Tornacılık hizmetleri sunan davacı şirket, madencilik alanında faaliyet gösteren davalı şirkete verdiği tadilat, tamirat ve imalat hizmetleri ile mal satışlarından kaynaklanan alacaklarının, davalının ticari defterlerine işlediği ve itiraz etmediği 29 adet fatura ile sabit olduğunu belirterek, başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve kötü niyetli itiraz nedeniyle icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı ise, faturaların tek başına alacağı ispatlamaya yeterli olmadığını, hizmet veya mal tesliminin de kanıtlanması gerektiğini ve davacının bu durumu ispatlayamadığını savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
:█████/2023
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tornacılığa ilişkin her türlü tamir ve montaj, değişim dahil her türlü hizmeti verdiğini, borçlu şirketin ise maden alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkilinin, borçlu şirketin ticari işletmeleri için pek çok tadilat, tamirat imalat ve mal satış işi yaptığını, müvekkilinin davalı / borçlu şirket lehine gerçekleştirdiği; tadilat, tamirat ve imalat faaliyetleri çerçevesinde borçlu ticari işletmesine menfaat sağladığını, ancak müvekkilinin, borçlu şirket lehine yaptığı bu işlerin ücretini alamadığını, yaptığı iş ve işlemlerden kaynaklı alacakları için ayrıca fatura da kestiğini ve borçlu şirkete tebliğ edildiğini, borçlunun şirket takibe / davaya konu faturaları tebliğ aldığını, davaya konu uyuşmazlıkta da müvekkilinin borçlu şirkete yaptığı iş ve işlemler nedeniyle kestiği faturaları tebliğ etmişse de borçlu şirketin herhangi bir şekilde işbu faturalara itiraz etmediğini, borçlunun/davalının yasal düzenleme gereği ilgili faturaların içeriğini kabul etmiş sayılacağını, davalı/ borçlu şirketin bu faturaları ticari defterlerine işlediğini ve gerekli vergi indirimlerini dahi aldığını, müvekkilinin de buna ilişkin tüm vergilerini ödediğini, keza mahkemenin de takdir edeceği üzere işbu durumun Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, müvekkilinin borçlu ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ve fatura ile sabit hale gelen alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, başlatılan icra takibinde ödeme emrinin usulüne uygun şekilde borçluya tebliğ edildiğini, borçlu tarafından yapılan kötü niyetli, haksız ve mesnetsiz itirazın üzerine icra takibinin durduğunu, uyuşmazlığın ticari ilişkiden kaynaklandığından davanın ikame edilmeden öncelikle ticari dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu' na ... büro numarası ve 2023-... Arabuluculuk numarasıyla müracaatın yapılmış olup 01.12.2023 tarihinde taraflar arasında anlaşma olmadığına dair tutanak düzenlendiğini, Ticaret Sicili ve Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından görüleceği üzere şirket hisselerinin sıklıkla el değiştirdiğini, şirketin aktifleri ve malvarlıklarının elden çıkarılmaya çalışıldığı duyumununun müvekkili tarafından alındığını, bu nedenle borçlunun tüm mal ve alacakları üzerine tedbir konulmasını talep ettiklerini, davalı borçlu şirketi adına kesilmiş 29 adet fatura bedelini ödemediği gibi alacağın sürüncemede bırakmak için kötüniyetli olarak iş bu itirazı yaptığını, itiraz kötüniyetli olduğundan davalı borçlu aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyanlarla, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile borçlunun tüm mal ve alacakları üzerine tedbir konulmasına, davalı / borçlunun .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötüniyetli davalı / borçlunun takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı / borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından; müvekkili şirkete tadilat, tamirat ve imalat faaliyetlerine ilişkin hizmet verdiği, iddia edilen bu hizmete istinaden fatura düzenlediği, faturayı usulüne uygun şekilde müvekkile tebliğ ettiği ve faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu hususlarının tamamının birlikte ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca Yargıtay'ın, fatura ve cari hesap iddiasıyla açılan itirazın iptali davasında, ticari defterlerde alacağın kayıtlı olmasını tek başına yeterli görmediğini, mal veya hizmetin verildiğinin ispatını zorunlu gördüğünü, ne var ki, davacı