Kanun Yararına Bozma: Dernek gelirleri alındı belgelerinde T.C. kimlik veya vergi numarası yazma zorunluluğu ve yaptırımı olmadığından verilen idari para cezasının bozulması.
Özet: Derneklerin gelir tahsilatında kullandığı alındı belgelerinde gerçek kişilerin T.C. kimlik numaraları ile tüzel kişilerin vergi numaralarının eksik olması gerekçesiyle verilen idari para cezasının hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir; zira ilgili 5253 sayılı kanun ve dernekler yönetmeliğinde bu bilgilerin alındı belgesinde yer alması zorunluluğuna veya eksikliğinin yaptırıma bağlanmasına dair açık bir hüküm bulunmadığından, idari para cezasına yapılan itirazın reddi kararı kanun yararına bozulmuş ve söz konusu ceza kaldırılmıştır.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Sulh Ceza Hâkimliği
    SAYISI
    : █████████ D.İş
    Kabahatli hakkında, 5253 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 1.586,19 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Eskişehir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.11.2020 tarihli ve █████████ D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği belirlenmiştir.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2023 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, dernek gelirlerinin tahsilinde kullanılan alındı belgelerinin üzerinde ödenti veya bağışta bulunan gerçek kişilerin T.C. kimlik numaralarının ve tüzel kişilerin vergi numaralarının yazılmadığından bahisle idarî para cezası uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de;
    1-5253 sayılı Kanun'un 17. maddesinde yer alan "Derneklerin iş ve işlemlerinde, bu Kanun ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ile bunlara dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerin hükümlerine aykırılık tespit edilmesi halinde, konusu suç teşkil etmeyen hata ve noksanlıkların mülkî idare amirinin yazılı
    istemi üzerine, ilgili dernek tarafından otuz gün içerisinde giderilmesi zorunludur." şeklindeki düzenleme uyarınca, eksiklikler bakımından ilgili derneğe hata ve noksanlıkların giderilmesi için belirtilen süre verilmesine rağmen hata ve eksikliğin giderilmemesi halinde idari yaptırım kararı verilebileceği, inceleme konusu dosyada kabahate konu eksiklik ile ilgili mülkî idare amirinin bu şekilde bir bildiriminin olmadığı,
    2-5253 sayılı Kanun'un 32/d maddesinde"Derneğe ait tutulması gereken defter veya kayıtları tutmayan veya tasdiksiz defter tutan dernek yöneticileri üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmaması halinde dernek yöneticilerine ve defterleri tutmakla sorumlu kişilere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Adına yetki belgesi düzenlenmediği halde gelir toplayanlar ile bilerek bu şekilde gelir toplanmasına izin veren yönetim kurulu üyelerine bin Türk Lirası idarî para cezası verilir" ve Dernekler Yönetmeliğinin 45. maddesinde yer alan "Alındı belgeleri, sabit boyalı sert veya sivri uçlu tükenmez kalemle okunaklı bir biçimde silintisiz ve kazıntısız olarak doldurulur. " şeklinde yer alan düzenlemelere nazaran, gerçek kişilerin T.C. kimlik numaralarının, tüzel kişilerin de vergi numaralarının alındı belgesinde yer almasının zorunlu olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı gibi yer almamasının da yaptırıma bağlanmadığı; alındı belgesinde doldurulması gereken kısımlara dair açık bir düzenlemeye yer verilmediği, sadece alındı belgesinin şeklen nasıl doldurulacağına ilişkin yönteme dair açıklamaya yer verildiği, ayrıca bağışçı olan ve dernek kayıtlarında kişisel bilgileri sınırlı bir şekilde bulunan şahıslara ilişkin özel bilgi mahiyetindeki T.C. kimlik ve vergi numaralarına ulaşılmasının hayatın olağan akışına da uygun olmadığı, gözetilmeden başvurunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstemin Değerendirilmesinde;
    Her ne kadar kanun yararına bozma ihbarnamesinde kabahat oluşturan eylem nedeniyle öncelikle 5253 sayılı Kanun'un 17. maddesinin uygulanarak eksikliğin giderilmesi için kabahatliye süre verilmesi gerektiği görüşü bildirilmiş ise de, kabahatliye uygulanan idari para cezasına konu kabahatin niteliği itibarı ile 5253 sayılı Kanun'un 17. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir iş veya işlem olmadığı, bu düzenlemenin derneklerin genel faaliyetleri ile ilgili mülki idare amirinin hatalı uygulamalarla ilgili isteklerinin yerine getirilmesi ve bunun için süre verilmesine ilişkin olduğu, bu isteğin yerine getirilmemesinin ise yine 5253 sayılı Kanun'un 32/1-ı maddesinde bir kabahat olarak düzenlendiği anlaşılmakla, ihbarnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
    Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstemin Değerlendirilmesine;
    Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
    III. KARAR
    A. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstem Yönünden;
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (1) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
    B. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstem Yönünden;
    1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnemedeki (2) numaralı isteminin KABULÜNE,
    2.Eskişehir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.11.2020 tarihli ve █████████ D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, kabahatli hakkında 24.07.2020 tarihli ve 63485207-450-E.2884 sayılı idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan idari para cezalarının İPTALİNE,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!