Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanığın kamu malına zarar verme suçundan mahkumiyetini, geçersiz tefhim nedeniyle temyiz süresinin kabulü ve dava zamanaşımının dolması sebebiyle bozarak kamu davasının düşmesine karar verdi.
Özet: Kamu malına zarar verme suçundan mahkûm edilen sanığın temyiz başvurusu, yerel mahkemenin yanıltıcı kanun yolu bildiriminden kaynaklanan usulsüz tefhim nedeniyle süresinde kabul edilmiş; yapılan incelemede ise mahkûmiyet karar tarihinden itibaren suçun dava zamanaşımının dolduğu tespit edildiğinden, hüküm bozulmuş ve sanık hakkındaki kamu davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    ŞİKÂYETÇİLER
    : ..., ..., ...,
    ...
    SUÇ
    : Kamu malına zarar verme
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Düşme
    Sanık müdafiinin 14.06.2023 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde de bulunduğu, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olduğu, Mahkemenin 22.06.2023 tarihinde verdiği temyiz talebinin süreden reddine dair ek kararın yok hükmünde olduğu, hüküm tarihinde duruşmada bulunan sanığa gerekçeli kararın tefhim edildiği, ancak kanun yolu bildirim kısmında "karara karşı tefhim ve tebliğden itibaren 7 gün içinde" temyiz edilebileceğinin yazılması suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından tefhimin usûle uygun olmayıp geçersiz olduğu değerlendirilerek, Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2008 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından yapılan 14.06.2023 tarihli temyiz ve eski hâle getirme talebinin yerinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımının, 21.11.2008 olan mahkûmiyet karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!