tarafın, müvekkili şirkete mal ve /veya hizmet sağladığını ispat edemediği dikkate alındığında, yukarıda ifade edilen hususların tamamının birlikte ispat edilemediğini, mahkeme tarafından işbu hususun değerlendirilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından davacının iddia ettiği faturaların tamamına ilişkin olarak fatura konusu hizmetin verilip verilmediğine dair inceleme ve araştırma yapılması zaruretini arz ettiğini, zira davacı tarafından iddia edilen hizmete dair salt faturaların, dayanak belgelerle desteklenmediği sürece tek başına davacı yararına delil teşkil etmeyeceğini, bu bakımdan davacı tarafından ileri sürülen belgelerin tamamının kesinlikle kabullerinde olmayıp tamamına itiraz ettiklerini, bununla birlikte davacı tarafından iddia ettiği faturalar haricinde herhangi bir delil ileri sürülmemiş olup, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının delillerinin HMK gereği sunulduğundan hiçbir şekilde davanın genişletilmesine ve ek delil ibrazına muafakatlarinin olmadığını, müvekkili şirketin, iddia edilen faturaları kabul etmediğini, nitekim tacirin, faturayı karşı tarafa tebliğ ettiğini, karşı tarafın da faturayı kabul ettiğini ispat etmedikçe faturayı delil olarak isnat edemeyeceğini, bu bağlamda faturaları defterlerine işlemiş olsa dahi salt bu husus davacı yan lehine delil teşkil etmeyeceğini, bununla birlikte, genel anlamda mal ve hizmete dair düzenlenen faturanın, taraflar arasındaki temel ilişkiye dayalı olarak düzenlendiğini, ancak ortada ticari bir ilişki yoksa, fatura içeriğine itiraz edilmemiş olsa dahi bu durum aleyhine fatura düzenlenen kişi için bir sonuç doğurmayacağını, davacının iddia ettiği alacağı kabul etmedikleri kaydıyla, icra takibinden önce temerrüde düşürülmemiş olan müvekkili şirketten takip öncesi faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının itirazın iptali ve takibin devamına dair talebinin reddi yanında icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiği kaydı ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete tadilat, tamirat ve imalat faaliyetlerine dair hizmet verdiği, bu hizmete istinaden fatura düzenlediği, faturayı usulüne uygun şekilde müvekkiline tebliğ ettiği ve faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu hususlarının tamamının birlikte ispat edilemediğini, itirazın iptali davasında, ticari defterlerde alacağın kayıtlı olmasının tek başına yeterli olmayıp, faturalara konu hizmetin verildiğinin ispat edilmesinin gerektiğini, faturalara konu hizmete dair taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmamakta olup, davacı tarafından iddia edilen fatura konusu hizmetlerin müvekkili şirkete sağlanmadığını, bu itibarla davacının iddia ettiği hiçbir belgenin kabulü mümkün olmayıp, taraflarından itiraz edildiğini, müvekkili şirket hakkında yukarıda ifade edilen usul ve yasaya aykırı çek ile takibe geçildiğini, dolayısı ile davacı tarafından daha önce de iddia edilen alacağın gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığı dikkate alındığında, iddia edilen fatura konusu hizmetlerin verilip verilmediği hususunun ayrıca değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu beyanlarla fazlaya ilişkin cevap ve beyanları ile sair tüm hakları saklı olmak kaydı ile, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı yerinde olmakla, davacının haksız, mesnetsiz ve ispat edilemeyen davasının reddine, alacağın %20’sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, Arabuluculuk Son Tutanağı, .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, Davacı ... tarafından Davalı ... Elektrik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine 1.390.572,57.-TL tutarındaki toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67/1 maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin : "Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden davacı vekilinin dava konusu alacağını teminen davalının uyuşmazlık konusu olmayan menkul ve gayrimenkullerinin üzerine tedbir konulmasını talep etmiş olduğu, ayrıca dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler mahkememizce yaklaşık ispat kuralı için yeterli görülmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçeleriyle reddine karar verilmiştir.
