İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, tescilli baklava markasının davalı tarafından kötü niyetle taklit edilerek haksız rekabete yol açılması ve müşteri yanıltması iddiası.
Özet: Davacı, 2012 yılında tescilli ve tanınmış ---- markasının sahibi olarak, davalının 2020 yılında kötü niyetle benzer bir marka tescil edip, müvekkilinin markasını doğrudan kullanarak veya karıştıracak şekilde aynı faaliyet alanında düşük kaliteli ürünler satarak haksız rekabet oluşturduğunu, bu durumun müşterilerde karışıklık yarattığını, müvekkilinin marka itibarını zedeleyerek ekonomik zarar verdiğini, önceki bilirkişi raporu ve ihtiyati tedbir kararıyla da bu tecavüzün sabit olduğunu belirterek, marka hakkına tecavüzün durdurulması ve davalının markasının hükümsüzlüğünü talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: 2025/8
DAVA
: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İ D D İ A / Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sahibi olduğu "----" isimli marka █████/2012 tarihinde müvekkili tarafından tescil ettirildiğini ve uzun yıllardır kaliteli baklava üretimi yaptığını, piyasada tanınırlığı olan bir marka olduğunu. Davalının ise müvekkilinin markasının tanınırlığını bildiği için kötüniyetli hareket ederek ---- İsimli markayı █████/2020 tarihinde tescil ettirerek bu markayı kullanıp haksız rekabete neden olduğunu, Davalıların müvekkiliyle birbirine yakın semtlerde, aynı faaliyet konusunda faaliyet göstermekte olup ---- markasını kullanmakta ve bundan haksız menfaat elde ettiğini Davalıların "----" isimli markası olduğu ve ---- isimli şubeleri bulunduğu halde son 2-3aydır Müvekkilin markası olan "-----" isimli şubeler açtığını, Bu yeni açtığı şubelerde de düşük kalitede ve düşük fiyatta ürünler satarak müvekkili markasına zarar vermeye çalıştığını, Davalıların 19 TL ye satmış olduğu baklavalarda "----" markasını kullandığını, yüksek fiyatlı ürünlerde ise "----" markasını kullandıklarını, Düşük kalitedeki baklavalarını ---- markasını adı altında satarak ----- baklavalarının kalitesiz olduğunu düşündürdüğünü, bu seferde müvekkilinin markası ile aynı marka olduğunu düşünen müşteri tarafından yanlış intiba oluşturduklarını. Müvekkil firma adına daha önceden tescil edilmiş ---- isimli markanın yazımı, logosu ve işletmenin iç dizaynı muhatap firma ile aynı olduğunu, Müvekkil firma ile davalı firma birbirine yakın semtlerde aynı marka ismiyle faaliyet göstererek baklava üretimi yapması ve fabrika satış mağazası şeklinde satışa sunulması sebebiyle müşteri tarafından karıştırılmakta ve firmaya duyulan güven zedelediğini, Davalılarca iltibas yaratıldığını, bu şekilde haksız kazanç elde edildiğini müvekkilinin markasının tanınmışlığı ve itibarından faydalanarak marka hakkına tecavüz edildiğini---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi---- esas sayılı dosyası ile davalı tarafın müvekkilinin firmasına karşı yönelik haksız menfaat sağlamak amacıyla marka hakkına tecavüz ettiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu İlk derece mahkemesi ise gerekçeli kararında " her iki tarafın hak ve menfaatleri arasında denge sağlamak ve ihtiyati tedbir talep edenin bu süreçte muhtemel zararlarının teminatı olmak üzere , davalı tarafın 6769 sayılı SMK 159/2-c bendi gereğince aleyhine tedbir islenen tarafından 50.000,00 TL nakdi yada gayri nakdi teminatın yada kesin süresiz banka teminat mektubunun kararın tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre içinde mahkememize depo edilmesine..." karar verilmiş olduğunu, bu sebeple de iki haftalık süre içinde haksız rekabetin önlenmesi ve markanın hükümsüzlüğü talepli dava açma zorunluluğu doğduğunu, Müvekkilin tescilli markasının 30. Sınıf kapsamında “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar.” Emtialarında