Ticari satımdan kaynaklanan alacak davası: Ödemesi yapılmış ancak teslim edilmemiş mermer konteyneri nedeniyle şirketin alacak tahsili talebi.
Özet: Davacı şirket, davalı şirket ile yaptığı altı konteyner mermer alım sözleşmesi çerçevesinde 90.354,60 dolar ödeme yapmasına karşın, davalının bir konteyner mermeri teslim etmeyerek borcunu ifa etmemesi üzerine bu alacak davasını açmıştır; davacı, eksik teslimatın tamamlanması veya bedelin iadesi yönündeki ısrarlı taleplerine rağmen davalının teslimatı sürekli ertelemesi ve para iadesi talebini dahi oyalayarak yerine getirmemesi sonucu müşteri kaybı ve ticari itibar zedelenmesi yaşadığını belirterek, ödenen ancak teslim edilmeyen mermer bedelinin ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket uluslararası alanda ticaret yapmaktadır. Bu faaliyetleri kapsamında davalı şirketle altı adet konteyner olmak üzere mermer alımına ilişkin sözleşme yapılmıştır. Müvekkil şirket satış sözleşmesi uyarınca üzerine düşen edimi yerine getirmiş; 90,354.60 Dolar ödeme yapmıştır. Buna ilişkin dekont ekte sunulmuştur. Sözleşme uyarınca beş adet konteyner teslim edilmiş olmasına karşın; bir adet konteyner teslim edilmemiştir. İşbu dava, müvekkil ile davalı arasında yapılmış olan altı konteyner mermer siparişinin bir konteynerlık kısmının tarafımıza teslim edilmemesi suretiyle borcun ifasının tamamlanmamasından kaynaklanan alacak davasıdır. Müvekkil şirket yetkilisi teslim edilmeyen kısma ilişkin davalı şirket yetkilisine ihtar mahiyetinde bir mail göndermiştir. Söz konusu mail genel hatlarıyla; 2 cm kalınlığında toplam 3,429.00m2 genişliğinde mermer sipariş verildiği ancak 2,770.10m2 mermerin teslim edildiği, bu teslimatın taraflarca belirlenen planın oldukça gerisinde kaldığı. bu eksik teslimat nedeniyle müşteri kaybı yaşandığını, tesliminin sağlanması gereken 434.06m2 mermer bulunduğunu, eksik yapılan teslimatın 14 gün içinde yapılmasını yapılmadığı takdirde ödenen ücretin iadesinin sağlanması gerektiğini içermektedir. Aynı zamanda müvekkil şirket yetkilisi davalı şirket yetkilisi ile sesli mesaj göndermek suretiyle kontak kurmuşlardır. Anılan sesli mesaj içeriklerinde de müvekkil şirket eksik kalan konteynerın ivedilikle gönderilmesini talep etmiştir. Ancak davalı yan tarafından bu istek dikkate alınmamıştır. Müvekkil şirket yetkilisi ile davalı arasında geçen ve mahkemenize de dilekçenin ekinde sunulan yazışma kayıtlarından da görüleceği üzere davalı firma █████/2022 tarihinde müvekkile ulaşarak ödemenin henüz kendilerine ulaşmadığını belirtmiş, siparişe konu malların en geç 23 Şubat tarihinde yola çıkacağını belirtmiştir. Aynı gün içerisinde taraflar uluslararası para transferine ilişkin sorunu nasıl çözecekleri konusunda anlaşmış, davalı taraf daha önce de para henüz ulaşmadığı halde taşımanın yola çıktığını bu sefer de öyle olacağını düşündüğünü dile getirmiştir. █████/2022 tarihinde, davalı tarafça 10,867.97 USD'nin de taraflarına ulaştığı onaylanmıştır. Siparişin yola çıkma günü olarak belirtilen █████/2022'de müvekkil tekrar davalı tarafa ulaşarak mermerlerin ne zaman yükleneceğini sormuş, davalı taraf bugün yükleyeceğiz ancak aracı şirket yüklemeyi yapamadı diye karşılık vermiştir. Müvekkilim bunun üzerine yardımcı olmasını istemiş ve mermerlere acilen ihtiyaçları olduğunu belirtmiş, davalı yan gemi aramaya başladıklarını, bir sonraki hafta için gemi bulduklarını ama aramaya devam ettiklerini belirtmiştir. Aynı gün mesajlarda 04.03.2022 ... Limanında bir gemi bulduğunu ama başka bir yer aramaya devam ettiğini söylemiş, 7 ayrı aracıyla görüştüğünü söylemiş; birkaç dakika sonra aynı haftanın cuma günü için gemi bulduğunu belirtmiştir. Malın taşıma bedeli, 03.03.2022 tarihinde limandan çıkarak tahminen 26.03.2022 tarihinde ulaşacağı belirtilmiş ve taraflar bu şartlar üzerinde anlaşmıştır. Özetle gecikmelerden dolayı müvekkil şirket müşterilerine karşı da mahçup olmuş mermeri sipariş etme sebebi olan siparişlerini yerine getirememiştir. Müvekkil şirket █████/2022 tarihinde davalı yan ile iletişime geçip eksik kalan siparişi göndermesini talep etmiştir. Davalı yan müvekkili sürekli teslimatın yapılacağına ilişkin sözler vermiştir ancak hiçbir teslimat yapılmamıştır. Müvekkil şirket artık teslimatın