█████/2024 tarihli ara karar ile davacının davaya konu ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için mahal mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat dosyası ile alınan bilirkişi raporunda neticeten;
"Davacı ...'ün 2021 mali yılında ... Elektrik San Tic. A.Ş'ye mal ve hizmet bedeli olarak 16 adet fatura kestiği, bu faturalarının tamamını yevmiye defterine kaydederek muhasebeleştirdiği 2021 yılı BS Formlarında ... Elektrik San Tic. A.Ş adına 5 adet fatura bildiriminde bulunduğu 11 adet kestiği faturanın bildirimini yapmadığı tespit edilmiştir.
Davalı ... Elektrik San Tic. A. Ş 2021 mali yılından ...'ten aldığı mal ve hizmet beledi olarak & adet fatura beyan etmiştir.
BS Formunda toplam fatura adedi ile mal ve hizmet bedeli toplamı( Kdv hariç) tutar bildirildiğinden defter kaydına alınmış fakat BS Formunda beyan edilmemiş 11 faturanın dosyadaki bilgi ve belgeler ile tespiti mümkün değildir.
Davacı ile davatının 2022 mali yılında mal ve hizmet bedeline dayalı fatura beyanları birbirini tutmaktadır. ...'ün 2022 mali yılında resmi defter kayıtlarının mevzuata uygun şekilde yapıldığı tespit edilmiştir.
T.C. .... İcra Dairesinde 2023 / ... Esas nolu dosyada 2021 yılına ait 16 adet faturanın 2022 yılına ait 13 faturanın alacak takibinin başlatıldığı tespit edilmiştir.
Davacı ...'ün ödeme bilgileri ile davalı firmaya ait cari hesap bilgileri birçok defa talep edilmesine rağmen tarafıma bildirilmediği için ve resmi fatura beyanlarındaki tutarsızlıklar sebebiyle davacının davalıdan alacağı alup olmadığını hesaplamak mümkün değildir..." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Talimat yoluyla alınan bilirkişi raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur. Mahkememiz █████/2024 tarihli ara kararı ile talimat mahkemesince aldırılan bilirkişi raporuna karşı itirazların ana heyete atanan mali müşavir bilirkişi tarafından değerlendirilmesine karar verilmiştir.
█████/2024 tarihli celsede .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takibine vaki itirazın iptalinin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı tarafından davalıya tamir, montaj, değişim vb. hizmet verilip verilmediği hususlarında bilirkişilerden rapor aldırılmasına karar verilmiş, Mali Müşavir ... Ve Sözleşmeler Alanında Uzman ... tarafından düzenlenen heyet raporunda sonuç ve özetle;
6) SONUÇ VE KANAAT
:
Dosya mevcudu, davacı ve davalı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;
6.1 İncelenen davacı şirkete ait 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davacı şirketin 2021, 2022 ve 2023 ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davacı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
6.2 Davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi için dosyanın tarafımıza tevdii edildiği tarihten, rapor düzenleme tarihine kadar davalı şirket vekili Av. Semih Can Güngör ile telefonda iletişime geçilmiş olup, davalı şirket vekilinin ticari defterleri ibraz etmeyeceklerini bildirmesinden dolayı davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmediği,
6.3 Davacı ...'ün akde faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 12.09.2023 tarihi itibariyle davalı ... Elektrik San. Ve Tic. A.Ş.'den 1.081,701,22 TL cari hesap alacağının bulunduğu,
6.4 Dosya münderecatından davacının davalıya takip konusu alacağa ilişkin hizmet verdiğine dair kendi ticari defter kayıtları dışında bir belgeye rastlanılamadığı, ancak davalı şirketin de inceleme esnasında ticari defterlerini ibraz etmediği, bu duruma HMK m. 220/f.3 hükmü ile bir sonuç bağlandığı, Nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin somut olay ile benzerlik arz eden bir dosyada davacının defterlerini incelemeye sunduğu ve fakat davalının incelemeye sunmadığı durumda davacının davasının ispat etmiş olduğunu ifade etti;
