İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen deniz taşımacılığı emtia hasarı sigorta rücu davasında bilirkişi, taşıyıcının sorumlu olmadığını ve davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını raporladı.
Özet: Sigorta şirketinin, Türkiyeden Lübnana deniz yoluyla taşınan emtianın konteyner tavanından sızan su nedeniyle hasarlanması üzerine sigortalısına ödediği 2.750 USDlik tazminat bedelini taşıyıcıdan rücuen tahsil etmek amacıyla açtığı davada; taşıyıcı, hak düşürücü süre, aktif husumet ehliyeti eksikliği, sigorta poliçesi geçersizliği ve hasar ihbarı yapılmaması gibi itirazlarda bulunmuş, mahkemece yapılan incelemelerde ve bilirkişi raporlarıyla davacı sigorta şirketinin aktif husumet ehliyetine sahip olmadığı, hasar ihbarı koşullarının yerine getirilmediği ve hasarın taşıyanın hakimiyetinde meydana geldiğinin ispatlanamadığı tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO
:2024/7 Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin tarafından ... numaralı Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalanan sigortalısı dava dışı ... Tarım Ürünleri TİC. LTD. ŞTİ.’ye ait emtiaların, Türkiye’den Lübnan'a nakliyesi işi davalı şirket tarafından üstlenildiğini, emtiaların 11.10.2023 tarih, ... nolu konşimento tahtında, ... Gemisi ile 3 adet konteyner içerisinde Türkiye'den Lübnan'a taşındığını, Alıcı firmaya ulaşan konteynerlerin tahliyesi yapıldığını ve ... nolu konteynerin tavanında bulunan delikten sızan su sebebiyle emtiaların hasarlandığının tespit edildiğini, hasarın taşıma sürecinde ve sorumluluğu altında meydana geldiği sabit olduğundan hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğu, fatura ve yapılan tespitler gereğince, 2.750,00 USD sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini beyanla ödenen 2.750,00 USD rücuen tazminat alacağının, ödeme tarihi olan 09.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli döviz hesabına işlettiği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, satıcı sigortalının mal faturasında yer alan CFR teslim şekli kaydı gereğince sigortalanabilir bir menfaatinin bulunmadığını, davacı ile ödeme yaptığı dava dışı sigortalısı arasında TTK hükümleri uyarınca iddia edilen zararın gerçekleşmesinden önce kurulmuş bir sigorta poliçesi bulunmadığını, davanın dosyaya sunduğu poliçede emtianın bozulması ve çürümesinden doğan alacakların teminat dışında bırakıldığının açık olduğunu, bu nedenle yapılan ödemenin hatır ödemesi sayılması gerektiğini, süresinde ve yasal olan bir hasar ihbarının bulunmadığını, konteynerlerin kapalı, mühürlü ve hasardan ari olarak taşıyana teslim edildiğini, emtianın konteyner istifinin taşıtan tarafından yapıldığını ve yanlış yada uygun olmayan ambalajla yapılmasınından doğacak sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini, güvertede taşınan yüke ilişkin taşıyanın bur sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalı sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talepli alacak davası olup uyuşmazlığın konusunun, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Dava dışı sigortalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ... ATM ye talimat yazılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişi ... tarafından tanzim edilen █████/2024 tarihli raporda; Dava dışı ... Şirketi 'nin ticari defteri elektronik ortamda tutulan defterlerden olduğu, █████/2023 - █████/2023 DÖNEMİ Yevmiye Defteri ve Büyük Defterinin yasal süresi içerisinde GiB sistemine yüklendiği; E-Defter Beratlarının Süresi içerisinde oluşturulduğu, Davaya konu emtia satım ... nolu e-Fatura CFR Toplam bedelinin 41.250,00 USD'nin sigortalı ... Şirketi tarafından tam olarak █████/2023 tarihinde ... fiş numarası ile yaptığı kayıtla tahsil ettiğinin anlaşıldığı, Sigorta ... SİGORTA A.Ş. tarafından 9/███████ tarihinde ... Dekontundaki 2.750,00 USD bedel kadar dava dışı ... Şirketi alıcıya ödeme yapıldığı ; dava dışı ... Şirketi bu ödemeyi █████/2023 tarih ... yevmiye numaralı defter kaydına 78.310,93 TL aldığı, Hasar nedeni ile Sigorta ... SİGORTA A.Ş. tarafından 9/███████ tarihinde ... Dekontundaki 2.750,00 USD bedel kadar zararının olacağına ilişkin tespitlerini bildirmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen █████/2025 tarihli raporda; Davacının aktif husumet ehliyetini haiz olmadığı; buna karşılık davalının ise pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, Huzurdaki dava konusu taşıma özelinde, dosya münderecatından ne TTK m. 1184 anlamında bir incelemenin ne de 1185 anlamında hasar ihbarının yapıldığı, Teknik inceleme sonucunda ıslanma zararının taşıyanın sorumlu olduğu süreçte meydana geldiğinin ispat edilememesi gerekçesi ile davalının sorumlu tutulamayacağı, Dolayısıyla, TTK madde 1178/2 uyarınca dava konusu hasarın, eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olduğunun ispatlanamadığı, Sayın Mahkeme'nin aksi kanaatte olması