Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin uygulama kadastrosu hatasından kaynaklanan parsel yüzölçümü eksikliği ve yol tespiti uyuşmazlığına dair önemli kararı.
Özet: Bu hukuki süreç, Aydında kadastro güncellemesi sırasında taşınmazların paftada gösterilen yol yerlerinin hatalı belirlenmesi sonucu davacı ve asli müdahil parsellerinin yüzölçümlerinin eksildiğini, davalı Hazine ve Orman İdaresi parsellerinin ise arttığını iddia eden tapu sahiplerinin uygulama kadastrosuna itiraz davasını konu almaktadır; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, eski yolun işlekliğini kaybetmesi ve yeni açılan yolun yanlış konumlandırılmasıyla hatalı bir kadastro uygulaması yapıldığını, bu durumun davacıların aleyhine sonuçlandığını tespit ederek davanın kabulüne karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    KARAR
    : Davacı ... ve arkadaşları ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulması
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Aydın Kadastro Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ███████ K.
    Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi ve yargılama giderlerine yönelik olarak davacı ... ve arkadaşları ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... ve arkadaşları ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Aydın ili Germencik ilçesi Çamköy mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan, eski 2797 parsel sayılı 119.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 202 ada 22 parsel numarasıyla ve 95.107,21 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan, eski 3688 parsel sayılı 20.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 102 ada 3 parsel numarasıyla ve 17.899,92 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan, eski 2800 parsel sayılı 6.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 102 ada 4 parsel numarasıyla ve 13.067,71 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
    Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; tesis kadastrosu sırasında paftasında yol olarak bırakılan kısmı kullanmayarak daha uygun bir yerden yol açtıklarını, uygulama kadastrosu sırasında ise yol olarak tescil harici bırakılan kısmın yok sayılarak kendileri tarafından açılan yolun paftasında yol olarak gösterildiğini ve kendilerine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek, dava açmışlardır.
    Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili müdahale dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkillerine ait eski 2797 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek, davaya katılmıştır.
    Davalılar Hazine vekili, ... vekili ve Orman İdaresi vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "eski 2797 (yeni 202 ada 22) parsel sayılı taşınmazın batısında paftada yolun yer aldığı, tesis tarihinde buradan geçen yolun zaman içerisinde işlekliğini kaybettiği, davacıların taşınmazları içerisinde güncelleme kadastrosunda gösterilen ve eylemli olarak kullanılan yolu açtıkları; güncelleme kadastrosunda uygulama hatası yapılarak davacıların taşınmazları içerisinde fiilen kullandıkları yolun parselin batı sınırında paftada gösterilen yol gibi değerlendirilerek uygulama yapıldığı, hatalı uygulama ile davacıların taşınmazından ayrılan ve bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen kısmın ve aradaki yolun 102 ada 4 (eski 2800) parsele eklendiği, (A) harfi ile gösterilen kısmın ve aradaki yolun 102 ada 3 (eski 3688) parsele eklendiği; davacıların taşınmazı ile davalı taşınmazlar arasındaki yolun yeri davalı parsellere açıklanan şekilde eklenirken, güncelleme kadastrosunda davacıların taşınmazını bölecek şekilde doğuda davacıların taşınmazının içinde, onu ikiye bölecek ve batıdaki parçaları davalıların taşınmazına ekleyecek şekilde gösterildiği, güncelleme kadastrosunda bu şekilde hata yapıldığı; 1953 ve 1964 tarihli hava fotoğrafındaki sınırların ve ortofotonun bu durumu doğrulayıp belgelediği" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların güncelleme kadastro tespitlerinin iptali ile 202 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 11.