Kullanım kadastrosuna itiraz davasında mirasçının ferdi kullanım iddiasının reddiyle muristen intikal eden taşınmazdaki zilyetliğin ve genişletmenin tüm mirasçılar adına olduğu.
Özet: Antalyadaki 499 ada 5 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tespitinde yedi kardeşin murislerinden intikal eden ortak kullanımı olarak belirlenmesine itiraz eden iki davacı kardeşin, taşınmazın kendi özel kullanımlarında olduğu ve imar ihya ile edindikleri iddiasıyla açtığı kullanım kadastrosu davasında, ilk derece mahkemesince dinlenen tanık ve bilirkişi beyanları ile Yargıtay içtihatları doğrultusunda, taşınmazın tümünün muristen intikal eden ve geçerli bir taksim olmadığı için tüm mirasçıların ortak kullanımında olan bir yer olduğu gerekçesiyle davalar reddedilmiş, istinaf mahkemesince de bu karar onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., 2023/7 K.
    KARAR
    : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Alanya Kadastro Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., 2021/4 K.
    Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı - davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı - davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Kullanım kadastrosu sırasında, Antalya ili Alanya ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 499 ada 5 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır, iş bu taşınmaz 1/7'şer hisse ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... kullanımındadır " şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
    Davacı - davalı ... vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Alanya ilçesi ... köyü 499 ada 5 parsel sayılı taşınmazın imar ihya edilip uzun yıllardır tek başına davacı tarafından kullanıldığını, kadastro çalışmalarında ise taşınmazda davacı ve davalıların ortak murisi babaları ...' den kalmışcasına yedi kardeş adına kullanıcı olarak tespit edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile sadece davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
    Davacı - davalı ... dava dilekçesinde; Antalya ili Alanya ilçesi ... köyü 499 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 1500 metrekare kısmında 1970' lerde babası ... başlayıp devamında tek başına kullanımı devam ettirdiğini ileri sürerek, ilgili kısımda sadece kendi adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince, dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "... davacıların dava ettikleri alan iddialarına göre babaları ...'in kullanımında olan taşınmazın bitişiğinde yani davacı ...' in bilirkişi raporunda A1 ve A2 ile gösterilen, birleşen davacı ...' in ise B ile gösterilen alana ilişkin talepte bulunduğu, her iki davacının da C ile gösterilen alanın babalarının kullanımında bulunan, dolaysıyla tüm mirasçıların elbirliğinde olduğunu kabul etmiş olduğu, birleşen davacının keşifteki beyanında A2 ile gösterilen yerin de C ile gösterilen yer ile birlikte babasının kullanımında olan kısım olduğunu beyan etmiş olduğu, davanın başlangıcında taksim iddiası bulunmamakla birlikte yargılama sırasında davacı ... taksim iddiasında bulunmuş ise de bizzat kendi beyanında 29.01.2020 günlü celsede dava konusu taşınmazın taksim sırasında taksime konu yerlerden olmadığını, A1 ve A2 ile gösterilen yerlerin babasıyla ilgisi olmadığını da beyan ettiği, davacıların dava konusu ettikleri bilirkişi raporunda A1, A2 ve B ile gösterilen alanların iddialarına göre babaları ...'nin kullanımında olan taşınmazın devamında olduğunun sabit olduğu, dinlenen tespit ve mahalli bilirkişilerinin dava konusu taşınmazın bir bütün halinde davacıların babası ...'in kullanımında olduğunu teyit ettikleri, davacı tanıkları beyanlarında taşınmazın davacı ... tarafından ekildiği yönündeki beyanlarda bulunmuşlarsa da, emsal nitelikteki Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin █████████ E. █████████ K. 14.11.2016 günlü kararında '... çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kullanımının muristen intikal ettiği belirlenmiştir. Kalan bölümün davalı tarafından ormandan açıldığı belirlenmiş ise de paylaşma olmaksızın muristen intikal eden zilyetliğe dayalı kullanımın tüm mirasçılar adına sürdürülmüş olduğunun kabulü zorunlu olduğu gibi, bu sıfatla kullanım sırasında yapılan genişletmenin de tereke adına olduğunun da hayatın olağan akışının gereği olduğunun kabulü gerekir...' denilmekte olduğu, yani davacıların iddialarının ve davacı ... tanıklarının beyanlarının bir an için haklı ve doğru olduğu düşünülse dahi kullanımın tüm mirasçılar adına sürdürülmüş olduğunun kabulü gerekeceği, davacıların talebine konu yerin, kendi iddiaları bağlamında babalarının kullandığı taşınmazın bitişiği olduğu, ancak dinlenen tespit ve mahalli bilirkişilerinin anılan taşınmazın bir bütün halinde davacıların ve davalıların babaları ...'den geldiğini onun kullanımında olduğunu açıkça beyan ettikleri, taşınmazın geçerli bir miras taksimine konu edildiği de sabit olmadığından dinlenen mahalli ve tespit bilirkişilerinin beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu parselin dava edilen kısımlarının da bir bütün halinde muristen gelen yerler olduğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davacıların davasının reddine, dava konusu Antalya ili Alanya ilçesi ... mah / köy 499 ada 5 parsel nolu taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline ve beyanlar hanesindeki şerhin aynen korunmasına karar verilmiş; hükme karşı, davacı - davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince; "... ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin yapılan inceleme sonucunda, davanın niteliği ile iddia ve savunmanın içeriği dikkate alındığında jeoloji ve orman mühendisi bilirkişi incelemesi yaptırmak, taraflar adına senetsizden zilyetliğe dayalı taşınmaz tescili yapılıp yapılmadığı araştırması yapmak, taşınmazın imar planı durumunu belirlemek, kamuya tahsis edilen yerlerden ve mera olup olmadığını araştırmak gerekmemekte ise de, İlk Derece Mahkemesince toplanan ve davanın sonucuna etki eden diğer deliller ile tüm dosya kapsamına göre; davalı Hazine dışındaki tarafların, dava konusu taşınmazda adına kullanıcı tespiti yapılan kişiler olup 2013 yılında vefat eden ...'in tüm mirasçıları oldukları; ana dosya davacısı tarafından dava konusu parselin murislerinden kalan bir yer olmayıp kendisinin zilyetliğinde olduğu iddia olunarak tamamının, birleşen dosya davacısı tarafından ise parselin yaklaşık 1.500,00 m2 lik kısmının muristen kalan yer olmayıp, parselin zilyetliği murislerinden intikal eden kalan kısmının bitişiğinde olan bu kısmının zilyetliğinin kendisine ait olduğu iddia olunarak bu kısmının adına kullanıcı tespiti yapılması istenilmekte olup, birleşen dosya davacısı tarafından istinaf Kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle kararın yalnızca ana dava hakkında olan bölümünün istinafa konu olduğu; ana dava yönünden ise taşınmazın zilyetliğinin bir bütün olarak taraflara murisleri ...'den intikal ettiği anlaşılmakta olup, dolayısıyla davacı ... tarafından taşınmazın zilyetliğinin murislerinden gelmeyip kendisine ait olduğuna yönelik iddianın ispatlanamadığı; İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında, taşınmazın geçerli bir taksime konu edildiğinin de sabit olmadığı sebebine dayanılmış ise de davacının zaten taşınmazın murislerinden kaldığı ve taksim edildiği gibi bir iddiasının da bulunmadığı; dolayısıyla davanın reddine karar verilmesinde usul ve Kanun'a aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı - davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı - davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    SONUÇ
    : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
    179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacı - davalı ... alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!