İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında cirantaya başvurmak için ödememe protestosu şartının incelendiği istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bononun cirantası olan davacının, keşideciye ödememe protestosu çekilmediği gerekçesiyle kendisine karşı başlatılan icra takibinden borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı menfi tespit davası hakkındadır; ilk derece mahkemesi davacıyı haklı bularak borçsuzluğuna karar vermiş, davalı ise keşidecinin tasfiye halinde olması nedeniyle protesto çekme zorunluluğunun bulunmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiş olup, istinaf incelemesi Türk Ticaret Kanununun ilgili maddeleri uyarınca hamilin cirantaya başvurabilmesi için keşidecinin süresi içinde protesto edilmesi gerektiği ilkesi üzerinden sürdürülmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas, ███████ KararDAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2025İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ciranta konumunda olduğu bonoya dayalı davalı tarafça 21.11.2022 tarihinde müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı 08.11.2019 vade tarihli 19.000,00 TL bedelli bonodan mütevellit kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak cirantaya başvuru koşulu olan ''ödememe protestosunun'' takip dayanağı belgelere eklenmediğini, keşideciye karşı ödememe protestosu çekilmediğinden davalının, davacıya müracaat hakkı bulunmadığını, davalı hamil ile müvekkili arasında doğrudanlık ilişkisi de bulunmadığından bahse konu bonolara yazılı delil başlangıcı niteliğini haiz olmadığını, müvekkilinin icra takibinden borçlu olmadığının tespitine yönelik karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ciro silsilesinde herhangi bir kopukluğun bulunmadığını, davaya konu bononun geçerli bir bono olup müvekkilinin yetkili hamil olup alacaklı konumunda olduğunu, ancak davalı ile diğer senet borçluları işbu senetteki borç miktarını müvekkiline vadesinde ödemediğini, senedin keşidecisi ... Dış Ticaret Ltd. Şti tasfiye halinde olduğundan müvekkilinin ödememe protesto çekme yükümlülüğü bulunmadığını, davacının bonoda bulunan imzaya herhangi bir itirazı bulunmadığını, davacı tarafından 5 günlük süre içerisinde itirazlarını İcra Hukuk Mahkemesinde ileri sürülmeyerek işbu davayı ikame etmesi kötü niyetli olduğunu, davanın reddine alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
: "1-Davanın kabulüne; davacının, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında, takibe konu █████/2019 düzenleme ve █████/2019 vade tarihli, 19.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine," Şeklinde karar vermiştir.İSTİNAF İSTEMİ
: Davalı vekili istinaf isteminde; Dava dışı ... Ticaret Limited Şirketi tarafından dava dışı ... Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne emre muharrer senet keşide edildiğini, sonrasında senetin ... Malzemeleri Elekronik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti tarafından davalı ...'a ciro edildiğini, davalı tarafından dava dışı ...'e ciro edildiğini en son ise ... tarafından da müvekkiline ciro edildiğini, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığını, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, keşidecisi ... Ticaret Ltd. Şti tasfiye halinde olduğundan müvekkilin ödememe protesto çekme yükümlülüğü bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu uyarınca başvurma hakkının kullanılması için protestoya gerek duymadığı haller; Protestodan muafiyet kaydı, keşidecinin iflası ve mücbir sebep olduğunu, takibe süresinde itiraz edilmeyerek dava açılmasının TMK 2 maddesine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosyanın yapılan önincelemesinde dava değerinin kesinlik sınırında olup olmadığı incelenmiş olup her ne kadar ilk dava 19.000TL üzerinden harçlandırılmış ise de, ilk derece mahkemesinin öninceleme ara kararına istinaden dava değerinin 42.148,51TL olduğu tespit edilmiş ve davacı yanca, harç bu tutar üzerinden tamamlanmış olmakla karar tarihi itibarı ile kararın istinaf yasa yolunun açık olduğunun kabulü gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 778. maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK'nın 714 ve 730. maddeleri uyarınca, belirli bir günde veya keşide gününden veya görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir bonoya dayanarak hamilin lehtara ve diğer cirantalara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin cirantayı takip edemez. Somut uyuşmazlıkta; takibe konu bonoda davacının ciranta olduğu, davalının ise hamil olduğu görülmektedir. Yetkili hamil olan alacaklı davalının davacı ciranta hakkında takip yapabilmesi için, bononun keşidecisine ödememe protestosu göndermesi zorunludur. Protesto çekilmemesi müracaat hakkının kaybına yol açar. Bu durumda keşideci protesto edilmediğinden davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup davalı vekilinin keşidecinin tasfiye halinde olduğuna ilişkin savunması, bononun vade tarihi, tasfiye ilanına ilişkin sicil gazetesi ve TTK dikkate alındığında yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden davalının istinaf isteminin esastan reddine karar ermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.879,16TL harçtan, peşin alınan 719,79TL harcın mahsubu ile bakiye 2.159,37TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 20TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2025