1479 sayılı Kanuna göre ölüm aylığına hak kazanma tespitinde prim ödeme şartının değişen mevzuat, Anayasa Mahkemesi iptalleri ve yürürlük tarihleri dikkate alınarak murisin ölüm tarihindeki mevzuata göre değerlendirilmesi gerekliliğiyle yerel mahkeme ret kararının bozulması.
Özet: Ölüm aylığı talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin, davacıların murisinin vefat ettiği tarihteki yasal düzenlemeler yerine, talep tarihindeki mevzuatı esas alarak davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğuna hükmedilmiş; 1479 sayılı Kanun kapsamındaki ölüm aylığına hak kazanma şartlarına ilişkin, Anayasa Mahkemesi iptalleri ve yasama değişiklikleriyle oluşan karmaşık hukuki süreci göz önünde bulundurarak, kararın bozulması ve murisin ölüm tarihindeki mevzuata göre yeniden inceleme yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Mahkemesi
:Asliye Hukuk (İş) MahkemesiNo
:256-62Davacılar, 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığına hak kazandıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın geçici 7/1. maddesi hükmü karşısında, davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 41. ve devamındaki maddelerdir.1479 sayılı Yasanın 41. maddesinde yer alan “üç tam yıl prim ödeme” koşulunu “beş tam yıl prim ödeme” olarak değiştiren 619 sayılı KHK’nın 19. maddesi 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren 26.10.2000 günlü kararı uyarınca 619 sayılı KHK tüm hükümleriyle iptal edilmiştir. Anılan madde bu defa 4956 sayılı Yasanın 21. maddesi ile yeniden düzenlenerek ölüm aylığına hak kazanabilmek için “beş tam yıl prim ödeme” koşuluna yeniden yer verilmiş, değişikliğe ilişkin düzenlemenin 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe gireceğine dair 4956 sayılı Yasanın 57/b bendinin Anayasa Mahkemesinin 24.6.2004 gün ve ███████-89 sayılı kararıyla 1479 sayılı Yasanın 41. maddesinin 1. fıkrasının, 4956 sayılı Yasanın 21. maddesi ile değiştirilen (a) bendi yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olup, iptal kararı Resmi Gazetede yayımlandığı 23.11.2004 tarihinden başlayarak altı ay sonra 23.05.2005 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Bu şekilde oluşan yasal boşluk 02.07.2005 tarih ve 5389 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4. maddesi ile 4956 sayılı Yasanın 57. maddesinin (a) bendine "1479 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 19," ibaresinden sonra gelmek üzere "21," ibaresinin eklenmiş bulunması ve aynı yasanın yürürlüğe dair 5. maddesinde, anılan 4. maddenin 02.08.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.Davacıların murisinin 07.02.1983 tarihinde öldüğü, 05.03.1982-25.01.1983 tarihleri arasındaki 10 ay 20 günlük 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığa ait primlerin talep üzerine 14.01.1984 tarihinde mirasçılarına toptan ödendiği, hak sahiplerinin 03.04.2009 tarihinde ihya ve tahsis talebinde bulunup, murisin 28.01.1941-14.02.1944 tarihleri arasındaki askerlik süresinden 2 yıl 1 ay 10 günlük süreyi borçlandıkları ve bedelini 09.02.2010 tarihinde ödedikleri anlaşılmaktadır. Mahkemece, murisin ölüm tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu talep tarihindeki mevzuat gözetilmek suretiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 11.06.2012 gününde oybirliği ile karar verilmiştir.