Bağ-Kurun trafik kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödediği yardımların rücu davasında, kusur raporlarındaki çelişkinin giderilmeyerek hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Özet: Trafik kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen yardımların rücuen tahsili talepli davada, mahkemece sigortalının %100 kusurlu bulunduğuna dair bir bilirkişi raporuna dayanarak davanın reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur; zira, Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturmada davalıların murisinin tali kusurlu olduğuna dair başka bir bilirkişi raporu mevcutken, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ve kusur sebeplerini ayrıntılı açıklayacak şekilde Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülerek hüküm bozulmuştur.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    No
    :695-723
    Davacı, trafik kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımların, 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi gereğince davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63. maddesidir. Söz konusu maddeye göre, Bağ-Kur’un rücu hakkının doğabilmesi için, öncelikle 3. kişinin yani sigortalı dışında kalan bir başka kişinin suç sayılır hareketinin mevcut olması ve bu sebeple sigortalıya Kurumca yardım yapılması gerekir.
    07.07.2007 tarihinde yolun karşısına geçmeye çalışan sigortalıya davalıların murisinin kullandığı araçla çarpması sonucu kazanın meydana geldiği; eldeki davada, makine mühendisi trafik uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 02.04.2010 tarihli kusur raporunda sigortalının %100 kusurlu bulunduğu, mahkemece, anılan rapora dayanılarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
    Mahkemece anılan kusur raporu esas alınarak karar verilmiş ise de; Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturmada, trafik uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 17.09.2007 tarihli bilirkişi raporunda davalıların murisinin tali kusurlu olduğunun bildirilmesi karşısında, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden, mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek, trafik kazasında kusurlu bulunan kişilerin kusurunun sebebini ayrıntılı olarak açıklayacak biçimde rapor alınıp irdelenmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!