Danıştay 6. Dairede görülen, Planlı Alanlar Yönetmeliğindeki GES yapı inşaat alanı yatay izdüşüm hesabı değişikliğinin belirlilik ilkesine aykırılığı ve ek maliyetler nedeniyle iptali istenen dava.
Özet: Davacı, Planlı Alanlar Yönetmeliğine eklenen ve güneş enerjisi santrallerinde "çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alanın yatay izdüşümü" ifadesini yapı inşaat alanı hesabına esas alan düzenlemenin, bu ifadenin belirsizliği, sabit ve hareketli sistemler için hesaplama yöntemini açıklamaması, güneş panellerini gereksiz yere yapı sınıfına sokarak inşaat alanını fiktif olarak artırması, bunun sonucunda yatırımcıya fahiş yapı denetim bedeli ve yüksek maliyetli A sınıfı müteahhitlik zorunluluğu getirmesi nedenleriyle idari işlemlerde aranan açıklık ve belirlilik ilkelerine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle iptalini istemektedir.
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: ... Hes Elektrik Üretim Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ... Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: 12.05.2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1.maddesiyle Yönetmeliğin 5. maddesinin 31. fıkrasına eklenen düzenlemenin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI
: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından getirilen düzenlemeyle "çerçeve/konstrüksiyon" lafzındaki "çerçeve" kelimesinden kastın ne olduğunun anlaşılmadığı, çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alanın yatay izdüşümü hesabının sabit sistemli GES'ler için muhtelif şekillerde olabilirken, tracker sistemlerinin (tek veya çift eksenli takip sistemleri) hem sabit konstrüksiyonu ifade eden "mounting structure" hem de "tracker system" olarak adlandırılan 2 yapıdan oluştuğu, bu sistemlerde izdüşüm hesabının doğal olarak "mounting structure" olarak adlandırılan sistemin zemin ile bağlantısını sağlayan profil ayak ve bu profil ayaklar üzerine uzanan profillerin izdüşüm esaslı yapılması gerektiği, genele şamil kapsayıcı bir çerçeve/konstrüksiyon hesabının salt sabit yapının (mounting structure) bizatihi izdüşümü esaslı yapılması gerektiği, dava konusu düzenlemeyle gerek sabit taşıyıcılı sistemler için gerekse de hareketli sistemler için "çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alanın yatay izdüşümü" ifadesinden hareketle hesabın nasıl yapılacağınının belirtmediği, bu durum açıkça idari işlemlerin açıklık ve belirlilik ilkelerine aykırılık gösterdiği, düzenlemeyle yapı inşaat hesaplamasının neyin baz alınarak yapılacağı anlaşılamadığından eklenen fıkra hükmü belirlilik ilkesi bakımından sakat olduğu, bu nedenle GES yatırımının nasıl bir yapı denetim hizmet bedeline katlanacağı belirli olmadığı, "çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alanın yatay izdüşümü" düzenlemesiyle birlikte her opsiyon açısından farklı izdüşümlerin değerlendirileceğinden bütçesel karşılıklarının da farklılaştığı, ruhsat almak üzere hazırlanacak mimari projede yapı inşaat alanı olarak, güneş panellerinin taşıyıcı sisteminin ayaklarının (taban alanı) yerine "dış ölçüleri içinde kalan alanın yatay izdüşümü" dikkate alındığında 1,69 MWp kurulu gücündeki GES'in inşaat alanı fiktif bir şekilde 6500 m² olarak hesaplandığı, yapı denetim hizmet bedelinin yaklaşık 223 bin TL olduğu, 130,75 MWp güçteki batarya depolamalı GES'in inşaat alanı fiktif bir şekilde yaklaşık 600 bin m² olarak hesaplandığı, yapı denetim hizmet bedelinin (inşaat süresi = 2 yıl üzerinden, 2023 yılı birim bedelleriyle) yaklaşık 21.6 milyon TL olduğu, MWp başına yaklaşık 7000 USD ilave maliyete karşılık gelmekte olup bunun da 1 MWp GES'in maliyetine % 1'ine eşit olduğu, konstrüksiyon ayaklarının