Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçlarından beraat eden suça sürüklenen çocuğun hükmü Yargıtayca onandı, temyiz talepleri reddedildi.
Özet: Suça sürüklenen çocuk hakkında "çocuğun cinsel istismarı" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesinin beraat kararı, istinaf mahkemesince onanmıştır. Temyiz aşamasında Yargıtay, mağdurun velayet sahibi annesinin duruşmaya katılmaması nedeniyle mağdur vekilinin temyiz istemini usulden reddederken, katılan bakanlık vekilinin itirazlarını, yargılamada usul ve esasa ilişkin bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddetmiş ve sanığın beraatini içeren hükümleri oy birliğiyle kesin olarak onamıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSuça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksunkılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemiTakdiri bir yorumla kusurun yoğunluğu, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığını göz önüne alınmaksızın beraat yönünde hüküm tesis edildiğine, usul ve esas yönünden hukuka aykırı olan kararın hukuki dayanaktan yoksun ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.III. GEREKÇEA. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi YönündenKovuşturma evresinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip annesinin Mahkemece gerçekleştirilen yargılama sırasında usulüne uygun şekilde yapılan tebliğe rağmen duruşmaya gelerek katılma iradesini göstermediği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdur vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARA. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi YönündenGerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdur vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi YönündenGerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.02.2025 tarihinde karar verildi.