Tüm bu açıklamalardan sonuçla nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere şayet Muhterem mahkemece davacının hizmeti verdiği veya davalının ticari defterlerini sunmaktan imtina etmesi üzerine davacının ticari defterlerinin delil niteliğini haiz olduğu kanaatinde olunması durumunda Davacı ...'ün düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 12.09.2023 tarihi itibariyle davalı ... Elektrik San. Ve Tic. A.Ş.'den 1.081,701,22 TL cari hesap alacağının bulunduğu ve bu bedelin tahsilini talep edebilmesinin mümkün olduğunun ifade edilebileceği, bua karşın Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması bir başka ifade ile davacının hizmeti vermediği veya davalının ticari defterlerini sunmaktan imtina etmesine rağmen davacının ticari defterlerinin tek başına delil niteliğini haiz olmayacağı kanaatinde olunması durumunda davacının davalıdan talepte bulunmasının mümkün olmadığının ifade edilebileceği,
6.5 Davalı şirketin icra takip tarihi olan 12.09.2023 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü,
6.6 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun; .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takibine vaki itirazın iptalinin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı tarafından davalıya tamir, montaj, değişim vb. hizmet verilip verilmediği noktalarında toplandığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya içeriğine göre; açılan dava, davacı tarafından davalı lehine gerçekleştirdiği iddia olunan tadilat, tamirat ve imalat hizmetleri bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili; müvekkilinin tornacılığa ilişkin her türlü tamir ve montaj, değişim dahil her türlü hizmeti verdiğini, borçlu şirketin ise maden alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkilinin, borçlu şirketin ticari işletmeleri için pek çok tadilat, tamirat imalat ve mal satış işi yaptığını, müvekkilinin davalı lehine gerçekleştirdiği tadilat, tamirat ve imalat faaliyetleri çerçevesinde borçlu ticari işletmesine menfaat sağladığını, ancak müvekkilinin, borçlu şirket lehine yaptığı bu işlerin ücretini alamadığını, yaptığı iş ve işlemlerden kaynaklı alacakları için ayrıca fatura da kestiğini ve borçlu şirkete tebliğ edildiğini, borçlunun takibe konu faturaları tebliğ aldığını, davalının işbu faturalara itiraz etmediğini, davalının yasal düzenleme gereği ilgili faturaların içeriğini kabul etmiş sayılacağını, davalının bu faturaları ticari defterlerine işlediğini ve gerekli vergi indirimlerini dahi aldığını, müvekkilinin de buna ilişkin tüm vergilerini ödediğini ifade ettiği,
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile de; davacı tarafından müvekkili şirkete tadilat, tamirat ve imalat faaliyetlerine dair hizmet verdiği, bu hizmete istinaden fatura düzenlediği, faturayı usulüne uygun şekilde müvekkiline tebliğ ettiği ve faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu hususlarının tamamının birlikte ispat edilemediğini, itirazın iptali davasında, ticari defterlerde alacağın kayıtlı olmasının tek başına yeterli olmayıp, faturalara konu hizmetin verildiğinin ispat edilmesinin gerektiğini, faturalara konu hizmete dair taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmamakta olup, davacı tarafından iddia edilen fatura konusu hizmetlerin müvekkili şirkete sağlanmadığını ifade ettiği görülmüştür.