i) çakıldığı, ii) delgi yöntemiyle betonlandığı ya da iii) beton ayak kullanıldığı bir 130,75 MWp güçteki GES'in inşaat alanı getirilen yeni düzenlemeyle yapı inşaat alanının yaklaşık 600 bin m² hesaplanmakta iken beton kullnılan 500 MW mertebesindeki herhangi bir kömür termik santralinin inşaat alanının yaklaşık 160 bin m² olduğu, yapı denetime ihtiyaç duyulmayan bir GES'i yaparken bu düzenlemeyle yapı denetim firmasına 2 yıl içerisinde yaklaşık 22 milyon TL ödeme yapılması ihtimalinin bulunduğu, yapı inşaat alanı olarak "çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alan" kullanıldığı takdirde inşaat alanı büyüyeceğinden en küçük GES projesinde dâhi A sınıfı belgeye sahip müteahhit gerektireceği, dava konusu düzenlemeyle A grubu müteahhitlik belgesine sahip bir yapı müteahhidiyle anlaşma zorunluluğunun söz konusu olacağı, GES projesi açısından yatırımcıya yine ek maliyete sebebiyet vereceği, bu bakımdan EPC firması dışında ayrıca A sınıfı müteahhit belgesine sahip bir müteahhit bulmak ve EPC firmasıyla müteahhidin birlikte çalışmalarının koordinasyonunu kurma mecburiyeti doğacağı, diğer yandan idarenin ilgililerin haklı beklentilerini koruma yükümlülüğü bulunduğu, güneş panellerinin üst kısmının herhangi bir şekilde mekansal kullanımdan bahsedilemeyeceği, güneş panellerinin bir tür tesisat niteliğinde olduğu, bu anlamda da güneş panellerinin ruhsat gerektiren yapı sınıfında olmadığı ve dolayısıyla da panel alanının (yeni Yönetmelik değişikliğiyle "çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alanın yatay izdüşümünün") yapı inşaat alanı hesabında dikkate alınmaması gerektiği, belli aralıklarla yerleştirilen bu çelik konstrüksiyon ayakların üzüm salkımı asmak amaçlı da kullanılabileceği, üzerine güneş paneli yerleştirilmesinin bunun bir çelik profil ayak olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği, güneş panelinin izdüşümünün esasen taban alanı olduğu, ancak Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 20. maddesinin 8. fıkrasının (ğ) bendi ile buna istisna getirildiği, panelin izdüşümünün alanının veya panelin kendi alanının yapı inşaat alanı hesabına konu edilemeyeceği, sadece (varsa konstrüksiyonun) temeli ile "kaide" olarak belirtilen konstrüksiyonun dikkate alınması gerektiği, yapı inşaat alan hesabında "çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alan" yerine konstrüksiyonu oluşturan elemanların kendilerinin izdüşümünün dikkate alınması gerektiği anlamına geldiği, panel alanı yerine taban alanının yapı inşaat alanı hesabında dikkate alınması gerektiği, aksi takdirde Yönetmelik maddelerinin birbiriyle çatışacağından davaya konu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI
: İzdüşümün bir cismin, bir düzlem üzerine, ışınların etkisiyle düşürülen görüntüsü olduğu evrensel kuralı uyarınca gerek sabit taşıyıcılı sistemler için gerekse de hareketli sistemler için yapı inşaat alanı hesaplanırken panelleri taşımak amacıyla inşa edilen çerçevenin ya da konstrüksiyonun ya da iskeletin en dış sınırları çizilerek bu sınırların (varsa içindeki boşluklar ile birlikte) yatay düzlemde oluşturduğu izdüşümünün (görüntünün) alanının dikkate alınması gerektiği, dava konusu düzenlemede "... dış ölçüleri içinde kalan alan" ifadesine özellikle yer verilmek suretiyle hesaplamanın bir önceki cümlede açıklandığı şekilde dış ölçülerin içinde kalan alanın tamamının dikkate alınarak yapılması gerektiği, dava dilekçesinde iddia edildiği üzere söz konusu düzenlemede açıklık ve belirlilik ilkelerine aykırılık söz konusu olmadığı, Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre yapı denetim hizmet bedelinin, hizmet bedeline esas yapı yaklaşık maliyeti ile hizmet bedeline esas oranın çarpımı