Yargıtay 3. Ceza Dairesi, terör örgütüne yardım suçunda örgüt lideri talimatıyla yardım kastının kesin delillerle kanıtlanamaması ve kanun maddeleri atıf hatası nedeniyle mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Sanığın, terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmadığı ve örgüt liderinin talimatıyla iltisaklı bankaya para yatırma veya bankacılık işlemleri yapma suretiyle örgüte yardım etme kastıyla hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, savunmalarının aksinin ispatlanamadığı ve mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin verilen mahkûmiyet kararının hatalı olduğu; ayrıca hüküm kurulurken TCKnın 314/3 ve 220/7. maddelerinin birlikte atıf maddesi olarak gösterilmesi gerekirken sadece 220/7. maddenin gösterilmesinin kanuna aykırı bulunması nedenleriyle, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen mahkumiyet kararı bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E. - ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 26. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E. - ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmeHÜKÜM
: TCK’nın 220/7. maddesi delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1- Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,2- Kabul ve uygulamaya göre de;Silahlı terör örgütüne yardım eden sıfatıyla cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında temel ceza tayin edilirken atıf maddeleri olan TCK'nın 314/3 ve 220/7. maddelerinin birlikte gösterilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek sadece TCK'nın 220/7. maddesinin atıf maddesi olarak gösterilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.