tescilli olup aleyhine tespit istenen 35. Sınıf ve 43. Sınıfında tescilli olduğunu Nice sınıflandırması ve TPE tebliğine göre “farklı sınıflarda yer almalarına rağmen halk nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ticaret ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmetlerin benzer olarak değerlendirilmesi” mümkün olduğunu, Yargıtay da kararlarında mal ve hizmetlerin Nice sınıflandırması ve TPE tebliğine göre mutlaka aynı sınıfta kullanılmasını değil, benzer mal ve hizmetler yönünden kullanılmasını esas alındığını. ----- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin---- Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda da "aleyhine tespit istenenin tescil kapsamını aşarak ----- ibaresini tatlı markası gibi lanse etmek suretiyle, tespit isteyen adına tescilli markanın kapsamına girdiği tespit edilmiştir. Bununla beraber aleyhine tespit istenenin kullanımlarındaki ---- ibareleri incelendiğinde ---- ibarelerinin marka görselinde tali unsuru oluşturduğu, markada baskın ve ana unsurun ---- ibaresi olduğu" sonuç ve kanaatine varılmış olduğunu. Bilirkişi raporuyla da aleyhine tespit istenenin --- markasının kapsamına girdiği tespit edildiğini. Davalı tarafından müvekkilinin tescilli markasına tecavüz edildiği ortada olup müvekkilimizin marka itibarı zedelenmekte olduğundan bu tecavüzün durdurulması gerektiğini. Davalılar tarafından müvekkilin tescilli markasına tecavüz edilmekte olup hakları ihlal edilmekte olduğunu, Davalının faaliyeti, ekonomik bakımdan müvekkil şirkete büyük zararlar vermekle birlikte marka değerini de düşürdüğünü, Davalı her ne kadar ----- markasını tescil ettirmiş olsa da 6769 sayılı SMK 155. Maddesinde Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez. Denildiğini. Davalının ---- marka nolu 22.10.2020 tescil tarihli ----- markasının hükümsüzlüğüne, Davalının müvekkile ait markayı haksız kullandığının tespitine, tecavüzün ve haksız rekabettin önlenmesine, tüm şubelerdeki "----" ibaresi taşıyan tabela, broşür ve kutularının, poşetlerinin imha edilerek sonuçların ortadan kaldırılmasını talep etmişlerdir.
K A R Ş I İ D D İ A /Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, müvekkili olan ----- neden huzurdaki davayı yönelttiği anlaşılamadığını, tecavüz iddiasına konu olan ---- markası müvekkili ...'e ait olup, ----ile bir ilgisi bulunmadığını, ----- markası altında faaliyet gösteren diğer işyerleri de ... adına kayıtlı olduğunu, --- yönünden husumet yokluğu nedeni ile davanın usulden reddini talep etiklerini. Davacı, kendisinin uzun yıllar kaliteli baklava ürettiğini ve piyasada tanınır olduğunu ileri sürdüğünü, Bu hususa dair en ufak bir delil sunulmadığını, Davacının markası 2011 yılında üretim sınıfı olan 30. sınıfta tescil edilmiş olup, yalnızca üretim konusunu kapsadığını, müvekkile ait marka, satış ve pazarlama alanına ait olup, hizmet sınıfı olan 35 ve 43. sınıfta tescilli olduğunu. Dolayısı ile iki farklı alanda tescil edilen markanın söz konusu olduğunu. Yine aynı şekilde logo ve yazım biçimi bakımından da davacının iddiasının aksine her iki marka farklı olup, davacının marka logosunun üzerinde kırmızı zemin üzerinde ---- yazmakta, müvekkilin markasında ise sadece düz yazı ile “----" ibaresi bulunduğunu böylece nice sınıfları bakımından farklı alanlarda tescilli olan her iki markanın isim ve logonun ayırt ediciliği had safhada olduğunu, Müvekkilinin 35 ve 43 nice sınıflarına uygun biçimde satış ve pazarlama yaptığını, Müvekkil ..., yıllardır mağazacılık ve perakende sektöründe faaliyet göstermekte olup, bir çok farklı markaya sahip olduğunu ve farklı markalar adı altında onlarca mağazada faaliyet yürütmekte olduğunu. -----gibi farklı markalar ile----- illerinde yaklaşık 