yapılmasında fayda olmadığından bahisle █████/2023 tarihinde kendisine para iadesi yapılmasını talep etmiştir. Davalı yan yine teslimat yapılacağı yönünde vaatlerde bulunmuştur. Müvekkil şirket artık teslimatın yapılacağına ilişkin inancı kalmadığından mütevellit yalnızca para iadesini talep etmiştir. Davalı yan nihayet iadeyi kabul etmiş ancak finans müdürlerinin tatile çıktığından bahsederek iade sürecini de sürüncemede bırakmaya çalışmıştır.Müvekkil şirketin ihtarına karşılık ne eksik kalan mermerler teslim edilmiş ne de müvekkil şirketçe eksik teslimata ilişkin yapılan ödemenin iadesi sağlanmıştır. Müvekkil şirket bu sebeple hem müşteri kaybı yaşamış hem de vadedilen işleri eksik teslimat nedeniyle süresinde yerine getiremediği için ticari itibarı zedelenmiştir. Haklı davamızın KABULÜNE,
Müvekkil şirketin davalı şirketten olan borcuna mukabil fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000TL alacağının fiili ödeme günündeki kur karşılığı üzerinden ticari faiziyle birlikte tahsiline, Davalı şirketin borca yeter tutarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının sayın mahkemeniz tarafından takdir edilecek uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini,
Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
Yabancılık sebebine bağlı olarak teminat yatırma yükümlülüğü 12.12.2007 tarihli ve 5718 sayılı MÖHUK'nun 48.maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin teminattan muafiyet halini düzenleyen 2.fıkrasında ise mahkemenin dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutacağı bildirilmiştir. Karşılıklılıktan amaç; davacı, davaya katılanı (müdahil) veya icra takibini yapan yabancının mensubu olduğu devlette Türk vatandaşları için de aynı muafiyetin tanınabilmesidir. Karşılıklılık, Türk Milletlerarası Özel Hukuku kapsamında akdi, kanuni ve fiili olmak üzere üç ayrı şekilde sağlanabilmektedir. Akdi karşılıklılık, Türkiye Cumhuriyeti ile teminat göstermesi gereken gerçek ya da tüzel kişi davacı, müdahil ya da icra takibi yapan tarafın vatandaşı olduğu devlet arasında teminattan muafiyeti öngören ikili ya da çok taraflı anlaşmanın varlığı halinde sağlanmış olacaktır.
Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün █████/2024 tarihli yazısı ile " Ülkemiz ile ... arasında teminattan muafiyeti öngören ikili bir adlî yardımlaşma anlaşması bulunmadığı gibi, ... Türkiye’nin taraf olduğu Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’ne de taraf değildir. Fiilî mütekabiliyete ilişkin olarak Dışişleri Bakanlığı'ndan başka bir vesileyle alınan ve bir örneği ekte iletilen ... tarihli ve ...sayılı yazıda, ...'de açılan davalarda ve icra takiplerinde teminat talep edilmediği, ancak ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir taleplerinde mahkemenin belirleyeceği miktar üzerinden teminat gösterilmesinin gerekli olduğu, teminat gösterme yükümlülüğünde ... vatandaşı/yabancı ayrımı yapılmadığı, Ülkemiz ile ... arasında teminattan muafiyete ilişkin hukukî veya fiilî mütekabiliyet bulunmadığı " bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde davacı yanın teminattan muaf olmayan yabancı uyruklu (...) taraf olması nedeniyle Milletler Arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkındaki Kanun uyarınca teminat yatırılması için kesin süre verilmiş, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde teminat yatırılmamış ve davacı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli beyan dilekçesi ile teminatın yatırılmamış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı itibariyle; MÖHUK 48. Madde uyarınca Türk Mahkemesinde dava açan yabancı gerçek ve tüzel kişilerin yargılama giderleri ile karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorunda olduğu, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün █████/2024 tarihli yazısında belirtildiği üzere davacı yanın teminattan muaf olmadığı, verilen kesin süre içerisinde de teminatın yatırılmadığı, teminat yatırılmasının davanın görülebilmesinin ön koşulu olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın usulden reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harcın peşin alınan 1.707,75TL harçtan mahsup edilerek ‭1.092,35‬TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!