Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davacı şirketin inşaat malzemesi satışından kaynaklanan 84.000 TLlik cari hesap alacağı iddiasına karşı davalı, borcun gayrimenkul devriyle ödendiğini ve mahkemenin yetkisiz olduğunu savunmuştur.
Özet: Bir inşaat ve nalburiye malzemeleri satan şirketin, cari hesap anlaşmasından kaynaklanan 84.000 TL alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia ederek başlattığı alacak davasında; davalı şirket, iddia edilen borcun tamamının ödendiğini, özellikle 450.000 TLlik kısmının davacı şirket yetkilisinin eşine taşınmaz devri yoluyla kapatıldığını, bakiye 70.000 TLlik kısmın ise kanuni ipotekle güvence altına alındığını ve hakkında ayrı bir icra takibi başlatıldığını belirterek davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve asılsız olduğunu savunmuş, kendi ticari defterlerinin incelenmesiyle davacıya borcu olmadığının hatta kendisinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını iddia etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle;
‘’ Davacı şirketin inşaat ve nalburiye
malzemeleri sattığı , davalının da kendi iş alanı kapsamında davacıdan mal aldığı , davacı şirketin sattığı
mallara ilişkin faturalarını kestiği ve davalı şirketin kısım kısım ödemeler yaptığı ,ancak taraflar arasında
bulunan cari hesaptan görüldüğü üzere, davalı aldığı ürünlerin bedellerini tam olarak ödemediği ,ticari
defterlerin incelenmesi üzerine davacının alacağının net olarak ortaya çıkacağı , ticari alacak için davacı
şirket tarafından █████/2023 tarihinde Çorlu Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğu ,ancak █████/2023
günü yapılan toplantıda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı , bu sebeple iş bu davayı açma zarureti
hasıl olduğu , İİK’nın 50/1. maddesine göre ve HMK’nın 6. maddesine göre, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğundan ,aynı
Kanun’un “Sözleşmelerden doğan davalarda yetki” başlıklı 10. maddesinde ise, sözleşmeden doğan
davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alındığından
,taraflar arasında da cari hesap sözleşmesine göre bir para borcu anlaşmazlığı olduğundan , TBK 89.
maddesindeki, para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifası hükmü gereği , alacaklı davacının yerleşim yeri mahkemesi, davaya bakmakla yetkili mahkemeler arasında olduğu hususlarından bahisle
davanın kabulü ile 84.000-TL cari hesap alacağının, borcun doğum tarihinden itibaren işleyecek avans
faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet
ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine, " karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; ‘’ Davacı tarafın beyan ve iddialarının gerçeği yansıtmadığı gibi, hukuka aykırı olduğu , öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığı ,ilgili
yasal düzenleme dikkate alındığında, işbu davanın Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması
gerektiği ,dava dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. ve 318. maddesinde sayılan
unsurları içermediği , esas ilişkin olarak ise müvekkilin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı
,müvekkilin dava dilekçesinin ekinde sunulan ve cari hesap ekstresi olduğu iddia edilen evrakta belirtilen
faturalar kapsamında herhangi bir borcu bulunmadığı ,müvekkilin, davacı şirketten aldığı inşaat
malzemelerinin karşılığı olan borcunu ödediği ve kendi üzerine düşen ifa yükümlülüğünü yerine getirdiği
Davalı müvekkil şirketin, davacı şirketten almış olduğu mallara karşılık olarak; Tekirdağ İli, ... İlçesi,
.... Mah. ... Ada .... Parsel B Blok 15 Bağımsız Bölüm Numaralı Taşınmazı 520.000,00 TL
bedel ile davacı şirket yetkilisi .... 'in eşi olan ....'e █████/2020 tarihinde
devrederek ödemesini bu şekilde gerçekleştirdiği , söz konusu taşınmaza ait ödemenin 450.000,00 TL
tutarındaki kısmı, taraflar arasındaki alışverişten kaynaklanan ve davalı müvekkil şirketin borçlu olduğu
450.000,00 TL'nin mahsup edilmesi , geriye kalan 70.000,00 TL tutarındaki bedelin ise 2 ay içerisinde