durumunda, ödenebilir tazminat tutarının 2.750,00 USD olacağına ilişkin görüşlerini bildirmiştir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Sözleşmesi'ne göre dava dışı sigortalı ... ...Tic. Ltd. Şti. Tarafından CFR teslim şekli ile ihraç ettiği "Bulgur" emtiasının ... Limanı'ndan ... Limanı'na ... ... isimli gemi ile taşımasının sigorta teminatı altına alındığı, dava dışı sigortalı ... ...Tic. Ltd. Şti. firmasının konşimentoda yükleten firma olarak kayıtlı olduğu, emtianın hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan ... Bankasına ait █████/2023 tarihli ödeme dekontuna göre 2.750,00 USD hasar bedelinin dava dışı sigortalı ... ...Tic. Ltd. Şti.'ye ödendiği anlaşılmıştır. Davaya konu emtia satım şekli CFR olmakla, bu satım şeklinde hasara katlanma yükümlülüğü, emtianın gemiye yüklenmesi ile birlikte alıcıya geçmekle, dava dışı sigortalının sigortalanabilir menfati bulunup bulunmadığının tespiti için bulunduğu ... ATM'den talimat yolu ile ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Yapılan muhasip incelemesi neticesinde, dava dışı sigortalı tararfından emtia satım bedelinin tamamının tahsil edimdiği ancak sigorta şirketi tarafından yapılan hasar tazminatı ödemesinin, konşimentoda alıcı olarak kayıtlı bulunan dava dışı alıcı firma olan ... isimli firmaya aktarıldığı tespit edilmiştir. Bu tespit doğrultusunda, dava dışı sigortalının sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu ve davacının yapmış olduğu sigorta tazminatı ödemesi kapsamında TTK 1472 maddesi gereğince halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Davalı vekili tarafından her ne kadar talebe dayanak olan sigorta poliçesinin █████/2023 tarihinde düzenlendiği, taşımanın ise █████/2023 tarihinde başladığı, hasarın sigorta poliçesi düzenlenme tarihinden sonra olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile davacının aktif husumet ehliyetini ispat edemediği savunulmuşsa da, ilgili sigorta poliçesi incelendiğinde, davaya konu taşıma için poliçenin düzenlendiği, davaya konu hasarın hangi aşamada gerçekleştiğinin poliçe düzenlenmesi aşamasında tespit edilemeyeceği, bu durumun tek başına poliçenin geçersizliğini doğurmayacağı düşünülerek, aksi yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir.
Dosyada bulunan ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde; taşımaya ilişkin düzenlenen konşimentonun davalı ... firması tarafından düzenlendiği anlaşılmakla, davalının TTK 1238 maddesi uyarınca taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Kaldı ki davalının da aksi yönde bir savunması bulunmamaktadır.
TTK 1188 maddesi uyarınca eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Uyuşmazlığa konu olayda, dosyada mübrez gümrük kayıtları ve ekspertiz raporlarına göre eşyanın dava dışı alıcı adresindeki gümrük işlemlerinin █████/2023 tarihinde tamamlandığı dikkate alındığından, davanın açıldığı █████/2024 tarihinde her halükarda TTK 1188 maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolmamış olduğu değerlendirilerek davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan █████/2023 tarihli ... firması tarafından düzenlendiği anlaşılan ekspertiz raporunda; dava dışı, sigortalı ... ...Tic. Ltd. Şti.'ne ait 3 adet 20lik konteyner içindeki 25 Kg lık 3.000 çuval, 75.000 mt bulgur emtiasının, Türkiye'den Lübnan'da bulunan .... firmasına 11.10.2023 tarihinde ... gemisi ile nakliyesi sonrası alıcı adresinde, ... numaralı konteynerde bulunan 1000 çuvaldan 200 çuvalın ıslanma sonucu hasarlandığı, ... numaralı konteynerin tavanında bulunan delikten su sızdığının tespit edildiği, konteyner ile ilgili fotoğraf, video kaydı temin edilemediği, hasarın nerede, ne zaman ve nasıl olduğu konusunda nakliyeciden bilgi ve belge temin edilemediği, tahliyesi yapılan çuvalların kontrol edilerek insan tüketimine uygun olmadığının tespit edildiği, alıcı tarafından 200 çuval = 5.000 Kg malın reddedildiği, sigortalı tarafından ... Sigortaya hasar ihbarında bulunulduğu, ıslak bulgur çuvallarının su çekmiş, uzun süre beklemiş olduğu için küf gelişimi, topaklanma, çürüme, kokma şeklinde hasarlı olduğu, hasarlı çuvalların çöpe atıldığı, alıcı firmadan temin edilen fotoğraflardan ilgili konteyner sacından sızan suyun görüldüğü, tutanak düzenlenmediği ifade edilerek, hasar miktarının faturadaki bilgiler dikkate alınarak 2.750,00 USD olarak hesaplandığı, hasarlı malın gıda ürünü olması ve bozulması sebebi ile sovtaja konu edilmediği, %10 ilaveli net zarar/ziyanın ise 3.025,00 USD olarak hesaplanmış olduğu görülmüştür. Ancak ekspertiz raporunun yerinde inceleme yapılmaksızın, ecvrak üzerinden yapılan inceleme neticesinde düzenlendiği ve esasen ıslaklık hasarının tuzlu-deniz suyundan kaynaklandığını tespit için yapılması gerekli olan gümüş nitrat testinin yapılmamış olduğu ve konteyner tavanında bulunduğu belirtilen hasar ilişkin herhangi bir fotoğdaf yahut görselin temin edilemediği anlaşılmıştır.
