Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasında, geçmiş yıllarda teslim edilen tarımsal ürün bedellerinden yapılan prim kesintilerine dayanarak sigortalılık başlangıç tarihlerinin resen tescil görevi kapsamında belirlenmesi.
Özet: Bu hukuki metin, davacının şeker pancarı üreticiliği yaparak tarımsal faaliyetlerde bulunduğu ve teslim edilen ürün bedellerinden yapılan prim kesintilerine rağmen kurumun resen tescil görevini yerine getirmediği iddiasıyla belirli dönemler için 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep ettiği bir davayı incelemektedir. Davalı kurum, sigortalılığın ancak tevkifat yapılan ve kaydın bulunduğu dönemlerle sınırlı olabileceğini savunurken, ilk derece mahkemesi davacının iddia edilen dönemlerde tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna karar vermiş ve bu karar bölge adliye mahkemesince de onanmıştır. Dosya, davalı kurum vekilinin temyiz başvurusu üzerine yüksek mahkeme incelemesine sunulmuştur.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Tokat 1. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ███████ K.
    Taraflar arasındaki teslim edilen tarımsal ürün bedellerinden yapılan prim kesintisine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin geçmiş yıllardan itibaren Tokat ili .... ilçesi .... köyünde şekerpancarı üreticiliği yaparak tarımsal faaliyette bulunduğunu, tescilde esas alınacak kayıtlar sayılırken Tarım Kredi Kooperatifi kayıtları, Pancar Ekicileri Kooperatifi, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş'nin ve Ziraat Odası kayıtlarının da sigortalıların kayıt ve tescilinde esas alınacağının belirtildiğini, davalı Kurumun 2926 sayılı Yasa gereği üzerine düşen re'sen tescil görevi yerine getirmediğini belirterek, müvekkilinin 01.01.1997-01.06.1998 tarihleri arasında, 01.01.1999-27.09.2013 tarihleri arasında, 01.01.2016-31.12.2018 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu 28.04.2022 havale tarihli dilekçesi ile müvekkilinin 01.01.1997-01.06.1998 tarihleri arasında, 01.01.1999-27.09.2013 tarihleri arasında ve 01.01.2016 - 31.12.2018 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep ederek davasını ıslah ettiği görülmüştür.
    II.CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 20.12.2020 tarihindeki talebine istinaden 1994, 1995, 1997 yıllarındaki pancar kesintilerinin yüklenerek 01.04.1995 tarihinden 4/b sigortalılığının başlatıldığını, ancak tevkifatın yapıldığı ve yüklendiği yıllarda kamu kurum ve meslek kuruluşlarında, kooperatif veya birliklerde kaydının bulunmaması, Ziraat Odası kaydının 08.01.2007 tarihinde, pancar kooperatif kaydının ise 28.02.2001 yılından itibaren başlaması sebebiyle sadece tevkifat kesintisinin olduğu tarihlerin 01.04.1995-31.12.1996, 01.06.1998-31.12.1998 ve Ziraat Odası kaydının Kurumca tespit edildiği ve sildirdiği 30.12.2020-31.05.2021 tarihler arası hizmet verilebildiğini, pancar ekimi yapıp Bağ-Kur kesintisi yapılmayan dönemler için hizmet verilmesinin mümkün olmadığını, müvekkil Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olarak tesis edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulü ile davacının Kurumca tescilinin de yapıldığı 01.06.1995 tarihinden itibaren bir yıldan fazla ara vermeksizin sürekli ve kesintisiz 2004 yılı sonuna kadar kendi namına ve hesabına tarımsal faaliyetini sürdürdüğü, köylerde pancar ekiminde sal uygulaması olduğu ve Yargıtayın 2 yıldan ziyade prim kesintisi olduğunda sigortalılığın sürekli olduğu yönündeki yaklaşımı da dikkate alınarak belirtilen ara verme ve hizmet akdine dayalı çalışma uzun süreli kabul edilmeyeceğinden, bu durumda kurumca kabul edilen süreler haricinde 01.01.1997-01.06.1998, 01.01.1999-27.09.2013, 01.01.2016-31.12.2018 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu ve 7256 sayılı Kanun'dan yararlanmasının gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
    B.İstinaf Sebepleri
    :
    Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak hatalı bir karar verildiğini, 2626 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde, Kanunda öngörülen üç aylık süre içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalıların tescil işlemleri Kurumca re'sen yapılmakta ve sigortalıların hak ve yükümlülükleri de kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başladığını, ancak Kanun'un 2. maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış ve bu tebliğ uyarınca sattıkları ürün bedellerinden 01.04.1994 tarihinden itibaren prim tevkifatı yapılan çiftçilerin tevkifat yapıldığı gösteren belgeleri de eklemek suretiyle Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla tevkifat yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıklarının başlatılacağını, sigortalılıkları bu şekilde başlatılan çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşuluyla sigortalılıkları devam ettirileceğini. tarımsal faaliyetin tespitinde ziraat odası kayıtları esas alınacağını, Ziraat Odası kaydı olmaması halinde tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının meslek kuruluşlarının kooperatif veya birliklerin kayıtları esas alınacağını, bununla birlikte pancar ekimi yapıp Bağ-Kur kesintisi yapılmayan dönemler için hizmet verilmesi mümkün olmadığını, 01.10.2008 tarihinden itibaren tarımsal faaliyette bulunması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi kapsamında sigortalı sayıldıkları halde, sigortalılıkları başlatılmayan veya sattıkları ürün bedellerinden tevkifat yapılanların sigortalıkları; Ziraat Odasına kayıtlarının yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde tespitlerinin yapılması halinde odaya kayıt tarihinden, bu süreyi geçirenlerin ise tespitlerinin yapıldığı tarihten itibaren sigortalıkları başlatılacak olup bunlar hakkında 22.05.2007 tarihli ve 26529 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7 seri no.lu tebliğ hükümleri uygulanmayacaktır hükmü gereği 2011 yılında yapılan tevkifat kesintisine göre hizmet vermenin söz konusu olmayacağını, davacı tarafın 7256 sayılı Kanun'dan şu aşamada yararlanma imkanının da bulunmadığını belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
    C.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Sınırlı Sorumlu Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifinde 28.02.2001 tarihinde başlayan üye kaydının bulunduğu, 18034 sicil numarası ile 08.01.2007-31.05.2021 Zile Ziraat Odasında kaydının olduğu, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. ye 1994, 1995, 1997, 1998, 1999, 2000, 2001, 2002, 2003, 2004, 2007, 2010, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 yıllarında ürün tesliminin bulunduğu, 1994, 1995, 1997, 2010 yıllarında Bağ-Kur prim kesintileri yapıldığı, söz konusu kesintilerin sırasıyla 20.03.1995, 20.04.1996, 20.05.1996, 20.05.1998 ve 20.05.2011 tarihleri arasında Kuruma intikal ettirildiği, davacının 30.12.2020 tarihli tescil başvurusu ve prim kesintilerine itibarla Kurum tarafından 01.04.1995 - 31.12.1996, 01.06.1998 - 31.12.1998, 30.12.2020 - 30.04.2021, 01.05.2021 - 31.05.2021 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b.4 maddesi kapsamında zorunlu tarım sigortalısı sayıldığı, kolluk araştırması ve dinlenilen tanık anlatımları ile davacının ilk prim kesintisinin yapıldığı 1994 yılından itibaren uyuşmazlık konusu dönemde kendi nam ve hesabına kesintisiz tarımsal faaliyetinin devam ettiğinin prim kesintileri, ürün teslimlerinden anlaşıldığı, 2001 yılından itibaren Pancar Ekicileri Kooperatifi ve 2007 yılından itibaren de Ziraat Odası kaydının bulunduğu, Kurumca kabul edilen dönemler haricinde 01.01.1997 - 01.06.1998, 01.01.1999 - 27.09.2013, 01.01.2016 - 31.12.2018 tarihleri arasında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu ve bu kapsamda 7256 sayılı Kanun'dan yararlanma şartlarını taşıdığına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verildiğini belirterek temyiz incelemesinde bulunmuştur.
    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, teslim edilen tarımsal ürün bedellerinden yapılan 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır.
    2.İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 7, 9, 10, 36. maddeleri ilgili hükümlerdir.
    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!