6831 sayılı Kanunun 2/b kapsamındaki taşınmazlarda zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil talebinin kazandırıcı zamanaşımıyla iktisap edilemeyeceğine dair istinaf kararı temyizi.
Özet: Davacı ve asli müdahilin, Hazine adına kayıtlı olan ve 2/b uygulamaları kesinleşmiş taşınmaz üzerinde zilyetliğe dayalı tapu iptali, tescil veya zilyetlik şerhi verilmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi tapu taleplerini reddederek belirli alanlar için kullanım şerhi kararı vermişken, davalı Hazine vekilinin istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi, 2/b alanlarında kazandırıcı zamanaşımı ile iktisabın mümkün olamayacağı gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırarak davanın tamamen reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.KARAR
: İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararınınkaldırılmasına, davanın reddineİLK DERECE MAHKEMESİ
: Erdemli 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasında zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davası ile zilyetlik şerhi verilmesi talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... davasının kısmen kabulüne, asli müdahil ... davasının kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDava konusu Mersin ili Erdemli ilçesi Koyuncu Mahallesi 68 ada 166 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre 1975 yılında yapılıp 1978 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1995 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışması bulunmaktadır.Davacı vekili; Mersin ili Erdemli ilçesi Koyuncu Mahallesi 68 ada 166 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğunu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında dava konusu taşınmazın kaydı yapılırken davacı adına tescil edileceğinin belirtildiğini, ancak daha sonra davalı ... adına tescil yapıldığını, davacının bu taşınmazı 30 yıldır kullandığını, üzerinde ev olduğunu, taşınmazın vergi ve harçlarının sürekli davacı tarafından ödendiğini, taşınmazın zilyedinin 30 yıldır halen davacıda bulunduğunu, tapulu taşınmazın davacı adına yazılması gerekirken Hazine adına yazılmasının hatalı olduğunu, taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, mümkün görülmediği takdirde dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asli müdahil ... davaya katılma talepli dilekçesinde; dava konusu yere dava açıldığını keşif esnasında öğrendiğini, davaya katılma talebinin kabulüne karar verilmesini zira, dava konusu Mersin ili Erdemli ilçesi Koyuncu Mahallesi Şaar mevkii 68 ada 166 parsel sayılı davaya konu olan yerin muris babaları ... ...’in zilyetliğinden miras yolu ile mirasçılara geçen yer olduğunu, kendisinin de mirasçı olması nedeni ile miras hissesi oranında tarafına tescilinin gerektiğini, bu yerin bütünü üzerinden miras hissesi oranında müdahale talebi bulunduğunu, ayrıca davaya konu yerin güney-batı kesiminde yaklaşık 300 m2 alanın da kendi zilyetliğinde bulunduğunu, bu kısmın içerisinde muhtelif meyve ağaçlarının bulunduğunu, bu bölüm için de ayrıca kendi adına katılma talebinde bulunduğunu, taşınmazın tamamı üzerinde miras hissesi oranında, tapuda adına tesciline ve ayrıca taşınmazın güney-batı kesiminde yaklaşık 300 m2 alanın kendisinin zilyetliğinde olduğu iddiasıyla bu kısmın da adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 3302 sayılı Kanun'la değişik 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceği, dava konusu yerde 2/B madde uygulamalarının 09.12.1990 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle tapu iptali ve tescil talebinin mümkün olmadığı gerekçesiyle bu talep yönünden davanın reddine, kullanım şerhi yönünden 16.01.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile belirtilen 4.914,37 m2'lik alanın davacı ...'in kullanımında olduğunun şerh düşülmesine karar verilerek, davacının davasının kısmen kabulüne, 16.01.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen 421,00 m2'lik alanın asli müdahil ...'in kullanımında olduğunun şerh düşülmesine karar verilerek asli müdahilin davasının kabulüne karar verilmiştir.Davalı ... vekili; davanın yasada öngörülen zamanaşımı ve hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olduğu, kadastro tespit tutanaklarının mevzuata uygun olarak tutulmuş olduğu, davacı ... asli müdahil yönünden tespit koşullarının oluşmamış olduğu, keşif, bilirkişi raporları, dinlenen tanık anlatımlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı, tespit tarihinden önceki zilyetliğin dikkate alınması gerekirken tespitten sonraki zilyetlik ve zilyetliğin devir işlemleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, tarafların talepleri konusunda kısmi karar verildiğinden Hazine lehine yasal vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde, bu konuda hüküm kurulmamış olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın öncesinin orman olması sebebiyle sürdürülen zilyetliğin taşınmazın mülkiyetini kazanma açısından değer ifade etmeyeceği, tapu iptali tescil talebinin reddine karar verilmesi yönündeki değerlendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasından sonra kullanım kadastrosu veya güncellemeye ilişkin çalışma yapılmadığı, 2/B alanlarında kullanım kadastrosu yapılmasının idari bir tasarruf olduğu, bu konuda idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağı gibi mahkemece idare yerine geçilerek işlem yapılmasının da mümkün olmadığı, bu sebeple kullanıcı şerhi verilmesi yönündeki talebin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı Hazinenin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, taraflarınca tescil talebinin reddine yönelik kararın istinaf edilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kullanıcı şerhine yönelik red kararını temyiz ettiklerini, taşınmazın evveliyatının orman olmadığını, dava tarihinden önce 2/B kapsamında olduğunu, davacı tarafından imar-ihya edildiğini, taşınmaz üzerinde ağaçlar ve yapılar bulunduğunu, en az 30 yıldan beri davacı tarafından kullanıldığını, kullanıcı şerhinin verilmesi halinde davacının idareye başvurarak taşınmazı 2/B kapsamında satın almak istediğini, taşınmazın 4.914,37 m2 lik alanının davacı tarafından kullanıldığının tespitine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç
:Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi