Yargıtay 9. Ceza Dairesi, reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuğun kaçırılması suçlarından verilen düşme kararlarını, olağanüstü zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle hukuka uygun bularak onadı.
Özet: Yargıtay, ilk derece mahkemesinin sanık hakkındaki reşit olmayanla cinsel ilişki ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından açılan kamu davalarının düşmesine yönelik kararını incelemiş; mahkemenin başlangıçta olağan dava zamanaşımı süresini yanlış değerlendirmiş olmasına rağmen, önceki bir mahkumiyet hükmünün zamanaşımını kestiği göz ardı edilse dahi, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında olağanüstü dava zamanaşımı süresinin de dolmuş olduğunu ve bu durumun kararın sonucunu etkilemediğini belirterek hükümleri oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR
: Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulmasıHÜKÜMLER
: DüşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, reşit olmayanla cinsel ilişki ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteğiMahkemece zamanaşımı hususunda yanlış değerlendirme yapıldığına, belirtilen gerekçeyle yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEMahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104/1, 234/3. maddelerinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması eylemleri için verilen cezaların üst sınırları nazara alındığında 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/2-d maddelerine göre 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu ve bozma öncesi kurulan 13.07.2016 tarihli mahkumiyet hükmünün sanık aleyhine dava zamanaşımını kestiği gözetilmeden düşme hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 27.02.2014 tarihinde kesinleşmesi, bu tarih ile deneme süresinde işlenen ve hükmün açıklanmasına esas alınması gereken 01.05.2015 tarihli mahkumiyet hükmü arasındaki durma süresinin 1 yıl 2 ay 4 gün olması ve suç tarihi ile inceleme günü arasında durma süresi de dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.02.2025 tarihinde karar verildi.