İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde görülen, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepli davanın, ilk derece mahkemesi ret kararına karşı kusur oranı, işleten husumeti ve ceza davasının bekletici mesele yapılmaması itirazlarıyla yapılan istinaf başvurusu.
Özet: Ölümlü bir trafik kazası sonucu açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin bir davalıyı pasif husumet nedeniyle reddetmesi ve diğer davalılara yönelik talepleri esastan geri çevirmesi üzerine, davacılar vekili, araç kiralayan davalı şirketin işleten sıfatıyla sorumlu olduğunu, müteveffaya atfedilen %100 kusurun haksız olduğunu, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini ve ceza dosyasının bekletici mesele yapılmaması kararının hatalı olduğunu belirterek hükmün bozulması için istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2016 tarihinde 17:30 sıralarında davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkili davacılar oğlu ...'e çarptığını, çarpma sonucu ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunda ve ceza davasının devam ettiğini, müvekkili davacılarının, müteveffa ...’ün ölümü nedeniyle, müteveffanın ölümü nedeniyle davacıların büyük acı yaşadıklarını, destekten yoksun kalma biçiminde ortaya çıkan zararın tazmini için fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla, yargılama sürecinde bilirkişi marifetiyle gerçekleştirilecek inceleme sonrası netleştirmek üzere her bir davacı için 5.000 TL den toplam 10.000 TL destekten yoksun kalma alacağı ile manevi acıyı azaltmak amacı için her bir davacı İçin 50.000 TL manevi tazminat toplamı 100.000 TL manevi tazminat alacaklarının tespiti ile kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Turizm şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu aracın dava konusu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde kiralandığını, müvekkilinin kaza tarihinde araç işleteni olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacıların çocuğunun ağır kusuru ile kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, olayda davacıların çocuğunun ağır kusurlu olup davalı müvekkilinin kusursuz olduğundan davacıların manevi tazminat talebinin de reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, kusur oranının tespitinin gerektiği, tazminat hesaplamasının hazine müsteşarlığında kayıtlı aktüer tarafından yapılmasının gerektiği, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın davalı ... Tic. A.Ş. Yönünden pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Davanın diğer davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamı yönünden esastan reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davalı ... Tic. A.Ş. ile diğer davalı ... Sigorta A.Ş. arasında akdedilen ZMMS sözleşmesine aracın davalı sigorta şirketince rizikolara karşı sigortalandığını, Yargıtay'ın da konu hakkındaki görüşünün bu şekilde olduğunu, Motorlu aracın işletilmesi olgusu için işleten sayılacak kişinin bir takım giderlere katılması gerektiğini, bunların aracın kendisinden beklenilen işlevleri yerine getirmesi için zorunlu giderler olduğunu, sigorta primleri, aracın vergisi, ZMS ile kasko sigorta primleri gibi giderlerin olduğunu, motorlu aracın kendı çıkarına işetilmesi, işletenin belirlenmesinde özel ağırlığı olan bir durum olduğunu, sözleşme hükümlerine bakıldığında davalı ... Tic. A.Ş.'nin, aracın kendisinden beklenilen işlevleri yerine getirmesi için zorunlu giderlere katıldığını gösterdiğini, motorlu aracın işletenin belirlenmesindeki iki tane somut unsur olan aracın kendi çıkarına ve tehlikesi kendine ait olmak üzere işletilmesi ve aracın işletilmesinde kullanılmasında etkinlik ve egemenlik gücünün hala davalı ... Tic. A.Ş.'nde olduğuna göre davalı aracın işleteni olduğunu, bu nedenle de dava konusu zararlardan da sorumlu olduğunu, yerel mahkemenin husumet yokluğu ile ilgili kanaatini kabul etmediklerini, Mahkeme tarafından her ne kadar dosya kapsamında alınan 13.09.2019 tarihli İTÜ heyet raporu nazara alınarak müteveffanın %100 kusurlu olduğu kabulüne göre nihai karar verilmişse de iş bu rapora kendileri tarafından itiraz edilmişse de itirazlarının nazara alınmaksızın dosya mevcudu ile hüküm kurulduğunu, mahkeme nezdinde aldırılan █████/2018 tarihli bilirkişi heyet raporu ile 13.10.2019 tarihli kusur raporu arasında çelişki olup aralarındaki çelişkiyi gideren yeni bir ek rapor tanzim edilmesi gerektiğini, Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ceza dosyasının bekletici mesele yapılması talep edilmesine rağmen bu hususun dikkate alınmamasının bozma sebebi olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2022 tarih, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı ile " ...Somut uyuşmazlıkta ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporu ile mahkemece alınan kusur raporları arasında çelişki bulunduğundan İlk Derece Mahkemesince ceza dosyasının bekletici mesele yapılarak soncuna göre kusur durumunun netleştirilerek karar verilmesi gerekmektedir... Mahkemece taraflar arasında tanzim edilen adi yazılı sözleşmenin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığı, sözleşme süresinin bitiminden önce sözleşmenin feshedilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, sözleşmenin ve kira bedelinin maliye ve vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği,gerektiğinde işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, sözleşme içeriğine göre davalı şirketin işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru olmamıştır..