suretiyle elde edilen bedel olduğu, hizmet bedeline esas yapı yaklaşık maliyeti bu maddede belirlenen birim maliyet ile yapı inşaat alanının çarpımıyla bulunduğundan yapı inşaat alanının hangi izdüşümün dikkate alınarak hesaplamasının yapılacağının büyük önem taşıdığı, düzenlemede hesaplamanın (yapı inşaat alanı) nasıl yapılacağı belirli olmadığından nasıl bir yapı denetim hizmet bedeline katlanılacağının belli olmadığı, güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin yapı inşaat alanı hesabında belirsizlik olmadığı, dış ölçüleri içinde kalan alan ifadesi ile hesaplamanın kuşkuya yer bırakmayacak şekilde nasıl yapılması gerektiğinin açıklandığı, Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün güneş panelleri için yapı yaklaşık maliyetlerinin hesabında "fotovoltaik panellerin monte edildiği konstrüksiyon, temel ve taşıyıcı ayakları ile tesisatın dikkate alınması gerektiği, bu imalatların zemine monte edilen elektrik üretim cihazı niteliğinde hücreleri içeren fotovoltaik panellerin sökülüp takılır bir cihaz olması nedeni ile inşa maliyetine konu edilebilecek bir imalat olmadığı," şeklindeki yerleşik uygulamasının ortadan kaldırılmadığı, yapılan düzenlemenin yapı denetim hizmet bedelinin hesaplanma yöntemini değiştirici bir yönü bulunmadığı, yapı denetim hizmet bedeline ilişkin işlemlerin 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuatı uyarınca Yapı İşleri Genel Müdürlüğünce yürütülmekte olduğu, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinde yapı inşaat alanının; ışıklıklar ve avlular hariç olmak üzere, bodrum kat, asma kat ve çatı arasında yer alan mekanlar, çatı veya kat bahçeleri, çatıda, katta ve zemindeki teraslar, balkonlar, açık çıkmalar ile binadaki ortak alanlar dahil yapının inşa edilen bütün katları olarak tanımlandığı, bu tanım kapsamında inşai faaliyete konu olan bütün alanlar/imalatların yapı inşaat alanı hesabında dikkate alınması gerektiği, ancak güneş enerji panellerinin yapım teknikleri açısından özellik arz etmesi nedeniyle Bakanlıkça anılan tanım dikkate alınarak "panellerin; tabii veya tesviye edilmiş zemindeki izdüşümünün yapı inşaat alanına dahil edilmesi gerektiği," şeklinde görüş verildiği, Yönetmeliğin yapı inşaat alanı tanımı uyarınca söz konusu düzenleme ile getirilen uygulamanın yeni bir uygulama olmayıp zaten mevcut olan uygulama konusunda yaşanan tereddütlerin açıklığa kavuşturulmasından ibaret olduğu, Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılan düzenleme ile yapım işini üstlenen müteahhitler sınıflandırılarak inşaatın niteliği ve özelliği dikkate alınarak inşaatın, inşaatı yapabilecek yetkinliğe sahip müteahhit eliyle yapılması ve böylece sağlıklı yapılaşmaların oluşmasının amaçlandığı, sağlıklı ve güvenli yapılaşma gibi can ve mal güvenliğine yönelik kamu yararı amacıyla yapılan bir düzenlemede de kişilerin bu durumdan kaynaklı külfete katlanması gerekeceği, A sınıfı müteahhit belgesine sahip müteahhidin GES kurulumu yapan EPC firmalarının çoğunda bulunmaması, getirilen düzenlemenin GES projesi açısından yatırımcıya ek maliyete sebebiyet verecek bir yükümlülük getirmesi, EPC firması dışında ayrıca A sınıfı müteahhit belgesine sahip bir müteahhit bulmak ve EPC firmasıyla müteahhidin birlikte çalışmalarının koordinasyonunu kurma mecburiyeti doğacağı gibi aslında katlanılması mümkün olan külfetler olup bu konudaki kamu yararı dikkate alındığında kamu ve kişi yararı arasında olması gerekli adil dengenin sağlandığı, güneş panelinin izdüşümünün esasen taban alanı olduğu; ancak, Yönetmeliğin 20. maddesinin 8. fıkrasının (ğ) bendi ile buna istisna getirildiği ve panelin izdüşümünün alanının veya panelin kendi alanının yapı inşaat alanı hesabına