Dava konusu olayda, davacı davalıya hizmet verdiği ancak hizmet karşılığını tahsil edemediği iddiasında iken; davalı taraf herhangi bir hizmetin verilmediği ve salt fatura düzenlemenin alacağın ispatı için yeterli olmadığı iddiasındadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için aranan unsurlar Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında birlikte düzenlenmiştir. Buna göre, “Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usülüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır” (m. 222/2). Kanun'da “tüm defterlerin” usülüne uygun şekilde tutulmuş ve birbirini doğrulaması aranmakla birlikte, doktrinde haklı olarak bu ifadenin “uyuşmazlıkla ilgili kayıtların yazılabileceği defterler” şeklinde anlaşılması gerektiği; aksi hâlde, dava konusu ihtilafla hiç ilgisi olmayan bir defterin (örneğin pay defterinin, karar defterinin) tutulmamış olmasının tacirin ticari defterlerine delil olarak dayanmasını engelleyeceği belirtilmektedir”. Eksik olan, usülüne uygun tutulmayan, açılış kapanış onayları bulunmayan ve birbirini doğrulamayan ticari defterler sahibi lehine değil, ancak aleyhine delil teşkil edebilir. Tacirin defterlerinin lehe delil teşkil etmesi için birden fazla deftere kayıt yapılması gereken hâllerde, bu defterlerin tamamının usülüne uygun şekilde tutulması ve defterlerdeki kayıtların birbirini doğrulaması gerekir. Ticari defterlerin birbirlerini doğrulamasından anlaşılması gereken, sadece aynı defter içindeki bilgilerin birbirini teyit etmesi değildir. Tacir tarafından tutulması gereken hem zorunlu hem de ihtiyari defterlerdeki bilgiler birbirini doğrulamalıdır. Tacirin ticari defterlerine kendi lehine delil olarak dayanabilmesi için yukarıda sayılan şartların yerine gelmesi yeterli olmayıp Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen ihtimâllerden birinin de yerine gelmesi gerekmektedir. Buna göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için; Diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya İlgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (m. 222/f.3). Kanun'da karşı tarafın defterleri bakımından böyle bir şart getirilmesinin nedeni, bir kimsenin kendi lehine yazdığı hususların başkası aleyhine delil teşkil etmeyeceği, onun aleyhine delil olarak kullanılamayacağı kaidesidir.
Mahkememizce aldırılan 07.11.2024 tarihli bilirkişi raporunun mali müşavir bilirkişi değerlendirmesine göre; incelenen davacı şirkete ait 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davacı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davacının 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacının düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 12.09.2023 tarihi itibariyle davalı ... Elektrik San. ve Tic. A.Ş.'den 1.081,701,22 TL cari hesap alacağının bulunduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişi heyetinden aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı deliller ile birlikte incelendiğinde, davacının davalıya takip konusu alacağa ilişkin hizmet verdiğine dair kendi ticari defter kayıtları dışında bir belgeye rastlanılamamıştır. Davalı şirket de inceleme esnasında ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Bu duruma HMK m.220/f.3 hükmü ile bir sonuç bağlanmıştır. Gerçekten de anılan kanun hükmü: “Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.”hususlarını düzenlemiştir.
Nihayet mahkememizce yapılan yargılama neticesinde ulaşılan kanaate göre, davacının davalıya tamir ve montaj, değişim hizmetleri verdiği, davalının ticari defterlerini sunmaktan imtina etmesi üzerine davacının ticari defterlerinin delil niteliğini haiz olduğu kanaatinde olunduğu, bu haliyle davacının düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 12.09.2023 tarihi itibariyle davalı ... Elektrik San. ve Tic. A.Ş.'den 1.081,701,22 TL cari hesap alacağının bulunduğu ve bu bedelin tahsilini talep etmesinin haklı ve hukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafın işlemiş faiz talebi açısından yapılan değerlendirmede; Bir alacağa takip yahut dava öncesi faiz talep edilebilmesi için ödeneceği tarihin kesin olarak belli olması ya da karşı borçlunun bir ihtar ya da ihbarla temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Davacı yan, TTK 10. uyarınca karşılıklı bir anlaşma ve belirlenmiş bir vadeye ilişkin belge ve yine herhangi bir ihtar dosyaya sunmamıştır. Bu nedenlerle takipten önce faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Aynı gerekçeyle davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde bildirdiği bir adet karşılıksız çek için icra takibi yapıldığından dolayı çek miktarı açısından takip tarihinden itibaren işlemiş faiz hesaplanması gerektiği yönündeki iddiasına da itibar olunmamıştır.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2023/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 3.120,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak taraflar aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM
: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile;
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin;
a) 1.081.701,22 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacağa icra takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına,
b) Asıl alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 216.340,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 73.891,01.-TL karar ve ilam harcından, yatırılan 23.747,51‬.-TL (6.952,86.-TL'sinin icra dosyasından) peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 50.143,50.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 23.747,51.-TL peşin harç ile 269,85.-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 163.438,17.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 49.414,62.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 21.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 437,50.-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 60,80.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 21.498,3‬0.-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 16.723,13.-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 2.471,70.-TL'sinin davalıdan, 648,3‬0.-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı (davacı vekilinin e duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!