Belediye iştiraki ana işveren şirketin, alt işverenlerden asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamında ödediği emeklilik kaynaklı kıdem tazminatının rücuen tahsilini istediği ticaret mahkemesi davası.
Özet: Bir belediye iştiraki olan davacı şirket, asıl işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde hizmet aldığı davalı müteahhit firmaların işçisine emeklilik nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 25.595,48 TL kıdem tazminatını, sözleşmeler uyarınca davalıların yükümlülüğünde olduğu gerekçesiyle ticari faiziyle birlikte rücuen talep etmektedir; davalılar ise, işçinin gerçek işvereninin belediye olduğunu ve kendi nezdlerindeki çalışma süresinin kıdem tazminatı koşullarını sağlamadığını ileri sürerek davanın reddini savunmaktadırlar.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 26.maddesi hükmü uyarınca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun ilgili maddelerine kurulduğunu, ... iştiraki olduğunu, sermayesinin tamamının...Belediyesi ve iştiraklerine ait olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketlerden ilaçlama hizmetleri kapsamında hizmet satın aldığını, bu hizmet çerçevesinde davalılara ait işçiye emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı ödemesi yapmak mecburiyetinde kaldığını, akdedilen sözleşmelere göre müvekkili şirketin kıdem tazminatı ödeme yükümlüsü olmamasına rağmen ödemeleri yapması nedeniyle bu davanın ikamesinin zorunlu olduğunu, davalıların yüklenici şirket konumunda olduklarından müvekkili şirketin ödediği kıdem tazminatının tamamından sorumlu olduğunu, dava dışı işçilerin çalıştıkları döneme ait ilaçlama çalışmalarında görevlendirilecek personel temini hizmet alımı işi hizmet sözleşmesinin idari ve teknik şartnamelerinde yüklenici işçileri ile idarenin doğrudan ilişkisinin bulunmadığı bu nedenle yüklenicinin iş kolu, sosyal sigorta mevzuatı, diğer kanun ve yönetmeliklerden doğan yükümlülüklerini yerine getirmekle mükellef olduğunun açıkça belirtildiğini, davalı şirketler ile yapılan arabuluculuk görüşmesinin sonuçsuz kaldığını, müvekkili şirket tarafından ... T.C. Kimlik numaralı ...'e ödenen 25.595,48.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti
:
Davalı ... Şirketi ile ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ... isimli isimli işçinin, kendi bünyelerinde çalıştığını, kendisine 25.595,48 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, işçinin davalı şirketler nezdinde çalışması olduğunu, bu sebeple kıdem tazminatından davalıların sorumlu olduğunu iddia ettiğini, dava dilekçesinin konu kısmında işçi tarafından açılan bir dava neticesinde kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı belirtildiğini, ancak içerik kısmında emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı ödendiği beyan edildiğini, öncelikle davacıya bu hususun açıklattırılması gerektiğini, davacının müvekkili şirketlerden talep edebileceği müvekkili şirketlere rücu edebileceği hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, müvekkili şirketler personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi kapsamında, davacı şirketin (gerçekte ...) kısa süreli ihale alıcısı olduğunu, bu ve benzeri ihaleler kapsamında ihaleyi kazanan şirketler farklı olsalar da hizmet aynı işçilerce yerine getirildiğini, bu işçiler işverenleri sözleşme süresinin bitiminde aynı ihaleyi alamasalar bile ihaleyi alan müteakip firmaların yanında ve gerçek işvereni olan kamu kurumu bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, dolayısıyla davacı gerçekte -kesintisiz olarak- ... (...) işçisi olduğunu, davacı tüm çalışmasını ve mesaisini müvekkili şirkete değil, gerçekte işçisi olduğu ... (...)'e tahsis ettiğini, tüm emir ve talimatları da .... (...)'den aldığını, bu durumda da feshe bağlı hak ve alacaklardan da ... (...) tek başına sorumlu olacağını. müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını, dava dışı işçinin iş akdinin feshi hususunda da müvekkili şirketin hiçbir yetki ve sorumluluğu bulunmadığını, iş akdinin feshi hususundaki tüm irade, yetki ve sorumluluk, dava dışı işçi ve onun gerçek işvereni olan ...(...)'e ait olduğunu, dava dışı işçi, ... Şti. bünyesinde 01.02.2012-31.12.2012 tarihleri arasında (10 ay) brüt 950,59 TL ücretle; ...Tic. Ltd. Şti. bünyesinde ise 01.01.2013-31.01.2013 tarihleri arasında da (1 ay) brüt 1.034,94 TL ücretle çalıştığını, dava dışı işçinin her bir müvekkil şirket nezdindeki çalışması 1 yılın altında olduğunu, bu yönüyle dahi müvekkili şirketler açısından kıdem tazminatı şartları oluşmadığı açık olduğunu, açıklanan sebeplerle davacının haksız ve hukuka aykırı davasının, müvekkili şirketler yönünden reddine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları görüldü.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-Davacı şirketten gelen dava dışı işçinin şahsi dosyası,
2-SGK'dan gelen ...'e ait sigortalı hizmet cetveli, iş yeri unvan listesi, sosyal güvenlik kayıt belgesi ve iş yeri unvan listesi,
2-Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen ...A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtları,
3-... Genel Müdürlüğünden gelen ...'e ait olduğu belirtilen ...nolu İBAN Bankalarına ait olmadığı bilgisi,
4-Bilirkişi raporu,
5-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri gereğince, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının, davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, hizmet alım ihalesinin davalılar tarafından üstlenildiğini, sözleşme ve teknik şartname hükümlerine göre davalı yüklenicinin çalıştırdığı işçinin iş hukukundan doğan her türlü işçilik hakları ve tazminatlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış olup kıdem tazminatının dava dışı işçiye ödendiği ihtilafsızdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen bedelden hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir.
