Yargıtay, 12-15 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuğun cinsel istismar davasında, algılama ve yönlendirme yeteneği tespiti için zorunlu sosyal inceleme raporu alınmaması nedeniyle bölge adliye mahkemesinin mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ilk derece mahkemesince beraat ettirilen, ancak istinaf mahkemesince cezai sorumluluğuna karar verilerek mahkum edilen on iki-on beş yaş grubundaki suça sürüklenen çocuk hakkında, Türk Ceza Kanunu ve Çocuk Koruma Kanununun ilgili maddeleri uyarınca fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tespiti için zorunlu olan sosyal inceleme raporunun alınmaması hukuka aykırı bulunarak, bölge adliye mahkemesinin mahkumiyet hükmü bozulmuştur.
9. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Silivri Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
    Özetle, suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına yeterli delil olmadığına, mağdur ve müşteki beyanlarının çeliştiğine, mağdur hakkındaki raporun suça sürüklenen çocuk lehine olduğuna ilişkindir.
    B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
    Özetle, alt sınırdan ceza verip takdiri indirim uygulanmasının yerinde olmadığına, Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/2. maddesine göre, on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun cezai sorumluluğunun olabilmesi için işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunması gerektiği, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesine göre algılama ve yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığını takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu,bu kapsamda aynı Kanun'un Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2. maddesine göre olay tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında söz konusu Kanun'un 35. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    03.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!