konu edilemeyeceği, sadece (varsa konstrüksiyonun) temeli ile "kaide" olarak belirtilen konstrüksiyonun dikkate alınması gerektiğinin açıkça düzenlendiği, bu kapsamda yapı inşaat alan hesabında "çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alan" yerine konstrüksiyonu oluşturan elemanların kendilerinin izdüşümünün dikkate alınması gerektiği anlamına geldiği, taban alanı yapının zemine değen zeminde kapladığı alan olduğundan Yönetmeliğin 20/8 (ğ) maddesi ile güneş panellerinin de zeminde alan kaplayan yani zemine değen temel ve kaidesi taban alanına katılarak anılan tanımlara uygun bir düzenleme getirildiği, yapı inşaat alanının ise inşai faaliyete konu tüm alanlar ya da imalatlar olduğu, yapı inşaat alanı ile taban alanı birbirinden çok farklı uygulamalar içerdiğinden bu tanımlar arasında kıyaslama yapılarak ya da benzerlik kurmaya çalışılarak yapı inşaat alanı hesabında taban alanının kullanılmasına yönelik düzenleme getirilemeyeceği gibi bahse konu düzenlemeler arasında bir çatışma olmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Dava 12.05.2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1.maddesiyle Yönetmeliğin 5. maddesinin 31. fıkrasına eklenen düzenlemenin iptali istemiyle açılmıştır.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (oooo) bendinde, yapı inşaat alanı, "ışıklıklar ve avlular hariç olmak üzere, bodrum kat, asma kat ve çatı arasında yer alan mekanlar, çatı veya kat bahçeleri, çatıda, katta ve zemindeki teraslar, balkonlar, açık çıkmalar ile binadaki ortak alanlar dahil yapının inşa edilen bütün katlarının alanı" şeklinde tanımlanmıştır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (bbbb) bendinde, taban alanı "Bahçede yapılan eklenti ve müştemilatı dahil yapıların tabii zemin veya tesviye edilmiş zemin üzerinde kalan kısmının, yapı yaklaşma sınırını ihlal etmemek kaydıyla parseldeki izdüşümünün kapladığı alan" olarak, (cccc) bendinde de taban alanı kat sayısı (TAKS), "Taban alanının imar parseli alanına oranını (Taban alanı kat sayısı, arazi eğimi nedeniyle tabii veya tesviye edilmiş zeminin üzerinde kalan tüm bodrum katlar ile zemin kat izdüşümü birlikte değerlendirilerek hesaplanır.)", (tt) bendinde ise, katlar alanı katsayısı (KAKS) (Emsal), "Yapının inşa edilen tüm kat alanlarının toplamının imar parseli alanına oranı" şeklinde tanımlanmış ve aynı Yönetmeliğin 20. maddesinin 8. fıkrasının (ğ) bendine göre "Güneş panellerinin temel ve kaidesi haricindeki kısımları taban alanı hesabına katılmamaktadır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 26. maddesinin 1.fıkrasında "yapı denetimi hizmet bedeli, hizmet bedeline esas yapı yaklaşık maliyeti ile hizmet bedeline esas oranın çarpımı suretiyle elde edilen bedeldir." düzenlemesi yer almaktadır.
Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 5. maddesine 31. fıkra olarak "Güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin yapı inşaat alan hesabında, fotovoltaik panelleri taşımak amacıyla yapılan çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alanın yatay izdüşümü dikkate alınır." düzenlemesi eklenmiştir.
Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre yapı denetim hizmet bedelinin, hizmet bedeline esas yapı yaklaşık maliyeti ile hizmet bedeline esas oranın çarpımı suretiyle elde edilen bedel olduğu, hizmet bedeline esas yapı yaklaşık maliyeti bu maddede belirlenen birim maliyet ile yapı inşaat alanının çarpımıyla bulunduğundan yapı inşaat alanının ne şekilde yapılacağının önem arz ettiği, yapı inşaat alanı hesabında güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin dış ölçüleri içinde kalan alan ifadesi ile hesaplamanın panel izdüşümünün dikkate alınarak yapılacağı açıktır.
