Yargıtay, 4925 sayılı Kanun kapsamında yetki belgesi olmaksızın faaliyetin açıkça belirtilmemesi nedeniyle kesilen idari para cezasının kanun yararına bozulmasına karar verdi.
Özet: İkinci el motorlu araç ticareti yapan bir şirkete, aracının yetki belgesi bulunmadığı gerekçesiyle Karayolu Taşıma Kanununa muhalefetten uygulanan idari para cezasına karşı yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine, kanun yararına bozma talebi değerlendirilmiştir. Yargıtay, Karayolu Taşıma Kanununun yalnızca yetki belgesi bulundurmamayı değil, belirli taşıma faaliyetlerini yetki belgesiz yapmayı cezalandırdığını ve idari yaptırım tutanağında şirketin hangi faaliyet nedeniyle cezalandırıldığının açıkça belirtilmemesi gerektiğini vurgulamıştır. Şirketin aracını şubeler arası satış amacıyla sevk ettiği ve herhangi bir ticari taşıma faaliyeti icra etmediği iddiası ile birlikte tutanaklardaki bu eksiklikler göz önüne alınarak, sadece yetki belgesi yokluğunun cezalandırma için yeterli olmadığına hükmedilmiş ve ilk derece mahkemesinin ret kararı Kanun Yararına Bozulmuştur.

MAHKEMESİ
:Sulh Ceza HâkimliğiSAYISI
: ████████ D.İşKABAHATLİ
: ... Otomotiv İnşaat Nakliye Turizm Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti.KABAHAT
: 4925 sayılı Kanun'a muhalefetKabahatli hakkında, 4925 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 2.372,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Ilgaz Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.06.2022 tarihli ve ████████ D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 08.02.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2023 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, kabahatlinin maliki bulunduğu 34 ... 7468 plakalı aracın Ilgaz-Tosya yolu yol kenarı denetim istasyonunun elektronik denetim (uzak denetim) esnasında yetki belgesinin bulunmadığından bahisle 4925 sayılı Kanun'un 26/1-a maddesi gereğince 2.372,00 Türk lirası idarî para cezası uygulandığı anlaşılmış ise de,4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun "Yetki belgesi alma zorunluluğu ve taşıma hizmeti" başlıklı 5. maddesinde yer alan "Taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınması zorunludur..." şeklindeki,Aynı Kanun'un "idarî para cezaları" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde "Bu Kanunun... 5 inci maddesine göre yetki belgesi almadan veya yetki belgesi aldığı halde yetki belgesi kapsamına uygun olmayan faaliyetlerde bulunanlara bin Türk Lirası... İdari para cezası verilir..." şeklindeki,Keza 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 25. maddesinde yer alan "İdari yaptırım kararına ilişkin tutanakta;a) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi,b) İdari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili,c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller,d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği,Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında;4925 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi yetki belgesi alınmasının zorunlu tutulduğu, anılan maddeye aykırı davranılması halinde ise aynı Kanun'un 26. maddesinde belirlenen yaptırımın uygulanması gerektiği, bu itibarla bir aracın salt yetki belgesinin bulunmamasının idari yaptırıma bağlanmadığı, 4925 sayılı Kanun'un 5. maddesinde sayılı faaliyetleri yetki belgesi olmaksızın yürüttüğünün tespiti hâlinde bu Kanun'un 26. maddesi anlamında idari para cezası ile cezalandırılabileceği, keza 5326 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca idari yaptırım tutanaklarında kabahat fiilinin açık bir şekilde yazılmasının gerektiği,Somut olayda ise; kabahatlinin ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yaptığına ilişkin İstanbul Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen yetki belgesini dosyaya ibraz ettiği ve tutanak tarihinde de aracın İstanbul'dan Samsun'da bulunan şubeye satışa arz edilmek üzere sevk edildiği, herhangi bir nakliyat ve taşımacılık faaliyeti icra etmediğini ileri sürmesi, elektronik denetim (uzak denetim) vasıtasıyla kabahatlinin gıyabında düzenlenen idari para cezası karar tutanağında da yalnızca, kabahatlinin maliki bulunduğu 34 ... 7468 plakalı aracın yetki belgesinin bulunmadığının belirtildiği, ancak yetki belgesi alınmasının zorunluluk şartı olarak 4925 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde sayılan hangi faaliyetin yürütüldüğünün idari yaptırım karar tutanağında açıkça belirtilmemesi karşısında, aracın salt yetki belgesinin bulunmamasının idari yaptırıma bağlanmadığı gözetilmeden, başvurunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEKanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2.Ilgaz Sulh Ceza Hâkimliğinin, 09.06.2022 tarihli ve ████████ D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, kabahatli hakkında UAB-A 061618 sayılı idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan idari para cezasının İPTALİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.