Dolandırılma iddiasıyla şirket ortaklığı ve sorumlu müdürlüğünün tespitini talep eden davacının, istifa hakkı nedeniyle hukuki yarar yokluğundan davasının usulden reddi.
Özet: Davacı, 2010 yılında tanıdığı bir şahsın isteği üzerine, alacak karşılığı olmayan ve gerçekte var olmayan bir ortaklık ile sorumlu müdürlük pozisyonunu kabul ettiğini, şirketin daha sonra devredilmesine rağmen halen sorumlu müdür olarak gözüktüğü için mali yükümlülüklerle karşılaştığını belirterek, bu sıfatların sona erdiğinin tespitini talep etmiştir; ancak mahkeme, davacının müdürlük görevinden istifa hakkını kullanıp tescil ettirerek bu durumu sonlandırabilecekken, söz konusu tespiti istemekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tespit
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; 2010 yılında daha önceki iş yerinden tanıdığı ----------- yakını olan ve mezkur şirketin sahibi ve ortağı olan --------- Ortalama 1 daire parasına tekabül eden bir miktarda para verdiğini ve bu parayı geri alamadığını bu şahıs bu paranın yerine ekmek fırını ve unlu ...üretip satan --------.ŞTİ.ni devretmek istediğini başka çaresinin olmadığını burayı da kanun gereği tek başına alamadığını , bir yardıma ihtiyacı olduğunu belirterek masrafları kendinin vereceğini beyan ederek beni kağıt üzerinde şirket ortaklığına kendisini ikna ettiğini, davacı geçmiş hukuklarına dayanarak yardım etmek istediğini ve notere giderek işlem yaptıklarını, ortaklığın haricinde sorumlu müdür olmaya da razı ettiklerini, İşler bitince hepsini birden feshederek davacının herhangi bir zarar görmeyeceğini söylediklerini, davacının da razı olduğunu, ----------- bundan yaklaşık 3 - 4 ay sonra işler yürümeyince işyerini ve şirketi satmaya karar verdiğini, davacıyı çağırıp müşteri bulduğunu şirketi satacağını söylediğini, noterde işlemler yapılarak imzaların atıldığını, şirketin yeni sahiplerinin --------- ----------- olduğunu, işlemler bittikten sonra davacının bir işinin kalmadığını söyleyerek gönderdiklerini, bu devir esnasında davacı üzerinden hisse alındığını fakat bu sınırsız sorumlu müdürlük feshinin yapılmadığını, aradan uzun süre geçmesine rağmen olay ile ilgili hiç bir bilgim malumatım olmadığını, ancak ---------- kurumundan ödeme emirleri geldiğini, bu şekilde öğrendiğini, bir yazılı yada sözlü anlaşamasının olmadığı bir kuruş dahi hak,hakediş veya menafaat görmediğini bu hayali hale gelmiş şirketin hiç bir sorumluğunu kabul etmediğini beyan ederek gerçekte var olmayan ortaklık ve sorumlu müdürlüğün sorumluluklarının bitirilip bu yükün üzerinden alınmasını talep etmiştir.Davalı şirket adına dava dilekçesi ile duruşma günü bildirir davetiye tebliğ edilmiş ancak davalı şirketten gelen olmadığı gibi herhangi bir savunmada da bulunulmamıştır. HMK 138. maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir. -----------sayılı kararında görevsizlik nedeniyle davanın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ve tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından usulden reddedilmesinde HMK 38. maddesi de gözetildiğinde bir isabetsizlik olmadığına karar verilmiştir. Anılan karara göre, dava şartları yargılamanın her aşamasında denetlenip, dava şartının bulunmaması halinde HMK m.115/2 hükmü uyarınca dosya üzerinden karar verilmesi mümkündür. Bu kapsamda dosya öncelikle dava konusu talepler yönünden hukuki yararın varlığı kapsamında incelenmiştir.
Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır .--------- ve ---------- sayılı kararlarında da belirtildiği üzere buna hukuki korunma (himaye) ihtiyacı da denir. Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır.---------- Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verildiği, şirketin ortaklarının dava dışı -------- ve ---------- olduğu, davacının ise davalı şirketin █████/2010 tarihinden itibaren ve halen temsile yetkili müdürü olarak gözükmektedir. Davacı taraf davalı şirket ile ilgisi olmadığını ve şirketteki müdürlük sıfatının sonlandırılmasını talep etmiştir.Davacı dava dilekçesinde, müdürlük görevi devam ettiği gözüktüğünden, şirketle ilgili bir takım mali sorumluluklarla karşı karşıya kalacağını belirtmiştir. Gerçekten de davacı davalı şirketin halen sorumlu müdürü olarak gözükmektedir. 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkındaki kanunun 35. maddesinde şirket üst düzey yöneticilerinin kamu alacaklarından şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda ---------- nın prim alacaklarında limited şirket yöneticisinin şirket ile birlikte müteselsil sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Davacı davalı şirketin halen sorumlu müdürü gözüktüğünden bu şirketin kamu borçlarında üst düzey yönetici olarak sorumluluğu devam etmektedir. Davacının müdürlük görevinden istifa hakkının olduğu, istifasını davalı şirkete bildirmesi ve daha sonra da Ticaret sicil gazetesinde ilan ettirmek suretiyle müdürlük sıfatını sona erdirebilecekken davacının bu şekilde sorumlu müdürü olmadığının tespitine yönelik bir dava açmakta hukuki bir yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar bir dava şartı olup açılan bu davada dava şartı bulunmamaktadır. Bu nedenle açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın hukuki yarar yokluğundan reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60-TL. harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacının yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!