Davalı idare savunmasında, Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün güneş panelleri için yapı yaklaşık maliyetlerinin hesabında "fotovoltaik panellerin monte edildiği konstrüksiyon, temel ve taşıyıcı ayakları ile tesisatın dikkate alınması gerektiği, bu imalatların zemine monte edilen elektrik üretim cihazı niteliğinde hücreleri içeren fotovoltaik panellerin sökülüp takılır bir cihaz olması nedeni ile inşa maliyetine konu edilebilecek bir imalat olmadığı," şeklindeki yerleşik uygulamasının devam ettiği anlaşılmakta olup dava konusu düzenleme yapı denetim hizmet bedelinin hesaplanma yöntemini değiştirici bir yönü bulunmamaktadır.
Düzenleme öncesinde Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinde yapı inşaat alanı tanımı kapsamında inşai faaliyete konu olan bütün alanlar/imalatların yapı inşaat alanı hesabında dikkate alınması gerektiği, ancak güneş enerji panellerinin yapım teknikleri açısından özellik arz etmesi nedeniyle Bakanlıkça, anılan tanım dikkate alınarak "panellerin; tabii veya tesviye edilmiş zemindeki izdüşümünün yapı inşaat alanına dahil edilmesi gerektiği," şeklinde görüş verilmiştir.
Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılan düzenleme ile yapım işini üstlenen müteahhitler sınıflandırılarak inşaatın niteliği ve özelliği dikkate alınarak inşaatın, inşaatı yapabilecek yetkinliğe sahip müteahhit eliyle yapılması ve böylece sağlıklı yapılaşmaların oluşmasının amaçlandığı, sağlıklı ve güvenli yapılaşma gibi can ve mal güvenliğine yönelik kamu yararı amacıyla yapılan bir düzenlemede de kişilerin bu durumdan kaynaklı külfete katlanması gerekeceği, düzenlemenin GES projesi açısından yatırımcıya ek maliyete sebebiyet verecek bir yükümlülük getirmesi, EPC firması dışında ayrıca A sınıfı müteahhit belgesine sahip bir müteahhit bulmak ve EPC firmasıyla müteahhidin birlikte çalışmalarının koordinasyonunu kurma mecburiyeti gibi külfetler doğacağı, kamu yararı dikkate alındığında düzenleme ile kamu ve kişi yararı arasında olması gerekli adil dengenin sağlanmasının amaçlandığı sonucuna varılmıştır.
Güneş panelinin izdüşümünün esasen taban alanıdır. Ancak, Yönetmeliğin 20. maddesinin 8. fıkrasının (ğ) bendi ile buna istisna getirilmiştir. Güneş panelinin izdüşümünün alanının veya panelin kendi alanının yapı inşaat alanı hesabına konu edilemeyeceği, sadece (varsa konstrüksiyonun) temeli ile "kaide" olarak belirtilen konstrüksiyonun dikkate alınması gerektiği düzenlenmiştir. Bu manada yapı inşaat alan hesabında "çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alan" yerine konstrüksiyonu oluşturan elemanların kendilerinin izdüşümünün dikkate alınması gerekmektedir. Taban alanı yapının zemine değen zeminde kapladığı alan olduğundan Yönetmeliğin anılan düzenlemesi ile güneş panellerinin de zeminde alan kaplayan yani zemine değen temel ve kaidesi taban alanına katılarak anılan tanımlara uygun bir düzenleme getirildiği, yapı inşaat alanının ise inşai faaliyete konu tüm alanlar ya da imalatlar olduğu, yapı inşaat alanı ile taban alanı birbirinden çok farklı uygulamalar içerdiğinden bu tanımlar arasında kıyaslama yapılması ya da benzerlik kurulmaya çalışılması yerinde değildir.
