Elazığ Kuşhane köyünde Hazinenin kadastro tespitine itiraz davasında 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca zilyetlikle kazanma koşulları ve bilirkişi raporları ışığında temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, Elazığda bulunan bir taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve Hazine adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin zilyetlik koşulları üzerinden verdiği kısmen kabul ve kısmen ret kararlarını, bu kararların Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eksik inceleme gerekçesiyle bozularak dosyanın geri gönderilmesini, yeniden yargılama sonucunda ilk derece mahkemesinin yine kısmen kabul ve kısmen ret yönünde karar vermesini ve son olarak Hazinenin reddedilen kısımlar için yeniden istinaf yoluna başvurarak davanın güncel durumunu içeren yargılama sürecini özetlemektedir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.KARAR
: İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ
: Elazığ Kadastro MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Taraflar arasında kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmiştir.Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDava konusu Elazığ ili Merkez ilçesi Kuşhane köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Kanun'un Geçici 8 inci maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmaları 26.09.2016-25.10.2016 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanına çıkarılmış, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı Hazine vekili, Elazığ ili Merkez ilçesi Kuşhane köyünde 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci madde çalışması kapsamında yapılan kadastro çalışmasında, 115 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit edildiğini, ancak yapılan incelemede parselin Hazine arazisi olduğunu, taşınmazın ekilip biçilmediğini ve davalılar lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığını belirterek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescili talep ve dava etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın evveliyatından itibaren davalı tarafından tarla olarak kullanıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu, mahalli bilirkişi beyanları ve 1984 ile 2002 tarihli hava fotoğraflarının yapılan incelemesinde krokide (A) harfi ile gösterilen yerin ekilip biçildiği imar ihyasının yapıldığı, 2 nci sınıf tarım arazisi mahiyetinde olduğu, 20 yıldan fazla zilyetlik süresinin bulunduğu gerekçesiyle davacının bu kısma ilişkin davasının reddine, krokide (A) harfi ile gösterilen alan dışındaki yerin tarımsal faaliyete konu edilebilecek yerlerden olmasına ve imar ve ihyası yapılmasına rağmen 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, 2000 ve 2002 tarihli uydu fotoğraflarında imar ve ihyasının yapılmadığı ve parsel sınırlarının oluşmadığı, tarımsal faaliyetin olmadığı, 2002 yılından kadastro çalışmalarının yapıldığı 2016 yılına kadar geçen sürenin 14 yıllık bir süre olduğu gerekesiyle bu kısma ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiş, karar hazine ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2019 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla, çekişme konusu taşınmaza komşu Kuşhane köyü 115 ada 4, 6, 22, 7, 103 parsel ile 112 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanak örneklerinin celp edilmediği, hava fotoğrafı incelemesinin eksik yapıldığı, taşınmazın bitki örtüsü ve kullanım durumunun açıklanmadığı, kabul kararı verilen kısmın koordinatlı olarak ölçülmediği, ziraat bilirkişi raporunda imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlayıp tamamlandığı, kimden kime kaldığı zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amaca uygun olup olmadığı hususlarının maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak açıklanmadığı, belgelerin getirtilerek jeodezi ve fotogrametri mühendisi ile üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu ile oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yapılacak keşifte taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı ve zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususlarının irdelenmesi, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince gönderme kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; fen bilirkişi raporunda, (D), (E) ve (F) harfi ile gösterilen alanlar yönünden davalıların zilyetlik kazanma koşullarının oluştuğu, krokide (N) harfi ile gösterilen kısımda 2011 yılından sonra imar ihyaya başlandığı, bazı bölümlerinin hiç kullanılmadığı, 20 yıllık zilyetlik süresinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, (D), (E) ve (F) harfi ile gösterilen kısımlar yönünden davanın reddine, (N) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davacı Hazine vekili, taşınmazın tamamının boş olduğu, çevre Hazine parselleriyle bütünlük oluşturduğu, tarımsal faaliyetin sürekli olmadığı iddiasıyla kararı reddedilen bölümler yönünden istinaf etmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; fen bilirkişi raporunda (D), (E) ve (F) harfi ile gösterilen yerlerde 1972, 1984 hava fotoğrafları ile 2000 yılı uydu görüntüsüne göre imar ihyanın olduğu, bu kısımlar yönüyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı Hazine vekili, dava konusu taşınmaz üzerinde uzunca bir süre faaliyetin olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla bu kararı da temyiz etmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç
: Yukarıda açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.