Mala zarar verme suçunda, şikayetçinin zararı giderdiğini beyan etmesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle mahkumiyet kararının bozulması.
Özet: Mala zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, şikayetçinin bozma öncesi duruşmada sanığın zararı giderdiğini belirtmesine rağmen, zararın tam olarak ne zaman karşılandığının tespit edilmemesi ve bu durumun Türk Ceza Kanununun 168. maddesinin ilgili fıkrasının uygulanmasında esaslı bir fark yaratacağının göz ardı edilmesi nedeniyle bozulmuştur.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.ŞİKÂYETÇİ
: ...SUÇ
: Mala zarar vermeHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Şikâyetçi ...'in bozma öncesi 20.10.2015 tarihli duruşmada, sanığın çelik kapı ve antrede meydana gelen zararı giderdiğini beyan etmesi karşısında; zararın tam olarak ne zaman giderildiği şikâyetçi ve sanıktan sorularak sonucuna göre, kovuşturma başlamadan önce zarar giderilmişse 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesi, kovuşturma başladıktan sonra zarar giderilmişse aynı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.