Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, işçinin 1991 yılına ait sigorta başlangıç tarihinin tespiti davasında Sosyal Güvenlik Kurumu temyizini reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacı, davalı işyerinde 10.06.1991 tarihinde başladığını ancak primleri yatırılmadığını iddia ettiği çalışmasının sigorta başlangıç tarihi olarak tespitini talep etmiş; ilk derece mahkemesi bu istemi kabul etmiş, davalı kurumun karara karşı yaptığı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, ardından kurumun temyiz başvurusu da bir üst mahkeme tarafından incelenerek, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasalara uygun bulunması nedeniyle onanmasıyla davacının sigorta başlangıç tarihinin tespiti yönündeki hüküm kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 1. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in (... Kent) yanında 10.06.1991 tarihinde çalışmaya başladığını, yaklaşık 3 ay kadar çalıştığını, aynı tarihli sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini ancak davalı tarafından Kuruma sigorta primlerinin yatırılmamış olduğunu, Kuruma 13.06.2016 tarih ve 8427478 sayılı dilekçe ile başvurduğunu, Kurum tarafından 16.03.2016 tarih ve 3445016 sayılı yazı ile işveren tarafından 1991/1-2 ve 1992/1. dönem bordrolarının verilmediğinden bahisle talebinin reddedildiğini belirterek, sigorta başlangıç tarihinin 10.06.1991 olarak tespitine karar verilmesini dava etmiştir.II.CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, çalışma olgusunun kanıtlanması bakımından Yargıtay içtihatları ile belirlenen ilkelere uygun araştırma ve inceleme yapılması gerektiğini, resmi kayıt ve belgelerin aksinin tanık sözleri ile kanıtlanamayacağını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı ... tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " davanın kabulüne, davacı ...'in; ... Sigorta Sicil Numaralı olarak, 4592003202 iş yeri sicil numaralı davalı ... unvanlı iş yeri bünyesinde sigorta başlangıç tarihinin 10.06.1991 olduğunun tespitine..." karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve SonuçUyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.