Balıkesir Kepsut Beyköyde kesinleşmiş orman tahdidi ile uygulama kadastrosu çelişkisinden doğan, orman vasfındaki taşınmazın tapu iptali ve hazine adına tescili talepli davanın temyizi.
Özet: Balıkesirde 1977de tarla olarak tescil edilen, ancak 1946 ve 1993 yıllarında kesinleşen orman kadastroları uyarınca devlet ormanı sınırları içinde kaldığı iddia edilen bir parselin tapusunun iptali ve orman vasfıyla tescili istemiyle Orman İdaresi tarafından açılan davada, ilk derece mahkemesi davanın reddine ve mülkiyet iddiasının tefrikine karar vermiş, istinaf mahkemesi bu kararı onamıştır; Yargıtay temyiz incelemesinde, taşınmazın ilk tesis kadastrosu ve orman tahdit belgeleri ile teknik bilgi ve belgelerin kapsamlı biçimde incelenerek, paftaların yapılış yöntemleri, hata payları ve zeminle uyumsuzlukların nedenleri konusunda uzman bilirkişi raporu alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    KARAR
    : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Balıkesir Kadastro Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ███████ K.
    Taraflar arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi kapsamında uygulama kadastrosuna itiraz ve kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı ... idaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... idaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava konusu; Balıkesir ili Kepsut ilçesi Beyköy Mahallesinde 766 sayılı Tapulama Kanunu'na (766 sayılı Kanun) göre 1977 yılında ilan edilerek kesinleşen tesis kadastrosu, 3402 sayılı Kanunu'nun 22 nci Maddesi kapsamında 23.10.2020-23.11.2020 tarihleri arasında ilan edilen yenileme çalışmaları, 1946 yılında ilan edilip 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre 31.03.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman sınırlarının tespiti ve aplikasyonu, 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
    Davacı ... İdaresi vekili; Balıkesir ili Kepsut ilçesi Beyköy Mahallesinde 3402 sayılı Kanun'un 22/A ve geçici 8 inci maddesi uyarınca kadastro güncelleme çalışmalarının yapıldığını, yapılan çalışmaların sonucunun 22.10.2020 ile 23.11.2020 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanına çıkarıldığını, 1942 yılında orman tahdit çalışmasının, 1993 yılında 6831 sayılı Kanunu'na göre orman sınırlarının tespiti ve 2/B madde uygulama çalışmalarının yapıldığını ve kesinleştiğini, Beyköy Mahallesinde 1977 yılında 766 sayılı Kanun'a göre arazi kadastrosu yapıldığını, eski 944 parsel, yeni 188 ada 12 parselin krokide (A) harfi ile gösterilen 2.144,21 m2 lik kısmının orman kadastro çalışmalarında devlet ormanı olarak sınırlandırılmasının yapıldığını ancak, kadastro sayısallaştırma çalışmalarında orman vasfı ile tescil edilmediğini, kadastro çalışmalarında tarla olarak tescil edilen dava konusu yerin kesinleşmiş orman kadastro sınırları içerisinde kaldığını, bu nedenle güncelleme çalışmalarının iptali ile sayısallaştırmanın kesinleşmiş orman kadastro sınırları ile uyumlu ... getirilmesini, taşınmazın devlet ormanı sınırları içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu parselin sınırlarında bir değişiklik olmadığı, zeminde mevcut sınırları içerisinde kullanıldığı, ilk tesis kadastrosundaki yüzölçümle, yapılan kadastro güncelleme çalışmalarındaki yüzölçümü farklılıklarının hesap yöntemleri arasındaki hassasiyet ve teknoloji farkından kaynaklandığı, çalışmalara esas pafta ve teknik belgelerinde herhangi bir hata bulunmadığı gerekçesiyle güncellemeye itiraz yönünden davanın reddine, dava konusu yerin 1977 yılında kesinleşen ilk tesis kadastrosuyla tapuda tescilli olduğu, orman kadastrosu çalışmalarının ise tesis kadastrosundan sonra 1993 yılında gerçekleştiği, kesinleşen tutanak uyarınca sicil oluşan taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıkların kadastro mahkemelerinin görev ve yetki kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davacının mülkiyete yönelik iddiası yönünden davanın tefrikine, Kadastro Müdürlüğünün davada taraf sıfatı olmadığından kendisine karşı açılmış olan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
    Davacı vekili, Kadastro Müdürlüğünün hasım gösterilebileceğine yönelik Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.12.2017 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamının bulunduğu, taşınmazın orman vasfında olduğu, sayısallaştırma çalışmalarının usülüne uygun yapılmadığı ve ormanın yüzölçümünün eksiltildiği iddiasıyla kararı istinaf etmiştir.
    Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin, 09.11.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında; orman tahdit belgelerinin temini, taşınmazın tesis kadastrosuyla belirlenmesine esas teknik bilgi ve belgelerin, tapu kütük sayfası örneğinin getirtilerek keşifte görev yapan ve raporları hükme esas alınan fen bilirkişi ve orman bilirkişisinden ilk tesis kadastro paftasının hangi yöntemle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı; tesis kadastrosu ve bu kadastro sonrası oluşturulan paftada sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, tesis kadastro tespitinin yapıldığı 1976 yılına en yakın hava fotoğrafı ve ortofoto, yoksa uydu fotoğrafı üzerinde inceleme yapıldığında çekişmeli taşınmazlar arasında doğal ya da yapay bir sınır yerinin olup olmadığı, taşınmaz sınırlarının belirgin ve birbirinden ayrı olup olmadığının, ilk tesis kadastrosu paftası ve sayısallaştırma sonucu oluşan paftayı aynı ölçekte çakıştırmaları, yapılacak çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise çekişmeli taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması, harita çakıştırmalarında veya sınır çizimlerinde uygulama kadastrosu ile tesis kadastrosu sınırlarının farklı renklerle-çizgilerle gösterilerek ek rapor alınması gerektiği gerekçesiyle dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiştir.
    Geri çevirme sonrası eksiklikler tamamlanarak dosya yeniden inceleme için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında; İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı, tesis ve uygulama pafta sınırlarının birebir örtüştüğü, paftası ile teknik belgelerinde hata bulunmadığı, davacı İdarenin taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı yönündeki iddiasının bu dosyada değerlendirilemeyeceği, ihtilafın genel mahkemede görülecek dava konusu olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili, istinaf iddialarıyla kararı temyiz etmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    S O N U Ç
    : Yukarıda açıklanan sebeplerle,
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
    7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!