İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde lehtar bankanın, vefat eden kredi borçlusunun beyan edilmemiş önceden var olan hastalığı nedeniyle reddedilen hayat sigortası tazminatının tahsili davası.
Özet: Bir banka, kredi kullandırılan müşterisinin vefatı üzerine, lehtar ve dain-i mürtehin sıfatıyla, müteveffa adına düzenlenen hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan ölüm tazminatının ödenmesi talebiyle sigorta şirketine dava açmıştır; davalı sigorta şirketi, sigortalının poliçe başlangıcından önce beyan edilmemiş kalp rahatsızlığı bulunduğunu iddia ederek tazminat ödemeyi reddederken, davacı banka bu red kararının hukuka aykırı olduğunu ve sigorta şirketinin bu beyan yükümlülüğü ihlalini lehtar bankaya karşı ileri süremeyeceğini savunmaktadır, öte yandan davalı zamanaşımı itirazında bulunurken, mahkeme müteveffanın tedavi geçmişine dair kayıtları talep ederek delil toplamaktadır.

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:███████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili Müteveffa ...'ın aktettiği sigorta poliçeleri gereğince lehtar ve dain-i mürtehin olan müvekkil Bankaya ödenmesi gereken sigorta tazminat bedelinin ödenmesine dair uyuşmazlık için Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesi neticesinde taraflar herhangi bir anlaşmaya varamadıklarını, müvekkil Banka müşterisi ...'a ... Şubesinden █████/2019 Tarihinde 42.500,00-TL Tutarlı, Tüketici Kredisi kullandırıldığını, Bu kredilerin alınması esnasında muris ... ile ... A.Ş. Arasında ... numaralı hayat sigortası poliçeleri/sertifikaları düzenlendiğini, müvekkili olduğu banka sözkonusu sigorta ilişkisinde lehtar ve dain-i mürtehin konumunda olduğunu banka müşterisinin vefatı üzerine; alacaklı şube tarafından sigorta tazminat bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak davalı şirket tarafından █████/2022 tarihli yazı cevabı ile; iigortalı ...'ın ... numaralı poliçesinin başlangıç tarihi olan █████/2019 tarihinden önce kalp hastalığının kendisinde mevcut olduğunun tespit edildiğini, yapılan incelemede sözkonusu hastalığın sigortalanmadan önce teşhis edildiği ve sigortalı tarafından bilindiğini, ancak kendilerine herhangi bir bildirim yapılmadığını, yapılan tazminat değerlendirme işlemleri sonucunda Türk Ticaret Kanunu ve Hayat Sigortaları Genel Şartları gereği beyan yükümlülüğü yerine getirilmediğini, bu nedenle de sözkonusu sigorta tazminatının ödenmesinin ve herhangi bir prim iadesi yapılmasının hukuken mümkün olmadığı cevabının verildiğini, dava konusu olayda sigorta vefat tazminatının ödenmesi için gereken bütün koşullar bulunmasına rağmen davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, sonuçta kabul anlamına gelmemekle birlikte ve yukarıda belirtilen yargı kararları nazara alındığında ilgili sigorta şirketinin hiçbir durumda █████/2022 tarihli yazı cevabına konu olan tüketicinin sağlık sorunları bulunduğu hususlarının bildirilmediği vs. şeklindeki gerekçeleri lehtar ve dain-i mürtehin olan Müvekkil Bankaya karşı ileri süremeyeceğini, ayrıca müteveffanın mirasçılarına da rücu edileceği göz önüne alınarak; muris ...'ın mirasçılarından ...'a, ...'a ihbar edilmesini, davanın müteveffa ... mirasçılarından, ...'a ve ...'a ihbarına karar verilmesini, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 37.852,76-TL sigorta vefat tazminat bedelinin davalı sigorta şirketinin müvekkil bankaya vermiş olduğu red cevabı tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu talep zamanaşımına uğradığını, Muris ...' nin vefat tarihi itibariyle müvekkili olduğu şirket nezdinde ... numaralı sigorta poliçesi bulunduğunu, Muris ... davacı ... A.