Uyuşmazlık, güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin yapı inşaat alanının nasıl hesaplanacağına ilişkindir. Yapı inşaat alanı, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (oooo) bendinde, "ışıklıklar ve avlular hariç olmak üzere, bodrum kat, asma kat ve çatı arasında yer alan mekanlar, çatı veya kat bahçeleri, çatıda, katta ve zemindeki teraslar, balkonlar, açık çıkmalar ile binadaki ortak alanlar dahil yapının inşa edilen bütün katlarının alanı" şeklinde tanımlanmış olup güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerine ilişkin "fotovoltaik panelleri taşımak amacıyla yapılan çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alanın yatay izdüşümü" yapı inşaat alanı alanı olarak belirlenecektir. Fotovoltaik panellerin metrekare olarak büyüklüğü değil, panellerin dış çevresinin arzdaki iz düşümünün, başka bir ifadeyle yapının arzda kapladığı alanın metrekare büyüklüğü yapı inşaat alanı alanı olarak hesaplanacağından dava konusu düzenlemenin belirli olmadığı yönündeki davacı itirazı yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
: 12.05.2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1.maddesiyle Yönetmeliğin 5. maddesinin 31. fıkrasına eklenen düzenlemenin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Planlı Alanlar Yönetmeliğinin 5. maddesine 31. fıkra olarak "Güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin yapı inşaat alan hesabında, fotovoltaik panelleri taşımak amacıyla yapılan çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alanın yatay izdüşümü dikkate alınır." düzenlemesi eklenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT
:
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (oooo) bendinde, yapı inşaat alanı, "ışıklıklar ve avlular hariç olmak üzere, bodrum kat, asma kat ve çatı arasında yer alan mekanlar, çatı veya kat bahçeleri, çatıda, katta ve zemindeki teraslar, balkonlar, açık çıkmalar ile binadaki ortak alanlar dahil yapının inşa edilen bütün katlarının alanı" şeklinde tanımlanmıştır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (bbbb) bendinde, taban alanı "Bahçede yapılan eklenti ve müştemilatı dahil yapıların tabii zemin veya tesviye edilmiş zemin üzerinde kalan kısmının, yapı yaklaşma sınırını ihlal etmemek kaydıyla parseldeki izdüşümünün kapladığı alan" olarak, (cccc) bendinde de taban alanı kat sayısı (TAKS), "Taban alanının imar parseli alanına oranını (Taban alanı kat sayısı, arazi eğimi nedeniyle tabii veya tesviye edilmiş zeminin üzerinde kalan tüm bodrum katlar ile zemin kat izdüşümü birlikte değerlendirilerek hesaplanır.)", (tt) bendinde ise, katlar alanı katsayısı (KAKS) (Emsal), "Yapının inşa edilen tüm kat alanlarının toplamının imar parseli alanına oranı" şeklinde tanımlanmış ve aynı Yönetmeliğin 20. maddesinin 8. fıkrasının (ğ) bendine göre "Güneş panellerinin temel ve kaidesi haricindeki kısımları taban alanı hesabına katılmamaktadır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 26. maddesinin 1.fıkrasında "yapı denetimi hizmet bedeli, hizmet bedeline esas yapı yaklaşık maliyeti ile hizmet bedeline esas oranın çarpımı suretiyle elde edilen bedeldir." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre yapı denetim hizmet bedelinin, hizmet bedeline esas yapı yaklaşık maliyeti ile hizmet bedeline esas oranın çarpımı suretiyle elde edilen bedel olduğu, hizmet bedeline esas yapı yaklaşık maliyeti bu maddede belirlenen birim maliyet ile yapı inşaat alanının çarpımıyla bulunduğundan yapı inşaat alanının ne şekilde yapılacağının önem arz ettiği, yapı inşaat alanı hesabında güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin dış ölçüleri içinde kalan alan ifadesi ile hesaplamanın panel izdüşümünün dikkate alınarak yapılacağı açıktır.
Davalı idare savunmasında, Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün güneş panelleri için yapı yaklaşık maliyetlerinin hesabında "fotovoltaik panellerin monte edildiği konstrüksiyon, temel ve taşıyıcı ayakları ile tesisatın dikkate alınması gerektiği, bu imalatların zemine monte edilen elektrik üretim cihazı niteliğinde hücreleri içeren fotovoltaik panellerin sökülüp takılır bir cihaz olması nedeni ile inşa maliyetine konu edilebilecek bir imalat olmadığı," şeklindeki yerleşik uygulamasının devam ettiği anlaşılmakta olup dava konusu düzenleme yapı denetim hizmet bedelinin hesaplanma yöntemini değiştirici bir yönü bulunmamaktadır.
