Kesinleşmiş orman tahdidi ve kadastrosuna dayalı tapu iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescil davasının temyiz incelemesi.
Özet: Denizlideki bir taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi doğrultusunda orman sınırları içinde kalan bölümünün tapusunun iptali ve orman vasfıyla hazine adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi taşınmazın belirli bir kısmının tapu kaydını iptal ederek hazine adına tesciline karar vermiş; bu kararın davalı ve dahili davalılarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiş ve bu karar daha sonra taraflarca temyiz edilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    KARAR
    : İstinaf başvurularının esastan reddi
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasında kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı ... vekili ile dahili davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile dahili davalı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava konusu Denizli ili, Honaz ilçesi, ... Mahallesi 133 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre yapılıp 1988 yılında kesinleşen tesis kadastrosu, 2013 yılında yapılmış 22/A maddesi uyarınca yenileme çalışması, 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre 1968 yılında yapılarak ilan edilen ve 1970 yılında kesinleşen orman tahdidi, 2014 yılında kesinleşen 6831 sayılı Kanun'a göre evvelce sınırlaması yapılmış yerlerde aplikasyon ve sınırlama sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 2/B madde uygulama çalışması bulunmaktadır.
    Davacı ... İdaresi; dava konusu Denizli ili, Honaz ilçesi, ... mahallesi eski 1941 parsel yeni 133 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede evvelce sınırlama yapıldığı, aplikasyon ve sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışına çıkarıldığı, bir aylık askı ilanı süresinin 26.12.2014 tarihinde sona erdiği ve kadastro çalışmalarına itiraz edilmediğinden kesinleştiği, davalıların murisi adına kayıtlı taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığının tespit edildiği, dava konusu 133 ada 3 parsel sayılı taşınmazın orman sınırlarında kalan kısımlarının tespiti ile bu kısım üzerindeki şerhlerin kaldırılmasına ve tapunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının orman sayılan yerlerden olduğu, 2/B maddesi uygulamasına konu edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen 1.567,90 m²lik kısmının tapusunun iptali ile taşınmaz üzerinde bulunan ipotek ve hacizlerden ari olarak bu kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın aynı ada ve aynı parsel numarası ile davalılar adına bırakılmasına karar verilmiştir.
    Dahili davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman arazisi olmadığı, tarım arazisi olarak kullanıldığı, orman vasfında olduğu kabul edilse dahi davalı malikler lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacının davasının kabulü halinde Şirketin alacağının tahsilinin güçleşeceği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, aksi halde davalılar lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, taşınmazın tarım alanı olduğu, bilirkişi raporunda incelenen hava fotoğraflarının dava tarihinden 70 yıl öncesine ait olduğu, raporda ağaçların 35-40 yıllık olduğunun belirtildiği, tapu müdürlüğünün davaya dahil edilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı itirazı yönünden karar verilmediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1968 yılında yapılarak 1970 yılında kesinleşen ilk orman tahdidine ve daha sonra 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesine göre yapılarak 26.12.2014 tarihinde kesinleşen çalışmalara göre taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 1.567,90 m2'lik kısmının Sapacaboğazı Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Dahili davalı ... AŞ vekili ve davalı ... vekili istinaf dilekçesindeki benzer gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dahili davalı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    S O N U Ç
    : Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!