Taşıyana ihbar yükümlülüğünün TTK 1185. maddede düzenlediği, TTK madde 1185/1 uyarınca "zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak" bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir." TTK madde 1185/2'de ise eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır. Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir (TTK madde 1185/4). Bu kapsamda dosya kapsamında hasarlandığı iddia edilen emtianın █████/2023 tarihinde ... limanındaki gümrük işlemlerinin tamamlanmasını müteakip alıcısı tarafından herhangi bir hasar tutanağı veya ihtirazi kayıt düşülmüş teslim tutanağı olmaksızın teslim alındığı ve emtiadaki ıslaklık hasarının ilk defa gönderilenin deposunda yapılan incelemede ortaya çıktığı ve akabinde de █████/2023 tarihinde (teslimden 5-6 gün sonra) ilk kez hasar ihbarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre TTK 1185 maddesi uyarınca 3 günlük süre içerisinde davaya konu emtia hasarına ilişkin olarak davalıya ihbar edildiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmamakla birlikte, hasarın davalıya TTK 1185 maddesi gereği usule uygun olarak ihbar edilmemiş olduğu kabulü ile, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir.
Dava konusu taşımaya ilişkin olarak düzenlenmiş bulunan ... noumaralı konişmentoda, Nihai Varış Yeri belirtilmeksizin sadece Yükleme Limanı ile Tahliye Limanı belirtildiğinden söz konusu taşımanın Limandan Limana Taşıma (Port To Port) olduğu anlaşılmaktadır. Bu taşıma şeklinde, taşıyanın mallara ilişkin sorumluluğu malların yükleme limanında gemi küpeştesine kabuledilmesiyle başlamakta ve tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edilmesiyle sona ereceği, taşıyanın her ne şekilde olursa olsun, her nasıl kaynaklanırsa kaynaklansın yükleme limanında geminin küpeştesine kabul edilmeden önce veya tahliye limanında geminin küpeştesinden tahliye edildikten sonra mallara gelebilecek herhangi bir zarardan veya gecikmeden dolayı sorumlu olmayacağı ve keza liman işletmesinin de taşıtan/gönderilenin yardımcı şahsı sayıldığı; uluslararası konteyner taşımacılığında, tüm konteynerler yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra gerek liman ve acente görevlileri gerekse gemi görevlileri tarafından kontrol edilerek varsa gözle görülen hasarlar tespit edilip "EIR" (Equipment Interchange Receipt And Damage Report) olarak tanımlanan "Konteyner El Değiştirme Ve Hasar Tutanağına" işlenmesi gerektiği ancak sigortalı emtianın taşındığı ... numaralı konteynerin dış yapısında herhangi bir fiziki hasar olduğuna dair bu şekilde düzenlenmiş bir tutanağın bulunmadığı bilirkişilerce açıklanmış olup; buna karşılık dava dosyasına getirilen maddi vakıa, emtianın ıslanarak hasarlanmış olduğudur. Ancak, ıslaklığın deniz suyundan mı yoksa tatlı sudan mı kaynaklandığı ve ıslanma zararının taşıyanın sorumluluk alanı içerisinde mi yoksa dışarısında mı meydana geldiği hususu bilirkişilerce de tespit edilememiştir. Dolayısıyla emtianın hangi aşamada ve nasıl ıslandığı hususu ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafından ispat edilememiş olup, netice itibariyle yukarıdaki bilgiler ışığında, ıslanma zararının davalı taşıyanın sorumlu olduğu süreçte meydana geldiğinin ispat edilememesi gerekçesi ile davalının sorumlu tutulamayacağı mahkemece kabul edilmiştir.
Davacı vekili tarafından, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile, rapordaki tespitlerin aksini gösterir herhangi bir açıklama yahut bilgi-belge sunulmamış olmakla, özellikle konteynerin davalı taşıyana istifli ve mühürlü halde teslim edilmiş olması nedeni ile davalının yükleme esnasındaki emtia durumu hakkında bilgi sahibi olma imkanı da bulunmaması nedeniyle, bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece esas alınarak, hasarın davalı sorumluluğu altında davalıdan kaynaklanan nedenlerle meydana geldiği hususunun davacı tarafından ispat edilememesi karşısında davanın reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.405,74.TL den karar harcı olan 615,40.TL nin mahsubu ile fazla alınan 790,34.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalı vekili için takdir edilen 30.000,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!