ödenmesi şartı ile taşınmazın devredildiği ,kalan bakiye ile ilgili olarak söz konusu taşınmaz üzerine
kanuni ipotek tesis edildiği ,söz konusu taşınmaza ait devir işlemlerin yapıldığı gün taraflar arasındaki
alacak - borç durumunu gösterir bir anlaşma metni hazırlanarak tarafların bu metnin altına imza attıkları,
kalan bu 70.000,00 TL tutarındaki borç davalı şirket yetkilisi ve eşi tarafından ödenmeyince taraflarınca
Çorlu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyası ile İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle
Takibe konduğu borçlular tarafından haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, taraflarınca
işbu haklı alacağın tahsili yoluna başvurulduğu andan itibaren, davacı şirket tarafından asılsız icra
takipleri yapılmaya başlanarak en sonunda da huzurdaki haksız davanın açıldığı , sonuç olarak davalı
müvekkil şirketin davacı şirkete bir borcu olmadığı gibi, davacı şirketten alacaklı olduğu, müvekkile ait
ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacıya herhangi bir borcun bulunmadığının görüleceği
hususlarından bahisle , yetkisiz mahkemede açılmış olan işbu dava hakkında öncelikli olarak yetkisizlik
kararı verilerek dosyanın yetkili olduğunu düşündükleri Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemelerine
gönderilmesine, davacının huzurda ikame ettiği işbu haksız ve mesnetsiz davanın itirazları
doğrultusunda usulden reddine , esas hakkında inceleme yapılması halinde, davacı yanın tüm talepleri
ve ferileri ile birlikte tümden reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine
karar verilmesini’’ talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi .... 'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu /█████/2023 tarihli raporunda özetle; "
1-Davacı firmanın ; ibraz edilen VUK. m.182 ve 6102 sayılı yeni TTK m. 64’e göre tutulması gereken 2020-
2021-2022 yılı ticari defterlerinin, yeni TTK m. 64 ve VUK m. 220-226 uyarınca usulüne uygun olarak ve
süresinde AÇILIŞ ve KAPANIŞ tasdiklerinin yaptırıldığı, hesaplarının kanuna ve usulüne uygun
olarak tutulduğu,
2-Davacı yanın, ticari defter kayıtlarına göre, 31.12.2020-31.12.2021 ve 31.12.2022 tarihi itibari ile
davalıdan 82.074,96 TL alacaklı gözüktüğü,3-Davacı ve davalının 2020 yılı içinde vergi dairesine bildirdiği alım/satım faturalarının 11 adet ve KDV
dahil tutar 524.321,20 olarak , birbiri ile uyumlu olduğu, yani 2020 yılı içinde kesilen tüm faturaların ,davalı
yanca kabul edilerek vergi dairesine beyan edildiği,
4-Diğer tespitler bölümünde tespiti yapılan, davalı yanca sunulmuş senet ve anlaşmanın esas
değerlendirmesinin Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu , sunulan bu belgelere göre, 520.000 TL olarak
anlaşılan mesken için 70.000 TL tutara, davalı yanca ipotek konulduğu, yani cari hesap için yapılan
ödemenin 450.000 TL olduğu, bu ödemenin de ticari defterde kayıtlı olduğu , İpotek senedinin verildiği
11.09.2020 tarihinde, ticari defter kayıtlarına göre toplam borç 531.461,36 TL olup, 450.000 TL ödeme
düşüldüğünde, 81.461,36 TL bakiye kaldığı, 11.09.2020 tarihinden sonra bu tutara sadece 613,60 TL ‘lik
parakende satış fişi eklendiği, toplam borcun 82.074,96 TL ‘ye ulaştığı ,
" belirtmiştir.
█████/2024 tarihli celsede davalı defterlerinin incelenmesi için talimat yazılmasına karar verilmiş olup, SMM bilirkişi ... 'dan rapor aldırılmış bilirkişi sunmuş olduğu █████/2024 tarihli raporunda özetle; "
Karşılıklı olarak Davalı ve Davacı yanın Cari Hesap Özetleri incelenmiş olup,
11.09.2020 tarihli aktedilen Sözleşme gereği 520.000,00 TL. Davacı tarafından Davalıya
ödenmesi gerektiği, takiben mezkur tarih ve öncesinde Davacı tarafa 11.09.2020
tarihinde 450.000,00 TL ve 30.05.2024 tarihinde Tediye Makbuzu karşılığında aynı
şekilde Mahsuben 70.000,00 TL. ödenmiş olduğundan bahisle, Davacı tarafın
Münhasıran Davalıya 532.074,96 TL. Muhtelif İnşaat Malzmeleri teslimi ve ödemesi
sonucunda, Davalı yanın, kalan, 12.074,96 TL.yi Davacı yana ödemesi gerektiği kanaati
ve sonucuna varılmıştır olduğunu" belirtmiştir.
