**Sigortalılık tespit davasında, 22.09.1997 tarihli bir günlük çalışmanın çıraklık dönemine denk gelmesi ve hak düşürücü süre gerekçesiyle reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi.**
Özet: Davacı vekilinin, davalı kurumda 22.09.1997 tarihinde bir günlük sigortalılık tespiti talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, davacının çıraklık eğitim merkezi üzerinden yapılan tescilinin 5 yıllık hak düşürücü süreyi kesmediğini, işveren tarafından talep edilen tarihte herhangi bir işe giriş bildirgesi verilmediğini ve davacının o tarihte 18 yaşından küçük olmasının da dikkate alınabileceğini belirterek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermiş; istinaf mahkemesi de bu kararı esastan reddederek onamıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 16. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ... Kundura San. Tic. ve Ltd. Şti. işyerinde 22.09.1997 tarihinden itibaren en az bir gün süreyle asgari ücret seviyesinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, İzmir Çıraklık Eğitim Merkezinden verilmiş olan 22.09.1997 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin 5 yıllık hak düşürücü süreyi kesmeyeceğini, davacının 506 sayılı Kanun'un 3-II-B no.lu bendinde yer alan çırak vasfında olup olmadığının araştırılması, Çıraklık Eğitim Merkezinden çıraklık dönemine ilişkin kayıtların celbedilmesi, buradaki imzalı beyanlarının tetkik edilmesi, çıraklık başlangıç ve bitiş tarihlerinin tespit edilmesi gerektiğini, davacının çalışma iddiasının tüm sigorta kollarına tabi olduğu kanaatine varırsa, tespitini istediği tarihte 18 yaşından küçük olmakla 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi uyarınca 22.09.1997 tarihinin sigortalılık başlangıcı olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacının 18 yaşını 09.10.2001 tarihinde doldurduğunu, 22.09.1997 tarihindeki çalışması kabul edilse bile 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi ve Ek geçici 1. maddesinin 3. fıkrası gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 09.10.2001 tarihi olarak dikkate alınması gerekeceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde; dava, niteliği itibariyle 1 günlük sigortalılığın tespiti talebine ilişkindir. Kurum kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacının 22.09.1997 tarih 07.01.1998 tarih 0020649 varide no.lu çıraklara ilişkin olan işe giriş bildirgesine istinaden kısa vadeli sigorta kolları yönünden tescilinin yapıldığı, davacının 13.04.2023 tarih 70434831 sayılı talebiyle davaya konu döneme ilişkin hizmetlerinin hizmet döküm cetveline işlenmesi yönünde talepte bulunduğu, Kurum tarafından verilen 21.06.2023 tarihli cevabi yazıda talepte bulunulan dönemde çırak olduğu için bu dönemin tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışma dönemi statüsünde kabulünün mümkün olmadığı bilgisinin davacıya verildiği anlaşılmaktadır. Davacının tespitini istediği 22.09.1997 tarihine ilişkin Kurumda ... sicil no.lu dosyada işlem gören ... Kundura San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yeri tarafından herhangi bir işe giriş bildirgesi verilmemiş olduğu sabittir. Bu iş yeri tarafından davacı adına çalışma bildirimlerinin 30.09.2000 tarihinde başladığı, 11.03.2023 tarihinde son bulduğu, çalışmanın sürekli bir çalışma değil bu çalışmanın kesintili bir çalışma olduğu sabittir. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde gerek iş yeri tarafından 22.09.1997 tarihinde herhangi bir işe giriş bildirgesinin verilmemiş olması, ... Kundura isimli iş yerinden herhangi bir bordronun davacı adına kuruma gönderilmediği, çalışmalarının kesintili olduğu dikkate alındığında hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi gündeme gelmektedir. Davacı tarafça 22.09.1997 tarihinde 1 günlük çalışmanın tespitinin talep edildiği, yönetmelikte belirtilen belgelerden hiçbirinin o tarihte iş yeri tarafından kuruma verilmemiş olduğu, SGK tarafından yapılmış herhangi bir tespitte bulunmadığı dikkate alınarak 22.09.1997 talep tarihi olmak üzere 01.01.1998 tarihi dikkate alınarak davanın en son 31.12.2003 tarihinde açılması gerektiği, 5 yıllık hak düşürücü sürenin çok önceden dolmuş olduğu, çıraklık eğitim merkezi tarafından verilmiş olan işe giriş bildirgesinin bu 5 yıllık hak düşürücü süreyi de kesmeyeceği, bu haliyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiği anlaşılmakla ..." gerekçesine dayalı olarak "Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine," karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ilk işe giriş bildirgesinin verildiği 22.09.1997 tarihinden işten ayrıldığı 11.03.2023 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, çalışma bildirimlerinin dava dışı ... Kundura San. Tic. ve Ltd. Şti. tarafından 30.09.2000 tarihinde bildirildiğini, bu durumda müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin dördüncü kısmında işverence verilecek belgelerin düzenlendiğini, bunlardan aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişi vs. birisinin dahi verilmiş olması halinde Kanun'un █████. (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemeyeceğini beyanla, kararın temyizen bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve SonuçUyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.