Mersin Silifkedeki 1563 parselin orman vasfı, zilyetlik iddiasıyla kadastro tespitine itiraz ve şerhin terkini davasında istinafın esastan reddi kararı temyiz incelemesi.
Özet: Mersindeki 1563 parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olmadığı, ziraat alanı olduğu ve zilyetlik yoluyla tescili talebiyle açılan davanın, daha önceki kesinleşmiş kadastro mahkemesi kararıyla taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmiş olması nedeniyle reddedilmesi ve karşı davada orman niteliğindeki taşınmaz üzerinde şerh bulunamayacağı gerekçesiyle bu şerhlerin terkini talebinin kabul edilmesi üzerine, davacının taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı ve ziraat alanı olduğu yönündeki istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince de esas yönünden reddedilmesini konu alan bir temyiz incelemesidir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.KARAR
: İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ
: Silifke 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasında kadastro tespitine itiraz davası ve karşı dava şerhin terkini talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDava konusu; Mersin ili Silifke ilçesi ... mahallesi 1563 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde, 766 sayılı Tapulama Kanunu'na (766 sayılı Kanun) göre yapılan ve 16.08.1966 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosu bulunmakta olup, dava konusu taşınmaz tescil harici bırakılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8 inci hükmü gereğince yapılan çalışmada dava açılmayan parseller için kadastro çalışmaları 06.06.2013 tarihinde kesinleşmiş, dava konusu parsel yönünden süresi içinde dava açılmış, iş bu dosyadaki davacının da davacı olduğu, Silifke Kadastro Mahkemesinin 02.09.2015 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararında dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre, orman kadastrosu 01.03.1977 tarihinde askı ilan suretiyle ilan edilmiş, 01.03.1978 tarihinde kesinleşmiş, 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'u ile değişik 2/B madde uygulaması 1987 yılında yapılmış, 23.01.1989 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.Davacı vekili; dava konusu Mersin ili Silifke ilçesi ... Mahallesi 1563 parselde kayıtlı taşınmazı evveliyatında dava dışı ...'nun babası olan ... 'nun yaklaşık 40 yıl nizasız ve fasılasız kullandığını, davacının taşınmazı Silifke 1. Noterliğinin 11.05.2012 tarihli ve 04982 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde zilyetliğin devri sözleşmesi ile ...'dan devraldığını, eklemeli zilyetlik ile birlikte 60-70 seneden bu yana malik sıfatıyla zilyet bulunduğunu, Susanoğlu Köyünde ilk kadastro çalışmalarının 766 sayılı Kanunu hükümlerine göre yapıldığını ve 16.08.1966 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın 1966 yılında yapılan tapulama çalışmaları esnasında orman ve taşlık, çalılık vasfında olduğu gerekçesiyle tapulama harici bırakıldığını, davaya konu 1563 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucu askı ilanı süresi içinde dava açıldığını ve kesinleştiğini, dava konusu ettikleri 1563 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığını açıklayarak, dava konusu taşınmazın orman olarak belirtilen vasfının zirai alan olarak tahsisine ve taşınmazın orman sınırları içinde kalmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ve karşı davacı Orman İdaresi vekili; dava konusu taşınmazın orman olması nedeniyle muhdesat kaydının olamayacağı iddiasıyla taşınmaz tapu kaydındaki muhdesat şerhinin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmaz yönünden Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı dosyasında kadastro tespitine itiraz davasının görüldüğü, yapılan yargılama sonucu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı onama kararı ile 15.08.2017 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, orman niteliğindeki taşınmazın üzerine şerh yazılamayacağından karşı davanın kabulü ile şerhlerin terkinine karar verilmiştir.Davacı vekili; dava konusu 1563 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları dışında bırakılan yerlerden olduğu, amenajman haritaları celbedildiğinde taşınmazın ziraat alanı olarak işaretlendiğinin görüleceği, davacının zilyetliğindeki taşınmazın tapu kaydındaki vasfının orman olarak işlenmesinin hatalı olduğu, bilirkişi raporunda da taşınmazın orman sınırları dışında olduğunun belirtildiği, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında olduğu, taşınmaz üzerinde davacıya ait 35-40 sene önce yapılmış bir evin bulunduğu ve taşınmazın 35-40 yıl öncesinde imar ve ihya edildiği, içerisinde davacı tarafından ziraat yapıldığı, karşı davanın kabulünün davacının mağduriyetine neden olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesindeki gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç
: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.