180 şube ile iş ve istihdam sağladığını. Müvekkil ----- ismini bir baklava markası olarak değil, mağazacılık markası olarak kullanmakta ve bu hususu da tescil ettirmiş bulunduklarını, Davacı taraf, müvekkillerimin davacı ile birbirine yakın semtlerde aynı faaliyet konusunda faaliyet gösterdiğini ileri sürmekte ise de bu beyan gerçeğe aykırı olup, davacıya ait mağaza ---- ilçesinde iken, müvekkil ...'in ---- markası ile faaliyet gösterdiği yerler ----- ilçelerinde olduğunu, Aynı ilçede bile faaliyet göstermediklerini Davacı taraf yine bu kapsamda işletme iç dizaynının muhatap firma ile aynı olduğunu iddia ettiğini, bu iddiaya dayanak olarak hiç bir delil sunmadığını, bu kapsamda davacıya ait dükkanın fotoğraflarını ve müvekkile ait mağazaların fotoğraflarını intiba edinilmesini ve karşılaştırılması adına dosyaya sunduklarını, Fotoğraflarda görüleceği üzere davacıya ait işletmenin tanınır bilinir meşhur bir markadan ziyade, özen: bir konseptte, gıda yönetmeliklerine aykırı biçimde üzerinde etiketi bile olmayan ürünler satıyor olduğu görüldüğünü, Müvekkilin mağazaları ----- markası adı altında bir konsept olarak hizmet vermekte, yalnızca baklava satışı yapılmadığını ve baklavaya özgü bir isim olarak ---- markası kullanılmadığını, Davacı, müvekkilinin "-----" isimli markası olduğu halde kendisine ait olduğunu iddia ettiği "----" markası ismi ile şubeler açmasını anlamsız biçimde eleştirmekte, bu şubelerde düşük kalite ürün satıldığını ileri sürdüğünü, müvekkilinin kullandığı ---- markası, davacının markası ile aynı sınıfta olmadığını, Müvekkillere ait mağazalarda baklava, pasta ve diğer tatlı çeşitleri, kuruyemiş, mantı, meşrubat vb. bir çok ürün satılmakta olup, davacı tarafın da dayanak yaptığı İhtiyati Tedbir konulu---- Fikri Sınai Haklar Hukuk Mhk.-----sayılı dosyasından yaptırılan bilirkişi incelemesi sırasında taraflı bir şekilde sadece baklava standları incelemeye alınmış ve baklava haricindeki hiçbir ürün, stand, kutu vs. incelemesi yapılmadığını, Öte yandan, verilmiş olan tedbir kararı huzurdaki davanın dayanağı olduğundan söz konusu kararın hatalı bir gerekçeye dayanmakta olduğunu özellikle belirttiklerini, Şöyle ki; marka tescil kayıtları incelendiğinde 35. Sınıfa ait mal ve hizmetlerin yazılı olduğu son kısımda "..Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül..." şeklinde bahse konu ürünlerin tamamının satış ve pazarlaması ile ilgili kısım yer almaktadır. Dolayısı ile sayın mahkemenin tedbir kararının dayanağı olarak belirtilen " marka tescil kaydında tatlı satışının yer almadığı” gerekçesinin hiçbir dayanağı bulunmadığını, Müvekkile ait marka, bahse konu ürünlerin satış ve pazarlaması ile ilgili olarak marka tescil hakkına sahip olup, durum böyle olduğu halde sayın mahkeme tarafından dayanağı olmayan biçimde marka tescil sayfasında bu ürünlerin yer almadığı gerekçesi ile tedbir kararı verilmiş olması hukuka aykırı olduğunu, Davacının üretmiş olduğu baklavanın herhangi bir ayırt edici özelliği bulunmamakta olup, piyasada bulunabilecek sıradan herhangi bir baklava ile benzer özellikleri taşımaktadır. Nitekim davacının iddia ettiği gibi -- diye bir tanınmıştık, bilinirlik de söz konusu olmadığını, Dolayısı ile formülü davacıya ait olan özel bir baklava söz konusu olmadığı gibi, böyle bir baklavayı müvekkilimin satması gibi bir durum da söz konusu olmadığını belirtmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E / Dava, davalı adına tescilli ---- markası ile ve bu isimli iş yerleri ile davacı adına tescilli ---- markalarına yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunulup bulunulmadığı, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı ve davalı adına tescil edilen ---- numaralı ----- ibareli markanın hükümsüzlüğü taleplidir.