Tarafların delilleri toplanmış ve uyuşmazlığa ilişkin bir hesap bilirkişisinden rapor alınmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 07.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı tarafından davaya konu kıdem tazminatının dava dışı işçiye ödendiğine dair dekontun dosyada bulunmadığı, dava dışı işçiye ödendiği ileri sürülen tazminatın tahakkuk işleminin yapıldığı, tahakkuk işleminin ödeme olarak kabul edilmesi halinde Hukuki sonuç ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; alt işverenler ... Ltd. Şti., ... Şti , ... Şirketi (Eski Unvan: ...Şti.)., ... Şirketi (Eski Unvan: ...Şirketi )’nde 01.03.2010-31.12.2013 tarihleri arası çalışma süresine isabet eden kıdem tazminatı tutarı olarak net 25.595,48.-TL, Dava dışı ... iştiraki ... Tic. A.Ş. ve Davacı ... Şirketi’nde 01.01.2014-31.12.2018 tarihleri arası çalışma süresine isabet eden kıdem tazminatı tutarı olarak net 33.387,71.-TL olmak üzere toplam 58,983,19.-TL net kıdem için eldeki davanın açıldığı, eldeki davaya konu edilen 01.03.2010-31.12.2013 dönemi için davalı alt işverenlere rücu edilebilecek kıdem tazminatı miktarının 25.595,48.TL olarak hesaplandığı, ihale sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin eki niteliğindeki ihale dokümanlarındaki hükümler çerçevesinde sorumluluğun tamamının alt işverenlere ait olduğu kanaatine varılması halinde, dava dışı işçinin 01.03.2010-31.12.2013 dönemine isabet eden kıdem olarak tazminatı tutarı olarak dava konusu edilen 25.595,48. TL olduğu, davalılardan ...Tic. Ltd. Şti.’nin sorumluluğunun 12.797,74. TL, ... Şti.nin sorumluluğunun 6.120,66-TL, ...Şirketi’nin (Eski Unvan:...Tic. Ltd. Şti.) sorumluluğunun 556,42. TL, ...Şirketi (Eski Unvan: ... Şirketi )’nin sorumluluğunun 6.120,66.-TL olduğu, yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı tarafça dava dışı işçiye yapılan ödeme bilgilerinin celp edileceği banka ve hesap bilgileri dosyaya sunulmuş ise de, Vakıfbank ve Yapı Kredi Bankasına yazılan müzekkerelere bildirilen hesap bilgilerinin uhdelerinde bulunmadığına dair bila ikmal cevap verilmesi üzerine Mahkememizce 07.06.2024 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile davacı vekiline dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatına ait ödeme belgesini dosyaya sunmak veya üzere kesin süre verilerek, kesin sürenin sonuçları usulüne uygun hatırlatılmış, ancak süresi içinde davacı vekili tarafından beyanda bulunulmadığı gibi ödemeye ilişkin herhangi bir belge dosyaya ibraz edilmemiştir.Davacı tarafından tanzim edilen tahakkuk belgesi ödeme yapıldığı ispata yeter olmadığından Mahkememizce ödeme belgesi olarak kabul edilmemiştirş. İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre
“(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve ... E.,... K. sayılı kararında da değinilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.
Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. ( İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ...Esas... Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda davacının dava dışı işçiye ödediği işçilik alacağını davalılar ile imzalamış olduğu sözleşme kapsamında davalılardan rücuen tahsil talebinde bulunabilmesi için öncelikle dava dışı işçiye ödeme yaptığını ispatlaması gerektiği, davacı tarafından verilen kesin ve makul süre içinde dava dışı işçiye iddia edilen ödemenin yapıldığına dair dosyaya bir dekont sunulmadığı gibi ödeme ilişkin banka hesap bilgilerinin de bildirilmediği, bu haliyle davacının iddiasının sübut bulmadığı kabul edilerek davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının ayrı ayrı REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 437,11 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 178,29 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Davalılar ... Şti. ve .... Ltd. Şti. lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... Şti. ve ... Şti.'ye verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda MİKTAR İTİBARİYLE KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç/ Masraf Dökümü
Peşin Harç
: 437,11 TL
Karar Harcı
: 615,40 TL
Noksan Harç
: 178,29 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans
: 6.305,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans
: 00,00 TL
Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti
: 4.000,00 TL
Posta Giderleri
: 1.945,00 TL

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!