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda gösterilen şekil ve koordinatlarla 104.847,08 metrekare; 102 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 16.142,57 metrekare; 102 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 5.763,19 metrekare yüzölçümlü olarak güncelleme kadastrosunun tespiti ve tapuya tesciline, bilirkişi raporunda (C) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımların rapordaki şekil ve koordinatlarla paftada yol olarak gösterilmesine karar verilmiş; hükmün, davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi ve yargılama giderlerine yönelik olarak davacı ... ve arkadaşları ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve yöntemine uygun olarak yapılan inceleme ve teknik bilirkişiler tarafından denetime elverişli olarak hazırlanan rapor ve ek raporda; davacıların talep ettikleri (A) bölümünün eski 3688 parsel sayılı taşınmazda, (B) bölümünün ise 2800 parsel sayılı taşınmazda kaldığının tespit edildiği, yenileme çalışmalarında zemindeki fiili yolun esas alındığı, yapılan değerlendirme ve sayısallaştırmanın doğru olduğu, 2797 parselin bulunduğu alan genelinde kaba ölçü, eksik ölçü, ve sınırlandırma hataları olduğu, paftadaki parsellerin tamamında paftaya tersimatında kullanılan poligonlarda açı ve mesafe ölçü değerlerinde yapılan kaba ölçü hatalarından dolayı, taşınmazın batı sınırı boyunca zemindeki sabit yol ve devamındaki parselleri de kapsayacak şekilde geniş bir alanı içine aldığı, buna bağlı olarak zemini doğru yansıtmayan yüzölçümü artışı/farklılığından kaynaklandığı, uygulama kadastrosunda bu farklılığın giderildiği, yenileme çalışmalarının doğru olduğu, dava konusu parsellerin sınırlarının yenileme çalışmasında yapılan sınırlandırma hatalarının giderilmesi sureti ile ana rapor eki ölçü krokisinde görüldüğü şekilde kesinleştirilmesi gerektiğinin belirlenmesi sonucunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ancak, kadastro hakimi doğru ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermekle yükümlü olmasına rağmen, hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı halde ve taleple bağılılık kuralı da ihlal edilerek, (C) ve (D) harfi ile gösterilen kısımlar hakkında karar verilmesi ve davanın kabulüne karar verilmesi sonucunda yargılama giderlerinin, davanın aleyhine kabul edilen davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmemesinin doğru olmadığı" belirtilerek, davacı ... ve arkadaşları ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile 11.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda 102 ada 3 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.252,03 metrekarelik kısmı ile 102 ada 4 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 7.938,76 metrekarelik kısmının 202 ada 22 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle bu taşınmazın 104.847,08 metrekare; 102 ada 3 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.832,17 metrekarelik kısmının bu parselden çıkarılarak bu taşınmazın 16.647,89 metrekare; 102 ada 4 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 7.938,76 metrekarelik kısmının bu parselden çıkarılarak bu taşınmazın 6.552,40 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
    1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
    369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2. Ancak; 3402 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca, kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda çekişmeli 102 ada 3 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün 1.252,03 metrekare olarak belirtilmesine rağmen hüküm yerinde 1.832,17 metrekare gösterilmesi, çekişmeli 102 ada 4 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün 6.515,31 metrekare olarak belirtilmesine rağmen hüküm yerinde 7.938,76 metrekare gösterilmesi; çekişmeli 202 ada 22 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosunda belirlenen yüzölçümüne bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümler ile uygulama kadastrosu sırasında paftasında yol olarak gösterilen 1.972,53 metrekarelik bölümün eklenmesi sonucu toplam yüzölçümü 104.847,08 metrekare olarak hesaplanmasına rağmen hüküm yerinde paftasında yol olarak gösterilen kısım belirtilmeksizin infazda kuşku yaratacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    S O N U Ç
    : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1/b) bölümünün (3.) sırasında yer alan “1.832,17” rakamının hükümden çıkartılmasına, yerine "1.252,03" rakamının yazılmasına; (1/b) bölümünün (5.) sırasında ve (1/c) bölümünün (3.) sırasında yer alan "7.938,76" rakamının hükümden çıkarılarak yerine "6.515,31" rakamının yazılmasına; (1/b) bölümünün (6.) sırasında yer alan “kısmının” kelimesinden sonra gelmek üzere, "bilirkişi raporunda yol olarak gösterilen 1.972,53 metrekarelik kısmının" ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 nci maddesi uyarınca hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    İstek halinde peşin harcın temyiz eden ...'na iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!