Ş.' den kullanmış olduğu kredi sonrasında müvekkil şirket ile davacı banka arasında yapılmış olan ... Sözleşmesi kapsamında sigorta kapsamına dahil edildiğini, söz konusu hayat sigortası ile bankadan kredi kullanan kişiler isteğe bağlı olarak sigorta kapsamına alınmakta ve bu kişilerin herhangi bir nedenle vefatları halinde sözleşmede belirlenen sigorta bedeli sözleşmede belirtilen şartlar uyarınca hak sahiplerine ödendiğini, ... sertifika numaralı poliçeye dayalı başvuru sonrası başvuru belgelerinde eksil olduğu ve başvuru sahibine eksik evrak bildiriminde bulunulduğunu, sigortalının vefat etmesi üzerine tazminat dosyasına ilişkin olarak müvekkil şirkete gönderilen evraklar inelendiğinde sigortalının sigorta başlangıç tarihi öncesinden gelen "kalp hastalığı"nın mevcut olduğu, sigortalının poliçe başlangıç tarihi öncesinden gelen, sigorta kurulma aşamasında şirkete beyan etmediği kanser hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında olduğundan tazminat dosyasının reddedildiğini ve bu kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, tüm bu hususlar göz önünde bulundurularak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, kesin hüküm itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, müteveffanın tüm hastane, tedavi ve ilaç kayıtlarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğine müzekkere yazılarak, müteveffanın 2009 yılına ait varsa tüm tedavi evraklarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce █████/2025 tarihinde Kardiyoloji Uzmanı bilirkişi tarafından rapor sunulmuş ve dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE
:
Dava, sigorta tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı, dava dışı müteveffa ...’ın davalı ile akdettiği sigorta poliçesinde dain-i mürtehin kaydı gereği lehtar konumundadır. Dolayısıyla rizikonun gerçekleşmesi halinde, müteveffanın davacıya borcu kadar, davacının davalıdan sigorta tazminatı talep etme hakkı bulunmaktadır. Dava konusu sigorta sözleşmesi hayat sigortası niteliğindedir. Dava dışı ...’ın vefatı ile lehtarın tazminat talep etme hakkı doğmuştur. Somut olayda davalı taraf, müteveffanın beyan yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle tazminat yükümlülüğünün bulunmadığını savunmuştur.
TTK Madde 1435 uyarınca sigorta ettirenin beyan yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu kapsamda sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. TTK Madde 1439/2 uyarınca rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigorta ettirenin beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarını yahut rizikonun gerçekleşmesini etki edebilecek nitelikte ise ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar. Gerçekleşen riziko ile ihlal arasında bağlantı yoksa ödenen prim ile ödenmesi gereken prim arasındaki oran dikkate alınarak sigorta tazminatı veya bedeli ödenir.
TTK Madde 1435 sigorta ettirene tehlikenin tayininde rol oynayan önemli şartlar hakkında tam ve doğru beyanda bulunma yükümlülüğü getirmiştir. Buradaki önemli şartlar tehlikenin ağırlaşmasına sebep olan şartlar olarak değerlendirilmelidir. Sigorta ettiren bu beyan yükümlülüğüne kastı ile aykırı davranırsa rizikonun gerçekleşmesi ile bildirilmeyen tehlike şartının arasında bağlantı olması şartıyla sigortacı tazminat ödeme borcundan kurtulur. Ancak riziko ile beyan edilmeyen tehlike şartı arasında bağlantı yoksa proporsiyon hesabı yapılması ve bu kapsamda tazminattan indirim yapılması gerekir. Yargıtay içtihatları uyarınca sigorta ettirenin kast derecesi belirlenirken sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle bildiği tehlike şartlarını beyan etmemesi yeterli kabul edilmelidir.
Somut olayda dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; müteveffanın sigorta sözleşmesi akdedilmeden önce kalp rahatsızlığının bulunduğu, sözleşme görüşmelerinde davalı tarafından “kalp rahatsızlığının olup olmadığının” sorulduğu ve müteveffanın “yok” olarak cevap verdiği; dolayısıyla müteveffanın beyan yükümlülüğüne kasıtlı olarak aykırı davrandığı kanaatine varılmıştır. Müteveffanın kalp rahatsızlığı ile vefatı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda doktor bilirkişiden alınan raporunda, müteveffanın kullandığı ilaçlar, tedavi evrakları ve hastalık tanıları değerlendirildiğinde illiyet bağının bulunduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; sigorta sözleşmesinin tarafı müteveffanın beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu aykırılığın kast seviyesinde olduğu ve vefat sebebi ile bildirilmeyen hastalıklar arasında illiyet bağı bulunduğu kanaatiyle davalının tazminat ödeme borcu ortadan kalktığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 31,04-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!