5510 sayılı Kanunun 47. maddesi kapsamında, görev sırasında disiplinsiz davranış sonucu yaralanan personelin vazife malullüğü aylığı talebinin reddi kararı.
Özet: Görev sırasında yaralanan bir uzman çavuşun, 5510 sayılı Kanunun 47. maddesi uyarınca vazife malullüğü tespiti ve maaş bağlanması talebi üzerine yapılan yargılamada, davacının olaya ilişkin idari tahkikat sonucunda disiplinsiz davrandığı ve kanun, tüzük, emir ve talimatlara aykırı hareket ettiği gerekçesiyle kınama cezası aldığı tespit edilmiştir; bu nedenle ilk derece mahkemesi ve istinaf, vazife malullüğü hükümlerinin uygulanamayacağına karar vermiş, Yargıtay da davacının kusurlu eyleminin maluliyetine yol açtığı ve bu durumun 5510 sayılı Kanunun ilgili maddesi kapsamına girdiği gerekçesiyle söz konusu kararı yerinde bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 8. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 26.09.2017 tarihinde görevi sırasında meydana gelen kaza neticesinde ağır şekilde yaralanması sebebiyle vazife malullüğü koşullarının oluştuğunu belirterek Kurum işleminin iptali ile davacının 5510 sayılı Kanun'un 47.maddesi uyarınca vazife malullüğünün tespitine, ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren hak kaybına sebebiyet vermeyecek şekilde maaş bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun'un 47.maddesindeki hükümlerin uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen 07.10.2017 tarihli idari tahkikat raporunda davacının disiplinsiz davrandığı, görev sırasında veya dışında mevzuat veya talimatlarla yasaklanan davranışlarda bulunmak fiili nedeniyle kınama cezasının gerektiren fiil işlediğinin belirtildiği, davacı hakkında Jandarma Genel Komutanlığı tarafından verilen disiplin cezasının kesinleştiği, bu durumun 5510 sayılı Kanun'un 47.maddesinin 2.fıkrasının (c) bendi kapsamına girdiği, davacı hakkında yasaklanan fiilleri yapması nedeniyle vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, Kurum işleminin yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 04.11.2013 tarihinde açıktan atanmak suretiyle sözleşmeli uzman onbaşı olarak göreve başlayan davacının en son 1. Jandarma Komanda Tabur Komutanlığı emrinde jandarma uzman çavuş olarak görev yapmakta iken 26.09.2017 tarihinde Diyarbakır Lice1. Jandarma Komando Tabur Komutanlığı uzman erbaş misafirhanesi koğuşlar bölgesinde, jandarma uzman çavuş Selahattin Bostan'ın tabancasına bakım yaptıktan sonra dolabına kaldırması için jandarma uzman onbaşı ...'a verdiği ve bu sırada ateşlenen tabancaylı kolundan yaralandığı, Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığının 15.11.2018 tarihli Kurum Sağlık Kurulu Raporu ile 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca malül olduğuna, 25.02.2019 tarihli raporu ile başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığına dair karar verildiği, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen idari tahkikatta tabancanın mekanik bir arızasının tespit edilemediği, bu nedenle davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda emir ve talimatlara aykırı hareket ettiği gerekçesiyle kınama cezası aldığı, davacının maluliyetine sebebiyet veren yaralanma eyleminin kanun, tüzük ve emirler dışında hareket etmekten kaynaklandığı anlaşılmakla mahkemenin redde dair maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; kazanın meydana gelmesinde davacının herhangi bir kanuna aykırı davranışı bulunmadığını, kınama cezasına karşı itiraz süresinin kaçırılmış olmasının kazada kusurlu olduğunu göstermeyeceğini, disiplin kurulunun yargı mercii olmadığını ve sırf böyle bir ceza verilmesinin davacıyı kusurlu hale getirmeyeceğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vazife malüllüğü aylığı bağlanması istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.