Mahkememiz █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: Davacı adına tescilli “----” markasının 30. sınıfta baklava ve benzeri tatlıların yapımını da içeren “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar.” mal ve hizmet sınıfında tescilli olduğu, dava konusu davacıya ait “----” markası ile davalının kullandığı “-----” markası arasında kelime unsurları açısından yapılan incelemede aralarında yüksek oranda benzerlik bulunduğu, yukarıda açıklanan aradaki mal ve hizmet benzerliği ile kullanılan ibarenin benzer olması nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılma sebebiyle SMK 25/1 ve 6/1 maddeleri gereğince DAVALI ADINA ---- TESCİL NOLU----- MARKASININ HÜKÜMSÜZLÜĞÜNÜN TALEP EDİLEBİLECEĞİ, Ancak SMK 25/5 fıkrasındaki “Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir.” Hükmü gereğince yapılan incelemede davalıya ait markanın 35. Sınıftaki “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, pudir muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül” MAL VE HİZMETLERİ YÖNÜNDEN ÜKÜMSÜ NE KARAR VERİLEBİLECEĞİ, Davalının dava konusu “----” markasını-----şeklinde kullandığı, aradaki mal ve hizmet benzerliği ile kullanılan ibarenin yüksek oranda benzerlik taşıması nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın davacı markasına zarar vereceği ve “MARKA HAKKINA TECAVÜZ” OLUŞTURACAĞI, Dava konusu olayda davacıya ait “----” markasının davalı tarafından “----- şeklinde kullanıldığı bu durumun davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55/1-A-4 MADDESİ ANLAMINDA HAKSIZ REKABET OLUŞTURACAĞI, Davacının SMK 149/1 maddesinde belirtilen talepleri ileri sürebileceği, Davalı ... için Yapılan incelemede Ticaret Odasında kaydının olmadığı, faaliyet konusunun BAKLAVA, PASTA VE ŞEKERLİ MAMÜLLER “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül vb” olduğu ürünleri piyasadan hazır olarak alıp sattığı, tedarikçi firmanın ortağı olduğu ve diğer davalı firma olan ----- Şirketi olduğu, Davalı ... almış olduğu ürünleri perakende olarak satışını yaptığı, satışlar için yazar kasa fişi düzenlediği, Davalı----üretimi işi ile iştigal ettiğ-i, Nace Kodu -----Hamur tatlıları imalatı (tatlandırılmış kadayıf, lokma tatlısı, baklava vb.) Firmanın İş Konusunun kısaca “İNŞAAT a. Her türlü inşaat taahhüt işleri; konut, işyeri, ticarethane inşaatlarını yapmak, satmak, kendi hesabına arazi ve arsalar almak bunlar üzerinde veya başkalarına ait arsa ve araziler üzerinde kat karşılığı binalar yapmak. GIDA a-Her türlü tatlı,muhallebi,sütlaç,dondurma, lokum, pekmez, çikolata, reçel çeşitleri, kestane şekeri, pişmaniye, helva, çiğköfte, yaş pasta ve kuru pasta, kuruyemişler türlü bakliyat ve her türlü baharat gibi gida maddelerinin imalatı;bunların ham ve yardımcı maddelerinin toptan ve perakende alım satımı,ithalat ve ihracatını yapmak. b. Her türlü gıda maddelerini almak, satmak, gıda maddelerini paketlemek için tesisler kurmak, işletmek, kiralamak, kiraya vermek.” Olduğu şirket merkezinde yapılan incelemede “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Çiğleri şubeleri aracılığı ile sattığını bu irünler alıp sattıkları, ürünlere ek olarak piyasadan hazır şekilde çerez ve meşrubat ti Dava Konusu marka olan “----” ibaresinin her iki davalıya ait belgeler üzerinde yer almadığı, dava dosyasına sunulan görseller üzerinde yapılan incelemede Davalı ...'e iş yerlerinde, ambalajların üzerinde ve ----- dosyasında yer alan belgeler üzerinde kullanmış olduğu, Davalı ...'in 2021 yılı Gelir Tablosunun aşağıdaki gibi olduğu tarafıma sunulan 2021 yılı Gelir Vergisi beyannamesi üzerinden anlaşılmıştır. Şahıs işletmesinin 2021 yılıfaaliyet dönemini (6.696,08.-TL) zarar ile kapattığı, Davalı -----Şirketi 'nin 2021 yılı Gelir Tablosunun aşağıdaki gibi olduğu tarafıma sunulan 2021 yılı Kurumlar Vergisi beyannamesi üzerinden anlaşılmıştır. Firmanın 2021 yılı faaliyet dönemini (2.194.643,78.-TL) zarar ile kapattığı, Kanaati oluşmuş olup,
Mahkememiz █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak: Kök raporda da belirtildiği gibi her iki davalı firmanın birden fazla ürün alıp sattığı, yıllık ciro rakamlarının bütün ürün satışlarında oluştuğu dava konusu ürünün satış cirosunun hesaplar üzerinde ayrıca tespit edilemediği, satışların fatura bazında toplu olarak işlendiği görüldüğü, Lisans Bedelinin belirlenmesi takdirinin Yüce Mahkeme'de olduğuna dair raporunu sunmuştur.