█████/2024 tarihli celsede itirazların değerlendirilmesi için dosyanın önceki bilirkişilere tevdine karar verilmiş,
Bilirkişi ... █████/2024 tarihli ek raporunda özetle; " Karşılıklı olarak Davalı ve Davacı yanın Cari Hesap Özetleri incelenmiş olup, 11.09.2020
tarihli aktedilen Sözleşme gereği 520.000,00 TL. Davacı tarafından Davalıya ödenmesi
gerektiği, takiben mezkur tarih ve öncesinde Davacı tarafa 11.09.2020 tarihinde
450.000,00 TL ve 30.05.2024 tarihinde Tediye Makbuzu karşılığında aynı şekilde
MAHSUBEN 70.000,00 TL. ödenmiş olduğundan bahisle, Davacı tarafın Münhasıran
Davalıya 532.074,96 TL. Muhtelif İnşaat Malzmeleri teslimi ve ödemesi sonucunda,
Davalı yanın, kalan, 12.074,96 TL.yi Davacı yana ödemesi gerektiği kanaati (2.nci) ve
sonucuna varılmış olduğunu" belirtmiştir.
Bilirkişi .... hazırlamış olduğu █████/2024 tarihli ek raporunda özetle; "Davacı yanın defter kaydı esas alınacak ise , davacının,11.09.2020 anlaşma tarihi tarihi , 31.12.2020-
31.12.2021 ve 31.12.2022 tarihi itibari ile davalıdan 82.074,96 TL alacaklı olduğu,
Davalı yanın defter kaydı esas alınacak ise, davacının ,11.09.2020 anlaşma tarihi tarihi, 31.12.2020-
31.12.2021 ve 31.12.2022 tarihi itibari ile davalıdan 74.322,19 TL alacaklı olduğunu " belirtmiştir.
Dava, Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklı alacağının olup olmadığı, cari hesaba dayanak malların davalıya teslim edilip edilmediği, mahkememizin yetkili olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı taraf yetki itirazında bulunmuş ise de davacı talebinin para alacağı olması sebebiyle BK 89. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yerinde de dava açılabileceğinden yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Mevcut olayımızda; davacı tarafın davalıdan 450.000,00 TL'lik ürün aldığı, davalı tarafın ise 520.000,00 TL değerinde taşınmazı aldığı ürünler karşılığında davacıya verdiği ancak 70.000,00 TL'lik fazla kısım yönünden ipotek konulduğu, mahkememizce bilirkişi raporu aldırıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, usulüne uygun olarak tutulduğunun belirtildiği, davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının 82.074,96 TL alacağının olduğunun tespit edildiği, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının alacağının 12.074,96 TL alacağının olduğunun tespit edildiği, her iki rapor arasındaki çelişkinin davacı alacağına 70.000,00TL ipotek bedelinin dahil edilip edilmemesi hususu olduğu, taraflar arasında imzalanan █████/2020 tarihli anlaşma metnine göre 70.000,00 TL lik ipoteğin iade edileceğinin kararlaştırıldığı, mahkememizce yapılan değerlendirmeye göre; iş bu davanın davalının davacıdan aldığı ürün bedelini ödeyip ödemediği noktalarında olduğu, 70.000,00TL ipotek bedeli haricinde taraf defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davalı vekilinin beyanına göre iş bu ipotek bedeli yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, ipotek bedelinin ayrı bir takibe konu olduğu anlaşıldığından iş bu dosyadaki davacı alacağından mahsup edilmeyerek davanın 82.074,96-TL yönünden kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 82.074,96-TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 5.606,54-TL ilam harcından peşin alınan 1.437,36-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.169,18-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 179,90-TL Başvuru Harcı, 1.437,36-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.617,26-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.042,46-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 77,53-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 457,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.457,00-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 7.271,69-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.091,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!