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamından 20.11.2016 tarihinde davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Bulvarı üzerinde ... istikametinden ... Mahallesi istikametine doğru sol şeridi takiben seyir halindeyken kaza mahalline geldiği esnada aracının ön kısmıyla, seyir istikametine göre sağ taraftan (sağda seyir halindeki araçların önünden) yola girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen 2009 doğumlu yaya ...'e çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır.Kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenmemiştir. Ceza yargılamasının yapıldığı Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/8 esas sayılı dosyası kapsamında mahallinde yapılan keşif doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporunda sanık sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ün ise asli kusurlu olduğu belirtilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin █████/2019 tarihli raporunda sanık ...’ın kusursuz, müteveffa ...’ün davranış faktörlerinin asli derecede etken olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ████████ karar sayılı karar ile " Mahkememizce sanığın savunması, katılan beyanı, keşif tutanağı, bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Raporu, olaya ilişkin tutulan tutanaklar, nüfus adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık hakkında Taksirle Ölüme Neden Olma suçunu işlediği iddiası ile cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; olayda maktülün Adli Tıp Raporunda da belirtildiği gibi olay sırasında yaya olarak ilerlediği esnada seyir halinde olan vasıtaların seyir durumunu yeterince kontrol etmediği, trafik akışını dikkate almadan orta şeritte seyir halinde olan vasıtanın önünden kontrolsüzce geçerek kısa mesafeden sanık idaresindeki aracın önüne çıktığı, sanık sürücünün olay sırasında sol şeritte seyir halinde olduğu ve süratli olduğuna dair bir veriye rastlanılmadığı, maktülün eylemiyle kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü ve asli kusurlu olduğu ve sanığın olayda kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından , atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" gerekçesi ile davalı sanığın CMK 223-1c maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin ████████ Esas █████████ karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği görülmüştür. Mahkemece aldırılan █████/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü ... %25 oranında kusurlu olduğu, yaşı küçük olan müteveffa yaya ...’ün bilinçsiz davranışının olayda %75 oranında olduğunu belirtilmiştir. İTÜ Makine Mühendisliği Kürsüsünden seçilen trafik bilirkişilerinden oluşturulan bilirkişi heyeti █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ...r’ın kusursuz, Müteveffa ...’ün olayda % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu olduğu belirtilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince, hukuk hakimi ceza hakiminin tespit ettiği kusurla ve beraat kararı bağlı değil ise de Ceza Mahkemesince tespit edilen fiilin hukuka aykırılığı ve illiyet bağını saptayan maddi vakıalar yönünden Ceza Mahkemesi kararı ile bağlıdır. Bu durumda mahkemece hükme esas alınan kusur oranları ile ceza mahkemesi kararı kesinleşen maddi olgu kapsamında kusur oranlarının ve kaza tespit tutanağının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.KTK'nın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85/1. maddesine göre "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." maddenin son fıkrasına göre ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur.Dosya kapsamında Daire kararımız sonrasında aldırılan bilirkişi raporu çerçevesinde davalı ... Tic. A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. Arasında █████/2014 tarihli uzun süreli kira sözleşmesinin kaza sonrasında da devam ettiği, kiralama faturalarının davalı şirket defterlerine işlendiği, sözleşmede kira süresinin 36 ay belirlendiği, görülmektedir. Bu halde bu sözleşme uzun süreli araç kiralama sözleşmesi niteliğindedir. Kazaya karışan aracın trafik kaydına göre davalı ... Tic. A.Ş. adına kayıtlı olsa bile uzun süreli araç kiralama sözleşmesi nedeniyle aracın işletilmesinde tüm tasarruf yetkisinin ... A.Ş'ye ait olduğu anlaşıldığından işleten sıfatı bulunmayan davalı ... Tic. A.Ş. açısından davanın husumetten reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!