5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda temyiz süresi, lehe yasa hükümleri, etkin pişmanlık ve TCK 53 kapsamında hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğiyle bozma.
Özet: Bir sanığın temyiz talebi süre aşımı nedeniyle reddedilirken, diğer temyiz başvuruları kabul edilmiştir. Kaçakçılık suçundan verilen mahkumiyet kararında sanıkların suç işlediği kabulü yerinde bulunsa da, mahkeme hükümden sonra yürürlüğe giren ve sanıklar lehine hükümler içeren 5607 sayılı Kanunun ilgili maddelerindeki (özellikle eşya değerine göre ceza indirimi ve etkin pişmanlık koşulları) ile TCKnın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin düzenlemelerdeki değişiklikleri uygulamadığından, bu yasal değişikliklerin sanıkların hukuki durumuna etkisi ve lehe olan kanunun belirlenmesi için dosyanın yeniden incelenmesi gerektiği sonucuna varılarak bozma kararı verilmiştir.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Kısmî süreden ret, kısmî bozma
    Sanık ...'in temyiz isteğine ilişkin olarak; sanığın yokluğunda verilip usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı sanık tarafından, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 02.12.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
    Katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ...'in temyiz isteklerine ilişkin olarak; hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    I.Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden
    Sanığın yokluğunda verilip usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı sanık tarafından, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 02.12.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla sanığın temyiz isteğinin, 1412
    sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
    II.Katılan ... İdaresi Vekilinin Her İki Sanık Hakkında Kurulan Hükümlere ve Sanık ...'in Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden
    Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Ancak;
    1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
    10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
    Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
    2.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı iptal kararı nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
    3.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracı hakkında iddianamede müsadere talebi bulunmadığı halde mahkemece araç üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılması ile yetinilmesi gerekirken aracın iadesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
    Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde
    görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!