Mahkememiz █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak: Mahkemenin 22.05.2024 tarihli ara kararında” Dosyanın tetkikinde, Mali yönden yapılan incelemenin maddi tazminat yönünden tam olarak hükme el verişli olmadığı bu nedenle davalı tarafından sunulmuş faturalar da incelenerek ihlale konu edilen ---- ve ----- şubeleri bakımından dosya kapsamına uygun yeniden maddi tazminat hesabı yapılmasına” kararı verdiği, ---- ve ---- şubeleri bakımında tazminat hesaplaması her iki şubeden elde edilen tüm ciro üzerinden 105.580,86 TL.olarak, davalı vekilinin belirtmiş olduğu dava konusu ürünlerin tüm cironun 1/3 ü olduğu şeklindeki beyanı üzerinden 35.192,62 TL. Olarak hesaplandığına dair raporunu sunmuşlardır.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
Dosya içerisine alınan kayıt ve belgeler, bilirkişi raporları, sicil dosyaları,taraf iddiaları birlikte değerlendirildiğinde, Dava davalı adına tescilli ---- numaralı markanın iltibas ve kötü niyet nedeniyle hükümsüzlüğü ayrıca marka hakkına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i ile maddi manevi tazminat talebine ilişkin olup, davacının---- numaralı -----ibareli markanın 30. Sınıfta pastacılık ve fırıncılık mamulleri tatlılar emtialarında tescilli sahibi olduğu, davalının ise davaya konu ---numaralı ----- ibareli markanın 35 ve 43. Sınıfta tescilli sahibi olduğu,----. FSHM' nin -----. sayılı dosyasında davalı iş yerinde yaptırılan tespit ve aldırılan bilirkişi raporunda davalının tescil kapsamı dışında ---- ibaresini tatlı markası şeklinde kullandığını belirttiği, mahkememizce esas yönünden aldırılan bilirkişi heyet raporunda ise taraf markalarının benzer olduğu, benzer hizmetler bakımından 35. Sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlük kararı verilebileceği ayrıca davalının ----- ibaresi kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, mali yönden aldırılan ikinci ek raporda lisans bedeli üzerinden 35.192,62 TL maddi tazminat hesaplaması yapıldığı buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, öncelikle hükümsüzlük bakımından yapılan değerlendirmede davacıya ait --- isimli markanın ----numarası ile 30. Sınıfta Sınıfta pastacılık ve fırıncılık mamulleri tatlılar emtialarında tescilli olduğu, davalının ----- ibareli markasının ise 35 ve 43. Sınıfta tescilli olduğu, tarafların her ikisinin de pasta, börek, tatlıcılık alanında faaliyette bulunduğu, ticari faaliyet alanlarının benzer olduğu, her ne kadar tescil sınıfları farklı ise de taraf markalarının esas unsurunun ----- ibaresi olması nedeniyle tüketici nezdinde aynı kişilere aitmiş algısı uyandırabileceği ve bunun da karışıklığa sebebiyet verebileceği, davacının tescilinin daha önceki tarihli olması sebebiyle ----- ibaresi üzerinde davacının üstün hak sahibi olduğu, bu yönüyle bakıldığında davalıya ait---- numaralı markanın iltibas nedeniyle tescil sınıfı olan 35. Sınıfta yer alan “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, pudir muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül” emtia ve hizmetleri bakımından kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu ayrıca tescilli diğer sınıf ve emtialar bakımından iltibas nedeniyle hükümsüz kılınabileceği şeklinde bilirkişi raporunda görüş bildirilmese de kötü niyetli tescil bakımından yapılan değerlendirmede, aslolan iyi niyet olup kötü niyeti iddia edenin ispat etmesi gerekmekte olup, kötü niyet kavramı subjektif bir kavram olduğundan kötü niyetli tescil iddiası yönünden tescil alanın tescilden sonraki ve önceki davranışlarının değerlendirilmesi gerekmekte olup davalının iş yerinde yapılan tespitte kullanımların davacı markası ile birebir şekilde ---- olduğu ve bunun tescil sınıfı olan 35 ve 43. Sınıftaki emtia ve hizmetler alanında olmayıp davacının tescil sınıfı olan 30. Sınıf kapsamına girdiği, bu yönüyle değerlendirildiğinde davalının tescilindeki amacın 35 ve 43. Sınıflardaki kullanımdan ziyade 30. Sınıftaki kullanımı amaçladığı bu yönüyle değerlendirildiğinde yine tarafların benzer sektörde faaliyette bulunmuş olması, davalı