Silahlı terör örgütü üyeliği suçunda, Bylock delili eksikliği ve orantısız ceza nedeniyle bir sanığın hükmü bozulurken, diğer sanıkların mahkumiyetlerinin onanması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanıklardan bazılarının mahkumiyet kararları, yargılama sürecindeki usul ve delillerin hukuka uygunluğu, eylemlerin doğru nitelendirilmesi ve yaptırımların hukuki bağlamda şahsileştirilmesi gerekçeleriyle Yargıtay tarafından onanırken; bir sanığın mahkumiyet hükmü, ByLock kullanımına ilişkin savunmasının yeterince araştırılmaması, operasyonel hat ve diğer ByLock kayıtlarının detaylıca incelenmemesi gibi eksik soruşturma nedenleriyle ve verilen cezanın orantılılık ile bireyselleştirme ilkelerine aykırı şekilde fazla tayin edilmesi nedeniyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 37. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: Sanıklar hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;I-)Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelemesinde;Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin tebliğnameye uygun oalrak ONANMASINA,II-) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;1- Oluş, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın aşamalardaki savunmalarında "bacanağı olan ...'ın google play'den indirmesi sonucunda böyle bir programdan (ByLock) haberinin olduğunu ve birlikte kullandıklarını, ikinci bir kişinin olmadığını, aile içi bir konuşma olduğunu" beyan etmesi, sanığın kullanımında olduğu kabul edilen 424156 User İD numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine göre de sadece ...'a ait olduğu tespit edilen "..." İD numarasının ekli olması nazara alınarak;Sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekli olarak gözüken ... isimli şahıs hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilmesi, sanığın bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının ve başka hatlar üzerinden ByLock kullanıcısı olup olmadığının tespiti açısından çeşitli kurum ve kuruluşlara (hesabının bulunduğu bankalar, internet, elektrik, su, doğalgaz abonelikleri bulunan kurum ve kuruluşlara, ÖSYM vb) bildirdiği telefon hatları üzerinden araştırma yapılarak bu telefon hatlarına ilişkin ByLock kaydı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, var ise ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya celp edilmesi, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi ile tüm bilgi ve belgelerin ilk derece yargılaması sonrasında gelen, sanıktan ele geçen dijital materyallere ilişkin imaj alma ve içerik çıkarma raporu ile birlikte duruşmada okunup tartışılması, tespiti halinde sanıkla ilgili beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla, doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,2-Kabul ve uygulamaya göre de;Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun alt sınıradan bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdit uygulanarak yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.