Yargıtay, işçinin banka kayıtları ve kargo bilgileriyle ispatlanan eksik bildirilen hizmet süreleri için açılan hizmet tespiti davasında alt mahkeme kararının hukuka uygunluğunu değerlendirdi.
Özet: Davacının 2010-2013 yılları arasında davalı şirkette kesintisiz çalışmasına rağmen bazı dönemlerde sigorta primlerinin yatırılmadığı iddiasıyla açtığı hizmet tespiti davasında, ilk derece mahkemesi banka kayıtları, kargo bilgileri ve ödeme belgelerine dayanarak davacının talep ettiği sürelerin bir kısmında (150 gün ve 72 gün olmak üzere toplamda 222 gün) fiili çalışmasının bulunduğunu tespit edip primlerin yatırılmasına kısmen hükmetmiş, ancak belgesiz dönemi reddetmiş; bu kararın tüm taraflarca istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesi ilk derece mahkemesinin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularını esastan reddederek ilk kararı onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Ankara 27. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne verilmiştir.
    Kararın davacı vekili, davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 24.02.2010 - 24.02.2013 tarihleri arasında kesintisiz davalı şirkette çalıştığını, ancak 24.02.2010 - 30.04.2010, 01.08.2010 - 31.12.2010 ve 13.12.2012 - 24.02.2013 arası çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini, davacının bu tarihlerde çalıştığının bankaya hesabına yatan maaşlar ile sabit olduğunu, ayrıca kargo ile malzeme gönderildiğini ileri sürerek davacının davalı şirkette 24.02.2010 - 24.02.2013 arası kesintisiz çalıştığının tespiti ile 24.02.2010 - 30.04.2010, 01.08.2010 - 31.12.2010 ve 13.12.2012 - 24.02.2013 arası primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    II.CEVAP
    Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kesintisiz çalışmadığını, 01.05.2010 tarihinde Ankara Bölge Müdürü olarak işe başladığını, 31.07.2010 tarihinde istifa ettiğini, 01.01.2011 tarihinde yeniden işe başladığını ve sen kez 12.12.2012 tarihinde istifa etiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davaların kamu düzenine ait olduğunu, çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatı gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 24.02.2010-30.04.2010 arası dönem için yazılı belge, banka kaydı, kargo bilgisi ve net bir tanık beyanı da olmadığından bu dönem için hizmet tespitinin mümkün olmadığı, 01.08.2010-31.12.2010 arası dönem için davacının ilk dönem bildirimi 31.07.2010 da bitmesine rağmen bu tarih sonrası ... isimli kişi tarafından davalı şirket ile ilişkisi olduğu anlaşılan ödemeler yapıldığı anlaşılmakla, davalı yanında 150 gün daha sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmasının bulunduğu, 13.12.2012-24.02.2013 arası dönem için davacının ikinci dönem bildiriminin 12.12.2012 de sona erdiği, ancak bu tarih sonrası 28.02.2013 dahil davacı tarafından davalıya kargolar gönderildiği, ...’nun ödemeleri olduğu, bu sebeple 13.12.2012-24.02.2013 arası 72 gün sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmasının bulunduğu görülmüş olup, tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulü ile davacının 01.08.2010-31.12.2010 arası 150 gün, 12.12.2012-24.02.2013 tarihleri arasında 72 gün sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmasının bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
    B.İstinaf Sebepleri
    :
    Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    C.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.05.2010-31.07.2010 tarihleri arasında davalı şirket adına tescilli 1206993.34 sicil sayılı işyerinden ve 01.01.2011-12.12.2012 tarihleri arasında davalı şirket adına tescilli .... sicil sayılı işyerinden sosyal güvenlik destek primine tabi olacak şekilde hizmetinin bildirildiği, davalı şirket adına tescilli işyerlerinin ihtilaflı dönemde yasa kapsamında olduğu, davalı şirket ortaklarının, ortağı olduğu bir başka şirket sigortalısı tarafından davacıya yapılan maaş ödemelerine ilişkin banka kayıtları, kargo şirketinden gelen kayıtlar, bordro tanık beyanları göz önünde bulundurulduğunda davacının tespitine karar verilen tarihlerde davalı şirket nezdinde çalıştığı kanaatine varıldığından Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı şirket vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davacının 24.02.2010-24.02.2013 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı iddiasının gerçek dışı ve mesnetsiz olduğunu, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının 01.05.2010- 31.07.2010 ve 01.01.2011-12.12.2012 tarihleri arasında iki ayrı dönemde yapmış olduğu çalışmaların Kuruma bildirildiğini, zamanaşımının iki ayrı dönem olarak değerlendirilmesi gerektiğini, işe girişi bildirimi öncesine yönelik hizmet tespiti talebinin zamanaşımınına uğradığını, davacının delil olarak sunmuş olduğu kargo evraklarının resmi belge olmadığını ve teyide muhtaç olduğunu, müvekkil firmanın ... isimli bir çalışanı olmadığını, müvekkil .... Akaryakıt ile ...'nun çalıştığı ... firmasının iş kolları ve adresleri farklı, ayrı tüzel kişiliğe sahip firmalar olduğunu, salt her iki şirketin bazı yöneticilerinin aynı olmasının aralarında organik bağ kurulmasına yeterli olmayacağı, bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
    Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamu düzenine ait olan davada, çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatı gerektiğini, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    2.İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesi ilgili hükümlerdir.
    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!