Düzenleme öncesinde Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinde yapı inşaat alanı tanımı kapsamında inşai faaliyete konu olan bütün alanlar/imalatların yapı inşaat alanı hesabında dikkate alınması gerektiği, ancak güneş enerji panellerinin yapım teknikleri açısından özellik arz etmesi nedeniyle Bakanlıkça, anılan tanım dikkate alınarak "panellerin; tabii veya tesviye edilmiş zemindeki izdüşümünün yapı inşaat alanına dahil edilmesi gerektiği," şeklinde görüş verilmiştir.
Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılan düzenleme ile yapım işini üstlenen müteahhitler sınıflandırılarak inşaatın niteliği ve özelliği dikkate alınarak inşaatın, inşaatı yapabilecek yetkinliğe sahip müteahhit eliyle yapılması ve böylece sağlıklı yapılaşmaların oluşmasının amaçlandığı, sağlıklı ve güvenli yapılaşma gibi can ve mal güvenliğine yönelik kamu yararı amacıyla yapılan bir düzenlemede de kişilerin bu durumdan kaynaklı külfete katlanması gerekeceği, düzenlemenin GES projesi açısından yatırımcıya ek maliyete sebebiyet verecek bir yükümlülük getirmesi, EPC firması dışında ayrıca A sınıfı müteahhit belgesine sahip bir müteahhit bulmak ve EPC firmasıyla müteahhidin birlikte çalışmalarının koordinasyonunu kurma mecburiyeti gibi külfetler doğacağı, kamu yararı dikkate alındığında düzenleme ile kamu ve kişi yararı arasında olması gerekli adil dengenin sağlanmasının amaçlandığı sonucuna varılmıştır.
Güneş panelinin izdüşümü esasen taban alanıdır. Ancak, Yönetmeliğin 20. maddesinin 8. fıkrasının (ğ) bendi ile buna istisna getirilmiştir. Güneş panelinin izdüşümünün alanının veya panelin kendi alanının yapı inşaat alanı hesabına konu edilemeyeceği, sadece (varsa konstrüksiyonun) temeli ile "kaide" olarak belirtilen konstrüksiyonun dikkate alınması gerektiği düzenlenmiştir. Bu manada yapı inşaat alan hesabında "çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alan" yerine konstrüksiyonu oluşturan elemanların kendilerinin izdüşümünün dikkate alınması gerekmektedir. Taban alanı yapının zemine değen zeminde kapladığı alan olduğundan Yönetmeliğin anılan düzenlemesi ile güneş panellerinin de zeminde alan kaplayan yani zemine değen temel ve kaidesi taban alanına katılarak anılan tanımlara uygun bir düzenleme getirilmiştir. Yapı inşaat alanının ise inşai faaliyete konu tüm alanlar ya da imalatlar olduğu, yapı inşaat alanı ile taban alanı birbirinden çok farklı uygulamalar içerdiğinden bu tanımlar arasında kıyaslama yapılması ya da benzerlik kurulmaya çalışılması yerinde değildir.
Uyuşmazlık, güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin yapı inşaat alanının nasıl hesaplanacağına ilişkindir. Yapı inşaat alanı, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (oooo) bendinde, "ışıklıklar ve avlular hariç olmak üzere, bodrum kat, asma kat ve çatı arasında yer alan mekanlar, çatı veya kat bahçeleri, çatıda, katta ve zemindeki teraslar, balkonlar, açık çıkmalar ile binadaki ortak alanlar dahil yapının inşa edilen bütün katlarının alanı" şeklinde tanımlanmış olup güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerine ilişkin "fotovoltaik panelleri taşımak amacıyla yapılan çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alanın yatay izdüşümü" yapı inşaat alanı alanı olarak belirlenecektir. Fotovoltaik panellerin metrekare olarak büyüklüğü değil, panellerin dış çevresinin arzdaki iz düşümünün, başka bir ifadeyle yapının arzda kapladığı alanın metrekare büyüklüğü yapı inşaat alanı alanı olarak hesaplanacağından dava konusu düzenlemenin belirli olmadığı yönündeki davacı itirazı yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!