şirketin uzun yıllardır pastacılık ve tatlıcılık sektöründe faaliyet göstermesi zira davacının da uzun yıllardır aynı sektörde faaliyet gösterdiği düşünüldüğünde, davalının davacının ---- esas unsurlu markasından haberdar olduğu veya olması gerektiği, buna rağmen aynı ibare ile tescil sağlaması ve sağladığı tescil sınıfı dışındaki kullanımlarının kötü niyetli olduğu kanaatine ulaşıldığından davalı markasının tümden hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiş, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiası yönünden ise tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesi kullanılan ---- ibaresinin birebir aynı olması ve bu ibarenin ortak olarak özellikle baklava emtiası üzerinde kullanılması nedeniyle ortalama tüketicilerin taraf marka ve ürünlerini aynı kişiye aitmiş gibi algılayabileceği ve bunun karışıklığa sebebiyet vereceği bu durumun da SMK 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz TTK 155/1-a/4) maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği hem bilirkişi raporu hem de dosyadaki diğer delillerle anlaşıldığı yine davalının tescili markası olmasının SMK 155/1 kapsamında savunma olarak ileri sürülemeyeceği de hükme bağlanmış olduğundan neticeten tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve refine tecavüz nedeniyle SMK 149. Maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talep edilebileceğinden maddi tazminat talebi yönünden SMK 151/2-c) maddesi uyarınca İTO cevabı yazısı da dikkate alınarak davalının ticari defterleri üzerinde yapılan hesaplama ve bulunan 35.192,62 TL' nin maddi tazminat olarak kabulüne karar vermek gerektiği manevi tazminat yönünden ise incelenen davacı ve davalı ticari defterleri, tarafların sosyal ekonomik durum tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı gereğince, 10.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu, marka hakkına tecavüz iddiası yönünden davalı ...' in aynı zamanda davalı şirket yetkilisi olması sebebiyle haksız fiillerden sorumlu tutulacağı da anlaşılmış dava dilekçesi ile faiz talep edilmeyip ıslah dilekçesi ile faiz talep edildiğinden, ıslah dilekçesi tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak neticeten davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın KABULÜ ile, davalı adına tescilli ---- numaralı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, davalı tarafından davacının ---- markasına yönelik tecavüzde ve haksız rekabette bulunulduğunun tespitine, önlenmesine, ----- ibaresini taşıyan tüm tabela, broşür, kutu ve poşetlere el konulmasına, karar kesinleştiğinde imhasına,
Maddi tazminat talebi yönünden
: Davanın kabulü ile 35.192,62 TL' Nin talep arttırım tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Manevi tazminat talebi yönünden
: 10.000,00 TL' nin talep arttırım tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Hükmün Türkiye' de yayın yapan tirajı yüksek gazetelerden birinde masrafı davalıdan alınmak üzere ilanına,
2-Alınması gereken 3.087, 10 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL peşin harç + 187,85 TL peşin harç + 584,00 TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 2.255,95 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Hükümsüzlük talebi yönünden
: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalı ...' ten tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Marka hakkına tecavüz yönünden
: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Maddi tazminat talebi yönünden
: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, 35.192,62 TL ücreti vekaletin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Manevi tazminat talebi yönünden
: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, 10.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 831,15 TL harç, 7.300,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam: 8.131,65 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8- --- Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ---- sayılı dosyası üzerinden yapılan 1.895,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!