Kasten Öldürme Suçunda İstinaf Retlerinin Yargıtayca Onanması: Kan Gütme Saiki, Tasarlama ve Haksız Tahrik İddialarının Reddi.
Özet: Yüksek mahkeme, kasten öldürme suçundan yirmi beş yıl hapis cezasına çarptırılan sanık hakkındaki bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddi kararını, katılan vekilinin eylemin canavarca hisle, tasarlanarak ve kan gütme saikiyle işlendiği, sanık müdafiinin ise eksik inceleme, öldürme kastı bulunmadığı, haksız tahrik ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiği yönündeki temyiz iddialarını dosya kapsamındaki tüm delillerin yeterli ve hukuka uygun olduğu, suç vasfının doğru belirlendiği gerekçesiyle oy çokluğuyla reddederek hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: Kasten öldürmeHÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 62/1, 53/1, 58/6.maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.05.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; eylemin canavarca hisle, tasarlanarak ve kan gütme saikiyle işlendiğinden bahisle suç vasfına ilişkindir.2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanığın öldürme kastı bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin ve diğer tüm lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, önceki öldürme suçuna iştirak ettiğine inanılan maktule karşı gerçekleştirilen öldürme eyleminin kan gütme saikiyle işlenmiş sayılamayacağı, sanığın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığından eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı belirlenmekle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında uygulandığı ceza miktarı nazara alındığında başkaca lehe hükümlerin uygulanmasının mümkün olmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1 Ceza Dairesinin, 04.05.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.02.2025 tarihinde karar verildi.K A R Ş I O YTüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,Sanığın kardeşi Muhamet'in 14.05.2021 tarihinde maktulün kardeşi tarafından öldürüldüğü, aynı olayla ilgili olarak maktul hakkında ise KYOK verildiği, olay günü sanığın maktulü görür görmez silahını çıkartarak hiçbir şey söylemeden maktule ateş ettiği ve ölümüne neden olduğu sübut bulunmuştur.Sayın çoğunluk olayda kan gütme saiki ile öldürme suçunun oluşmadığını sanığın daha önce kardeşinin öldürülmesi olayına karıştığı gerekçesi ile maktulü öldürdüğü, her ne kadar maktul hakkında KYOK verilmiş ise de sanığın, maktulü kardeşinin ölümünden sorumlu tutmaya devam ettiğine ilişkin mahkeme gerekçesinin isabetli olduğuna hükmetmiş ise de bu karara katılmıyorum şöyle ki; sanık hiçbir savunmasında maktulü kardeşinin ölümünden sorumlu tuttuğu için öldürdüğünü söylememiştir. Maktulün ve yanındakilerin sanığa hakaret ettikleri veya tehdit ettiklerine dair savunması ise dosyadaki deliller ile desteklenmediğinden savunmaya itibar edilmemiştir. Dolayısıyla geriye kalan sanığın daha önce öldürülen kardeşinin öcünü almak için maktulü öldürdüğü ihtimali mahkemece ve dairemizce kabul edilmiştir. Şahısların iç dünyasında ki subjektif düşüncelerin veya kanaatlerinin kesinleşmiş yargı kararları karşısında bir değeri yoktur. Maktul hakkında önceki ölüm olayı ile ilgili hakkında herhangi bir delil bulunmadığından dava açılmasına gerek duyulmamış ve savcılık tarafından verilen bu karar kesinleşmiştir. Buna rağmen sanığın maktulü sorumlu tutmasının bir önemi yoktur. Olayın faili tutuklanmış ve hakkında dava açılmış olmasına rağmen sanık sırf kardeşini öldüren kişinin akrabası olduğu için öç alma duygusuyla maktulü gördüğü yerde öldürmüştür. Dolayısıyla sanığın eylemi TCK 82/1-j maddelerine uyan suçu oluşturmaktadır. Aksi düşünce halinde hakkında hiçbir delil olmamasına ve olayla hiçbir ilgileri olmadığı halde sırf ölenin yakınlarının karşı tarafa zarar verme amacıyla ismini verip hakkında soruşturma açılan ancak delil bulunmadığı için KYOK veya beraat kararı verilen kişilerin öldürülmesi durumunda kan gütme saiki ile öldürme suçu işlendiği halde hem TCK 81 hem de 29 maddenin uygulanması gibi haksız adaletsiz bir duruma sebebiyet verileceğinin muhakkak olduğu, olayla ilgisi olmayan insanların sırf maktul tarafı öyle düşünüyor öyle zannediyor veya öyle hissediyor diye ömür boyu kaçıp saklanmalarının beklenemeyeceği, kaldı ki sanığın maktulu kardeşinin katili olduğu veya olaya karıştığı gerekçesi ile öldürdüğü kabul edilmesine rağmen haksız tahrik uygulamamasının da çelişkili bir durum olduğu kararın bu yönüyle de hatalı olduğu ve bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum. 04.03.2025